Simya Ustası

Simya, Arap dünyasının önemli bir bölümüydü. Simyacılar, asıl iş olarak demir gibi değersiz madenleri altına çevrimenin yollarını arıyorlardı. Simya araştırmaları, bu araştırmalarda büyüye ve tılsıma başvurmakla birlikte, deneyden yararlanmayı da gerekli kıldığı için çok önemliydi. Bunlar, kimya ve mineralbilim (madenleri araştıran bilim) de içinde olmak üzere bir iki çağdaş bilime temel oluşturdu.

Ortaçağ Avrupasında Rhazes adıyla tanınan Ebubekir Razi (c. 854 – 935) , İran’da Rey kentinde doğdu. Müslüman simyacıların en büyüğü, 9. ile 10. yüzyıl tıbbının en ünlü simalarından biriydi. Fakat Ebubekir Razi dinsel öğretileri de sorgulayan birisiydi. Bu da onu din adamları arasında sevilmeyen biri haline getirmişti.

Ebubekir Razi yaşamının ilk bölümünü simyaya ayırdı. Simyacıların yaptıkları büyü ve tılsımların çoğunu kabul etmedi; daha çok onların deneysel düşünceleri üzerinde yoğunlaştı. Kimyasal maddelerin kullanımına yakın ilgi duydu. Simyada kullanılan damıtma (bir sıvıyı gaz haline gelene kadar kaynatma, sonra yeniden sıvı oluncaya kadar soğutma) gibi uygulamaları açık açık betimledi. Ayrıca, alet listesi yaparak bir laboratuvarın donatılması konusunda en eski önerilerde bulunan da o olmuştur.

Ebubekir Razi önce Rey’deki hastaneye başhekim atandı. Sonra Bağdat’taki hastanede başhekimlik yaptı. Alanında yüzlerce yapıt vererek, Müslüman tıp yazarlarının ilklerinden biri oldu. En ünlü kitabı, Yunan, Hint ve Çin tıp bilimi de içinde olmak üzere, o zaman bilinen bütün tıp uygulamalarını kapsayan El – Havi idi.

Bir Cevap Yazın