Cinsiyete Bağlı Kalıtım

Cinsiyete Bağlı Kalıtım Temel Veteriner Genetik

Hayvanlarda yüzlerce gen bulunur. Bununla birlikte kromozom sayıları bu gen sayıları ile aynı değildir. Dolayısıyla bir kromozom üzerinde çok sayıda gen bulunmaktadır. Aynı kromozom üzerinde bulunan genlere bağlı ya da birleşik genler denir. Bu genler aynı kromozom üzerinde olduğu için aynı gamete -krossing over dışında- birlikte geçerler. Bu genlerin belirledikleri özellikler de birlikte aynı birey üzerinde görülür. Cinsiyet kromozomları üzerinde de birçok gen bulunmaktadır. Cinsiyet kromozomları üzerinde bulunan genler tarafından fenotipte oluşturulan karakterlerin kalıtımına cinsiyete bağlı kalıtım denir. Bu memeliler için X ve Y kromozomu üzerinde bulunan genlerdir. Kanatlılar için bu genler daha farklı olarak Z ve W kromozomunda bulunan genlerdir. Cinsiyete bağlı kalıtım daha önceki konularda bahsedildiği gibi gerçek bir bileşiklik değildir, daha çok cinsiyet ile ilişkilidir. Cinsiyete bağlı kalıtım özgün bir birleşim oluşmasına neden olur. Örneğin memelilerin erkeklerinde tek bir X kromozomu olduğundan anneden X kromozomuna bağlı olarak ilgili genin tek bir allelini alır. Tek bir allel söz konusu olduğundan genler arasında bir etkileşim ya da maskeleme olayı söz konusu değildir. Buna bağlı olarak bir baskınlık ve çekiniklik görülmez. Bu yüzden erkeklerde çekinik genler de tek allel olduklarından fenotipte etkilerini doğrudan gösterirler. Erkekler dişilere göre X’e bağlı çekinik genlerin oluşturduğu kalıtsal hastalıklardan daha çok etkilenirler. Memelilerde erkek cinsiyet için söz konusu olan bu durum kanatlılarda dişi cinsiyet için geçerlidir. X kromozomu memelilerde dişi cinsiyette çift olarak bulunduğundan gen etkileşimleri ve dolayısıyla çekinik ve baskın genler söz konusu olacaktır. X’e bağlı çekinik gen örneklerinden biri insanlarda olduğu gibi at, köpek, domuz gibi hayvanlarda da görülen hemofili A hastalığıdır. Bu hastalık normal kan pıhtılaşması için gerekli olan anti- hemofilik globulin’in eksikliğinden oluşmaktadır. Normal bir memeli erkek hayvan bu hastalık için XNY genotipindedir (burada N normal pıhtılaşmayı simgelemektedir). Bu hastalığı bir X kromozomunda taşıyan bir dişi ise XNXH genotipindedir (burada H hemofili hastalığını simgelemektedir) ve hemofiliyi belirleyen gen çekinik olduğu için diğer gen tarafından baskılanacak ve etkisi örtülecektir. Bu dişi normalde hastalığın belirtisini göstermemesine karşın hemofili hastalığını belirleyen geni çekinik olarak taşımaktadır. Bu iki hayvanın çiftleştirildiğini var sayarsak doğan yavruların dişilerin yarısı taşıyıcı yani hastalığı fenotipik olarak göstermeyen ama hastalıkla ilgili geni taşıyan; yarısı da normal yani hastalığı belirleyen geni taşımayan yavrular olacaktır. Erkek yavruların yarısı ise hemofili hastası olurken diğer yarısı ise normal olacaktır. Hasta olan yavrulara bu genler annelerinden aktarılmaktadır (Şekil 6. 9).

Cinsiyete bağlı kalıtım ile ilgili olarak farklı genotiplere sahip olan hayvanlar arasında yapılan çiftleşmelere bağlı olarak farklı fenotipik birleşimler oluşmaktadır. Hemofili örneğinden devam ederek bu hastalık at türünde örneklenecek olunursa farklı çiftleşme birleşimlerinde aşağıda anlatılacağı gibi farklı fenotipik yansımalar olacaktır. Eğer hemofilili bir aygırla, normal yani hemofili olmayan bir kısrak birleşirse doğan dişi tayların hepsi taşıyıcı olurken erkek taylar normal olacaktır. Eğer taşıyıcı bir kısrak normal bir aygır ile birleşirse dişi yavruların yarısı taşıyıcı yarısı normal olurken, erkek yavruların yarısı hemofili diğer yarısı da normal olacaktır. Bir başka olasılık ise, taşıyıcı bir kısrak ile hastalıklı bir aygır birleşirse doğan taylardan dişilerin yarısı taşıyıcı diğer yarısı ise hemofili olacaktır. Bu durumda olduğu gibi her iki X kromozomunda çekinik genin bir araya gelmesi ve homozigot çekinik genlerin etkisinin fenotipe yansımasıyla dişilerin de hemofili olmaları ile sonuçlanacaktır. Tüm bunlara karşın hastalığın görülme olasılığı dişiler için çok düşüktür. Çok düşük de olsa bir başka olasılık da hemofili bir kısrak normal yani hemofili olmayan bir aygır ile birleşirse doğan taylarda dişiler taşıyıcı, erkekler ise hemofilili olacaktır (Şekil 6.10).

Sığırlarda X’e bağlı çekinik genden kaynaklanan kalıtsal hastalıklara örnek olarak “anhidrotic ectodermal dysplasia” denilen ayak problemleri ile birlikte seyreden kılsızlık oluşumu da bir başka örnek olarak gösterilebilir. X kromozomu üzerinde baskın genlerin oluşturduğu kalıtsal hastalıklar çoğu durumlarda erkek hayvanlar için ölümcüldür. Örneğin, Holştayn sığır ırkında görülen ve X’e bağlı baskın bir genden kaynaklanan Çizgili kılsızlık hastalığı hayvanın yan taraf­larında kılsızlıkların oluşumuna sebep olmakta ve bu alleli taşıyan erkekler uterusta ölmektedirler. X kromozomu üzerinde cinsiyete bağlı kalıtımla ilgili olarak bir örnek de kedi türü ile ilgilidir. Bu örnekte X kromozomu üzerinde bulunan genler arasında ilişki eş baskın bir ilişkidir. Kedilerde X kromozomu üzerinde bulunan genlerden biri siyah pigmentasyonu bir başka gen ise turuncu pigmentasyonu belirlemektedir. Dişi kedilerde iki X kromozomu bulunduğundan bu genler karşılıklı lokuslarda bir araya gelecek ve genler arasında eşbaskınlık olduğundan dişilerde hem siyah renklilik hem de turuncu renklilik birlikte görülecektir. Böyle iki rengi üzerinde bulunduran kedilere calico kedi (Fotoğraf 6.1) adı verilmektedir. Bu iki gen Y kromozomu üzerinde bulunmadığından erkeklerde (XY) bir araya gelemeyeceklerdir. Dolayısıyla normal bir dağılımda erkek kedilerin calico olma özellikleri yoktur. Şekil 6.11’de calico, turuncu ve siyah renkli kedilerin farklı çiftleşme birleşimlerinde F1’de (birinci yavru döl) hangi fenotiplerin oluşacağı gösterilmiştir. Siyah ve turuncu kedilerin kendi aralarında (yani siyah dişi ile siyah erkek ve turuncu erkek ile turuncu dişi) çiftleşmesiyle tüm yavrular kendi renklerinde olurken, siyah renkli erkekle turuncu renkli dişi kedi çiftleşince erkek yavrular turuncu renkli, dişi yavrular calico olmaktadır. Turuncu renkli erkek kedi ile siyah renkli dişi kedi çiftleşirse erkek yavrular siyah renkli, dişi yavrular calico olmaktadır. Calico dişiler siyah renkli erkek kedilerle birleşince erkek yavruların yarısı siyah renkli yarısı, turuncu renkli olurken dişilerin yarısı calico, yarısı ise siyah renkli olma olasılığındadır. Eğer turuncu renkli erkek kedi calico dişi ile birleşirse erkeklerin yarısı turuncu renkli yarısı siyah renkli olurken dişi yavruların yarısı turuncu yarısı da calico renkli olma olasılığındadır.

Cinsiyete bağlı kalıtım tavuk yetiştiriciliğinde faydalı bir şekilde kullanılabilir. Kuluçkadan çıkan civcivlerin cinsiyetlerin belirlenmesi tavuk yetiştiriciliğinde önemlidir. Fenotipik olarak cinsiyet belirlenmesi zor olduğundan farklı yöntemler, örneğin cinsiyete bağlı kalıtım olaylarından yararlanarak yapılan uygulamalar, başarılı olmaktadır. Kanatlılarda Z kromozomu üzerindeki genler aynen X kromozumuna bağlı genler gibidirler. Daha öncede bahsedildiği gibi memelilerdekinden farklı olarak bu sefer hemizigoziti dişiler için söz konusudur. Z kromozomuna bağlı genler için homozigot çekinik karekteri taşıyan erkek kanatlıların tüm kızları çekinik geni üzerinde bulundurur. Baskın geni tek Z kromozumunda taşıyan dişi kanatlıların, çekinik geni homozigot olarak taşıyan erkek kanatlılar ile yapılan çiftleştirme programlarında dişi yavrular çekinik geni taşıdıklarından erkek yavrularda heterozigot olarak baskın genin etkisigörülür ve cinsiyet ayrımı kolaylıkla yapılabilir. Bu bir oto sexing olayıdır. Yani cinsiyetin bir anlamda otomatik olarak dıştan bakmayla belirlenmesidir (Şekil 6.12).

Kanatlılarda cinsiyet ayrımı Z kromozumu üzerinde kanat rengi ile ilgili genlerden yararlanılarak yapılabildiği gibi kanat ve kuyruk ucu teleklerinin erken veya geç cıkmasını sağlayan genlerin de bu kromozom üzerinde olduğundan bu teleklerin erken ya da geç gelişmelerine bakılarak da yapılabilmektedir. Y kromozomu üzerinde bulunan genlerin oluşturduğu kalıtımsal duruma aynı zamanda holoandrik kalıtım da denilmektedir. Y kromozomu sadece erkek cinsiyet de olduğu için bu özellikler sadece erkeklerde görülür. Y kromozomu küçük bir kromozom olduğundan çok az sayıda gen bulundurmaktadır. Bu genler de özellikle birincil erkek özelliklerini belirleyen fenotipik açıdan önemli genlerdir.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s