İnekler, erkek çocuklar ve Kızılderililer: İlkel birikim ve hayvanlar

Hayvan endüstrisi, özellikle sığır ve koyun çiftçiliği, dünyanın her tarafındaki kapitalist sosyal ilişkilerin yayılmasının merkezi olmuştur. Marx, kapitalizmin gelişmesi için, ‘üreticiyi üretim araçlarından ayırmanın tarihi işlemi olan ilkel biriktirme’ olarak tanımladığı merhametsiz bir yoksun bırakma sürecinin gerçekleşmesi gerektiğini savunur. Kapitalizm, tüm üretim araçlarının (ve toprağın) sermayeye ait olmasını ve nüfusun çoğunluğunun proleterleşmesini ister – yaşamlarını sürdürebilmeleri için ücret karşılığında emeklerini satan insanlar. Kapitalizm öncesi toplumlarda, bu koşullar yoktu. Toprak ya kimseye ait değildi ya da birçok insanın sahip olduğu veya kullanabildiği toprak parçalarına sahip oldukları küçük parsellere bölünmüştü. Kendi yiyeceklerini yetiştirmeyi bilen insanların yiyecek için para kazanmaya gereksinimleri yoktu ve şeçim şansı verilseydi çoğu fabrikada iş bulmayı istemezdi. Bunu değiştirmek için, köylülerin topraklarından ‘fetih, köleleştirme, soygun [ve] cinayet ’ yoluyla zorla mahrum edilmeleri gerekirdi – ‘bu hikâye, kendi kamulaştırmalarının hikâyesi, kan ve ateş içindeki insanoğlunun tarihi olaylarında yazmaktadır’ (Marx, 1867). Tarihsel kanıt, sadece kapitalizmin merhametsiz ilkel biriktirme metotlarına bağlı olduğunu ileri sürmez, fakat ilkel biriktirme metodunun hayvan endüstrisine bağlı olduğunu ileri sürer. İngiltere’de, ‘köylülerni topraklarından zorla sürülmeleri’ ve kamu toprağına çevirilmeleri süreci 15. yüzyılın sonlarına doğru başlamıştı. Fakat soyluluğu buna girişmek için motive etmiş olan şey nedir? Marx, bunun ‘işlenebilir toprağı koyun yoluyla’ dönüştürmeyi karlı yapan ‘yün fiyatının yükselişi’ ile gerçekleştiğinde netti. İnsanlar, Thomas More’un ‘koyunun…insanların kendilerini midelerine indirdiği garip bir yerden bahsetmesine neden olarak, koyun için kendi evlerinden yol almaya sürülüyorlardı.. Bu sürece, özellikle 17. ve 18. yüzyıllarda ormanların temizlenmesi eşlik etti. Bu peyiyotta, ‘et yeme ideolojisi (kalbi yücelten, kanın değerini arttıran, askerleri teşvik eden) 18. yüzyıl insanının oluşumunda kendi rolünü oynamıştı… Londra et tüketiminin gelişmesi, bilimsel yetiştirme uygulamalarının gelişmesiyle, paralı otoyolların ve anayolların uzamasıyla, bataklıkların kurutulmasıyla, ormanların kesilmesiyle birleştirilmiştir’ (Linebaugh). Hayvanlar için otlak alanı açmak, ayrıca orman sakinlerinin mengene ile sıkıştırılmasına, ‘kilise ve sarayların normal sosyal sınırlamalarından özgür’ yaşayan işgalcilere doğrultulmuştur. (Thomas). İskoçya’nın dağlık yerleri, sakinlerin koyun için evlerinden zorla yol aldırtıldığı ve daha sonra geyik için dağlık yerlerin zenginler için bir avlanma yerine dönüştürüldüğü için, 19. yüzyılda neredeyse tüm insanlardan arındırılmıştı. Dağlık yerlerin Temizlenmesine karşı çıkılmış fakat tahliyeler ordu tarafından tatbik edilmişti. Amerika’nın soykırımsal sömürgeleştirmesi de, 1494’te ilk sığırı ve atları “Yeni Dünya’ya” getirmiş olan Columbus’la birlikte başlayarak karlı hayvanlarla birlikte yerlilerin yer değiştirmesinin önemli bir öğesi olmuştur. Hollywood’un kovboylar ve yerliler arasındaki destansı mücadelesinin miti tarihsel olarak doğru olmayabilir, fakat bu temel bir gerçeği dışa vurur. Yerli insanların yoksun bırakılmaları ve imha edilmeleri dinamiği çoğu kez onları sığırlarla değiştirmenin ümidiydi. İnceden inceye ilk yoksun bırakmanın bazı kurbanları bu sürece yardımcı oldular. Örneğin Patagonia’da, Araucanian Yerlileri, sığır otlağı için yol alarak 1870’lerde toplandılar ve katledildiler. Bazı İskoçyalılar bu katliama ‘Dağlık yerlerin temizlenmesi için sürgüne gönderilerek, kendi anavatanları için zulüm yaparak ve yüksek denizlere savrularak, Falklands’da gelir sağlayarak ve sonra dünyanın diğer tarafındanki merhametsiz temizlikte yer alarak’ yardımcı oldular (Wangford). Sığır otlatma, sömürgeleştirme için önemli olan hayvan endüstrisinin tek göstergesi değildi. Kuzey Amerika’da özellikle kürk ticareti, Hudson Bay Şirketi’nin çok önemli rolü ile gösterildiği gibi önemliydi. Fredy Perlman’a göre, 18. yüzyılda ‘Kürk Avrupa’nın petrolüydü. Amerika’daki Fransız İmparatorluğu kürk ile ilgilidir. Sibirya’da gelişmeye başlayan Rus İmparatorluğu kürk tuzakçılarının imparatorluğudur’. İlkel biriktirme metodu tarihsel olarak kaçınılmaz açık bir yazgı tarafından yürütülüyordu. Toprakta yaşayanları yoksun bırakmak için acil özendirici bir şeyin varolması gerekmiştir ve bu hayvanlardan elde edilen kazançlar tarafından sağlanmıştır. Bu anlamda hayvan endüstrisi yöneten sınıf için sonraki kazançların (proleteryanın yaratımı, mineral zengiliğine erişim etc.) gerçekleştirilmeyeceği ilkel biriktirmenin bir başlangıç motorudur.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s