Kilo Önemsizdir

Kilo Önemsizdir

Çiftlerin yıllar içinde yavaş yavaş birbirlerine en çok benzemeye meyilli oldukları tek parametre kilo veya vücut kitle endeksidir. Her halükârda, bu saptama ucuz nişastalı besinlerin aşırı üretimine ve televizyonda yapılan reklamlar aracılığıyla bunları tüketmemizi öneren mükerrer teşviklere hiç karşı koymaksızın katlanan tüm batı dünyasının nüfusunu kapsamaktadır. Bir başka deyişle, kilo bakımından birbirimize daha fazla benziyoruz: Kilolar komşulardan tutun çiftlere kadar her cephede kazanıyor. Çünkü ortak genetik mirasımız nedeniyle bize en çok benzeyenler kuşkusuz aile fertleridir. Eğer aşk benzerlerin birbirini çektiği bir mekanizma üzerinden işliyorsa, tüm aileler içerisinde çok güçlü bir cinsel çekimin varlığı akla yakındır ve bu noktada ister istemez akla Baudelaire gelir: “Yavrum, kardeşim, sen/Tadını bir bilsen/Orada yaşamanın birlikte. 109. “Sen de mi Şalgam Seviyorsun? İnanmıyorum…” Âşıkların beraberliklerinin başında ilk defa yemek yerken, genellikle ortaya çıkan şaşkınlığı da böylece daha iyi anlıyoruz: “İnanmıyorum, sen de mi şalgam seviyorsun! Ben de şalgama bayılırım!” fenomeni. turkcemalumatlar.wordpress.com Ama tam da bu yüzden, ikiniz de şalgam sevdiğiniz için karşı karşıya oturuyorsunuz. Birbirinizi bulmanızı vücut kokunuza metabolize edilmiş şalgam kokusuna borçlusunuz. Bunun nedeni sadece ikinizin de şalgam yemiş olması değil, fakat şalgamı ikinizin de ortak bir gen nedeniyle aşırı tüketiyor olmasıdır; şalgam selülozunu sindiren enzim buna yol açmaktadır. Ve karşı konulamaz bulduğunuz bu koku size kendi kokunuzu anımsatır… Hâlâ şüphe mi duyuyorsunuz ve bana bunun maymun atalarımızdan insana kalan bir yadigârdan ibaret olduğunu ve insanların birbirlerini kokularından tanımak için artık böyle bir donanıma ihtiyaç duymadıklarını mı ileri süreceksiniz? Bahsettiğim sonuçlar nesnel olarak bunun tam tersini gösteriyor: Hâlâ kokular vasıtasıyla birbirimizi tanıyabiliyoruz, ancak sahip olduğumuz bu fonksiyonun varlığının bilincinde değiliz. Bunda şaşırtıcı bir şey yok: Nörobiyologlar koku duyusu ile beynin bilinçdışı fonksiyonları arasında ayrıcalıklı bir bağ olduğunu biliyor. Koku enformasyonu bilhassa anatomik özellikler sayesinde çoğu zaman tüm diğer duyu sistemleri için ihtiyaç duyulan üç röle yerine sadece iki röle yardımıyla “bilen beyne” (bilişsel beyin) ulaşır. İşte bu yüzden koku iletileri doğrudan beyinin duygularla bağlantılı alanlarına gönderilir

Bir Cevap Yazın