Genel Vergi Hukuku Ünite 8 Önemli Bilgiler

Genel Vergi Hukuku Ünite 8 Sınav Öncesi Çalışılması Gereken Bilgiler

Katma Değer vergisinde ödeme zamanı ertesi ayın 26. Günü akşamına kadardır. Emlak vergisinin ise cari yılın vergisi Mart, Nisan, Mayıs aylarında birinci taksit, Kasım ayı içinde de ikinci taksitin ödenmesi gerekir. Özel tüketim vergisinde ise petrol ve doğalgaz ürünlerine ait vergi, vergilendirme dönemini izleyen ayın onuncu günü akşamına kadar, petrol ve doğalgaz ürünleri dışındaki mallara ait vergi, vergilendirme dönemini izleyen ayın on beşinci günü akşamına kadar, (II) sayılı listedeki kayıt ve tescile tabi mallara ait vergi, ilk iktisapla ilgili işlemlerin tamamlanmasından önce ödenmelidir.

Terkin için ön şart toplam varlıklardaki kayıp oranının en az 1/3 olmasıdır. Bu oran sağlandıktan sonra terkin edilecek vergiye uygulanacak oran belirleniyor. Bunun için de söz konusu verginin kaynağını oluşturan değerde (ticari malvarlığı veya ürün) meydana gelen kaybın oranı dikkate alınmaktadır. Ticari varlığı T200.000, özel varlığı T80.000 olan bir yükümlünün, meydana gelen bir depremde ticari varlığın T100.000’lik kısmı tamamen yok olmuştur. Yükümlünün ticari varlıkla ilgili gelir vergisine ilişkin T40.000’lik vergi borcu ve cezası vardır. Bu yükümlü, T100.000’lik zararının T280.000’lik toplam mal varlığı içindeki oranı üçte birden fazla olması koşulunu sağladığı için terkinden yararlanabilecektir. Yükümlünün vergi borcuyla ilgili gelir kaynaklarında meydana gelen zararın ticari varlıklarına oranı yüzde 50 olduğundan, yükümlünün ticari varlıklarına ilişkin gelir (veya kurumlar) vergisi borcu ve bunlara ilişkin cezaların yarısı silinecektir.

VUK ve AATUHK da terkine ilişkin benzer düzenlemeler yapılmıştır. Ancak aralarında birtakım farklarda bulunmaktadır. Bu farklardan ilki kapsadıkları kamu alacakları bakımındandır. Bir diğer fark ise terkine karar verecek organ bakımından olduğu söylenebilir. Vergi Usul Kanunu’na göre Hazine ve Maliye Bakanlığı veya Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın yetkilendirdiği mahâlli idaredir. Buna karşın Amme Alacakları Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre yetki Cumhurbaşkanı’na aittir. Bir başka fark ise başvuru süreleri ile ilgilidir. Vergi Usul Kanununda başvuru için herhangi bir süre öngörülmemiş ise de en son tahsil zamanaşımı süresi bitene kadar başvurunun yapılabileceği kabul edilmektedir. Amme Alacakları Tahsil Usulü Hakkında Kanu’nda ise yükümlülerin terkinden yararlanabilmeleri için altı aylık başvuru süresi öngörülmüştür.

Her iki düzenlemenin temelinde yatan gerekçe klasik vergilendirme ilkelerinden iktisadilik ilkesiyle yakından ilgilidir. Adam Smith’in dört vergileme ilkesinden biri olan iktisadilik ilkesine göre, verginin yol açtığı tarh ve tahsil masraflarının olabildiğince düşük düzeyde kalması gerekir. Eğer bir verginin tahsili için yapılacak masraflar vergi miktarını aşıyor ise o vergiden vazgeçilebilir. Hem Vergi Usul Kanununda düzenlenen “tahakkuktan vazgeçme” hem de Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında kanunda düzenlenen “tahsil imkânsızlığı nedeniyle terkin” kurumları iktisadilik ilkesinin pozitif hukukumuzdaki yansımalarıdır.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s