Genel Vergi Hukuku Ünite 1 Özet

Ünite 1 – Vergi Hukukuna İlişkin Genel Bilgiler Genel Vergi Hukuku Özet

Vergi hukuku kavramını tanımlamak ve kapsamını özetlemek

Devlet, üstlendiği kamu hizmetlerini yerine getirebilmek için gelire ihtiyaç duymaktadır. Günümüzde devletin en temel gelir kaynağını vergiler oluşturmaktadır. Vergiler, devletin ülke ekonomisinden kamu kesimine aktardığı iktisadî değerlerdir. Devlet, vergiler aracılığıyla kişilerin ve işletmelerin kasalarına/keselerine el atmakta, mülkiyetine ortak olmakta, birtakım temel hak ve özgürlükleri sınırlandırmaktadır. Bu nedenle, vergilendirme yetkisinin milletin temsilcilerinden oluşan bir organ tarafından ve kuralları önceden belli olan düzenlemeler aracılığıyla kullanılması gerekmektedir. Günümüzde, vergilendirme yetkisi, çerçevesi anayasalarla çizilmek suretiyle ve yasama organı tarafından kanunlar aracılığıyla kullanılmaktadır. Vergi, devletin ve/ya da devletten vergilendirme yetkisi alan diğer kamu idarelerinin kamu harcamalarını karşılamak amacıyla kanuna dayanarak ve usulüne uygun olarak, gerçek ve tüzel kişilerden, hukuki cebir altında, karşılıksız olarak ve geri vermemek üzere aldıkları iktisadî değerler/paralardır. Vergi hukuku, vergi ödevine, vergi borcunun doğması ve sona ermesine, vergi ödevine aykırı davranışlara uygulanacak müeyyidelere/yaptırımlara, vergi ödevinin yerine getirilme(me)sinden kaynaklanan anlaşmazlıkların/ uyuşmazlıkların çözümüne ve mükellef haklarına ilişkin maddi ve/ya da şeklî hukuk kuralları aracılığıyla ulaşılması istenen hak ve adalet duygusu/olgusu/algısıdır. Vergi hukukunun kapsamı belirlenirken sadece vergilerin esas alınması mümkün değildir. Bu nedenle, geniş anlamda vergi hukuku-dar anlamda vergi hukuku ayrımı yapılması gerekmektedir. Geniş anlamda vergi hukuku, bir anlamda devletin cebrilik unsuru taşıyan gelirlerinin tamamını hukuki açıdan inceleyen bilim dalı olarak ifade edilmektedir. Bu bağlamda, geniş anlamda vergi hukukunun kapsamına, vergi adıyla talep ve tahsil edilen kamu gelirlerinin dışında, tek taraflı yükümlülük niteliği taşıyan harç, harcamalara katılma paylar, fon gelirleri ile benzeri mali yükümlülükler girmektedir. Bu kapsamı ile vegi hukuku, devletin mülk ve teşebbüs gelirleri ile borçlanm gelirleri dışındaki tüm gelirlerini kapsamaktadır. Dar anlamda vergi hukuku ise, vergi adı altında talep ve tahsil edilen kamu gelirlerini inceleyen bir hukuk dalıdır. Ancak, dar anlamda vergi hukukunun kapsamı belirlenirken Vergi Usul Kanunu’nun kapsamını esas alındığın unutulmaması gerekir. Bu itibarla, vergi hukukunun kapsamına, gümrük idareleri tarafından alınan vergi ve benzeri malî yükümler hariç, genel bütçeye giren vergi, resim ve harçlar ile il özel idarelerine ve belediyelere ait vergi, resim ve harç dahil olmaktadır.

Vergi hukukunun hukuk sistemi içindeki yerini belirlemek ve bağımsızlığı sorununu değerlendirmek

Hukuk, düzenlenen alanların niteliği dikkate alınarak iki ana bölüme ayrılmaktadır. Tarafların eşitliğine ve irade serbestine dayanarak hukuki ilişkilerin kurulduğu ve işlemlerin yapıldığı özel hukuk alanı ile devletin kamu kudreti kullanarak taraf olduğu, astlık-üstlük ilişkisine dayanan ve düzenlemelerin tek taraflı ve emredici nitelikte olduğu ilişkilerin kurulduğu ve işlemlerin yapıldığı kamu hukuku alanından söz edilmektedir. Buna bağlı olarak, vergi hukuku, her ne kadar çoğunlukla özel hukuk ilişki ve işlemlerine sonuçlar bağlamakta ise de, kullanılan yetki, kurulan ilişki, yapılan iş ve işlemlerin niteliği itibariyle kamu hukuku alanında yer alan bir hukuk dalıdır. Vergi hukuku, hukuk bütünü içinde yer almaktadır. Bağımsız bir hukuk dalıdır. Ancak, diğer hukuk dalları ile sıkı ilişki içindedir. Çünkü diğer hukuk dallarına konu olan iş ve işlemlere sonuçlar bağlayan bir hukuk dalıdır. Vergi hukuku, bağımsız bir hukuk dalı olmanın yanında, gelişen ve değişen bir hukuk dalıdır.

Vergi hukukunun diğer hukuk dalları ile ilişkisini açıklamak

Vergi hukuku, kamu hukuku alanına dahil ve bağımsız bir hukuk dalı olsa da hukuk bütünü içinde yer almaktadır. Düzenlediği alan ve yapılması gereken uygulamalar dikkate alındığında, öncelikle dahil olduğu kamu hukukunun diğer dallarıyla ilişki içinde olması kaçınılmazdır. Bu bağlamda, başta anayasa hukuku olmak üzere, kamu hukukunun diğer dalları olan idare hukuku, ceza hukuku, yargılama hukuku, devletler arası hukuk ile vergi hukukunun sıkı ilişkileri bulunmaktadır. Vergilendirme yetkisi kaynağını anayasadan almakta, vergilendirme ilkeleri anayasada yer almakta, vergi kanunlarının anayasaya uygunluk denetimi Anayasa Mahkemesi tarafından yapılmaktadır. Vergi hukukuna ilişkin gelişmeler anayasa hukukunun öncüsü sayılmaktadır. Vergilendirme yetkisinin kullanılmasından etkilenecek olan temel hak ve özgürlükler ile vergilendirme sürecine ilişkin hususlara anayasada düzenlenmektedir. Vergilerin talep ve tahsilinde görevli idare, genel idare içinde yer almaktadır. Vergilendirme işlemleri, kural olarak, genel idari işlem teorisine uygun olarak yapılmakta ve sonuç doğurmaktadır. Vergilendirme işlemlerinden kaynaklanan uyuşmazlıklar genel idari yargı bünyesinde yer alan vergi yargısı organları aracılığıyla çözümlenmektedir. Vergi hukuku ilişkine bağlı ödevleri düzenleyen kurallara aykırı davranışlar niteliklerine göre, kabahat ve/ya da suç olarak Vergi Usul Kanunu’nda düzenlenmektedir. Vergi Usul Kanunu, özel bir kanun olarak bu düzenlemeyi yapmakta ise de vergi kabahatleri bakımından Kabahatler Kanunu; vergi suçları bakımından da Türk Ceza Kanunu hükümlerinin uygulanması mümkündür. Kaldı ki Vergi Usul Kanunu’nda yer alan düzenlemelerde Genel Ceza Hukuku kurum ve ilkelerinden de yararlanılmaktadır. Öte yandan, özellikle vergi suçlularının tesbiti, yargılanması, cezaların infazı süreçleri tamamen ceza ve ceza muhakemesi hukuku hükümlerine tabidir. Vergilendirme yetkisinin kullanılması düzenleme, uygulama ve yargılama aşamalarını gerektirmektedir. Kişi ve işletmelere yükümlülük getirme anlamında vergilendirme yetkisinin düzenleme aşamasında kanunla kullanılması gerekmektedir. Kanunların anayasaya uygunluğunun denetimi Anayasa Mahkemesi tarafından yapılmaktadır. Vergilendirme yetkisinin uygulama aşamasında düzenleyici-şahsa özgü (bireysel) bireysel işlemlerle kullanılması sırasında hukuka aykırılık iddiaları, işlemin niteliğine bağlı olarak, ya doğrudan Danıştay tarafından ya da vergi mahkemeleri tarafından denetime tabi olmakta; kanun yolu süreçleri işletilmektedir. Vergi suçları bakımından yargılama ceza mahkemelerince yapılmakta; kanun yolu denetimini ise Yargıtay yapmaktadır. Ayrıca, özellikle kamu alacaklarının tahsili sürecinde ortaya çıkan özel hukuk uyuşmazlığı niteliği taşıyan uyuşmazlıklarda hukuk mahkemeleri (icra mahkemesi dahil) görev yapmaktadır. Bu itibarla, vergi hukukunun yargılama hukuku ile yakın ve yoğun bir ilişkisi bulunmaktadır. Vergi hukukunun, vergi/kamu alacaklarının cebren tahsili bakımından genel icra hukuku ile de yakın bir ilişki içinde olduğu ayrıca ve özellikle işaret edilmesinde yarar vardır. Bilim ve teknolojinin gelişmesi, kişiler ve devletler ve milletler arasında her türlü ilişkiyi kolaylaştırmakta veyaygınlaştırmaktadır. Kişilerin, malların neredeyse sınır tanımaz bir biçimde dünyanın her yerine ulaştırılabilmesi ve dolaşabilmesi, vergi hukukunu ilgilendiren birtakım devletler arası ilişkilerin ortaya çıkmasına ve var olanların yoğunlaşmasına yol açmaktadır. Bu durum, devletler arası hukuk ile vergi hukukunun ilişki içinde olmasını zorunlu kılmaktadır. Vergi hukuku, sadece kamu hukuku alanında yer alan hukuk dalları ile ilişki içinde değildir. Vergi hukuku, iş ve işlemlerine vergilendirme yetkisinin kullanılması bağlı sonuçlar bağladığı özel hukuk alanında yer alan bütün hukuk dalları ile sıkı ilişkileri bulunmaktadır. Vergi hukuku farklı düzenlemeleri bulunmasına rağmen, özel hukuk kavram, kurum, kural ve ilkelerini bünyesine uyduğu ölçüde doğrudan, aksi hâlde bünyesine uygun hâle getirerek benimsemekte ve uygulamaktadır. Şahsın hukukundan miras hukukuna, borçlar hukukundan ticaret hukukuna, iş hukukundan fikri ve sınaî mülkiyet hukukuna kadar özel hukukun her dalıyla ilgisi ve ilişkisi bulunmaktadır.

Vergi hukukunun bölümlerini sınıflandırmak

Düzenleme alanının genişliği ve diğer hukuk dalları ile sıkı ilişkileri nedeniyle vergi hukuku içinde neredeyse bağımsız birçok hukuk dalı oluşmaktadır. Bu dallar, vergi hukukunun bölümleri veya alt dalları olarak nitelendirilmektedir. Bu bağlamda, genel vergi hukuku-özel vergi hukuku ayrımına dayalı olarak, özellikle genel vergi hukukunun önemli alt dallarından söz edilmektedir. Bunları, Vergi Usul Hukuku, Vergi Ceza Hukuku, Vergi Yargılaması Hukuku, Kamu/Vergi İcra Hukuku ve Devletlerarası Vergi Hukuku olarak sıralamak mümkündür. Özel vergi hukuku ise Türk Vergi Sistemini oluşturan vergileri konu edinmektedir.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s