Güvenilir İçme-Kullanma Suyunun Sağlanması

Su yaşam için mutlaka gerekli bir maddedir. Su, en küçüğünden en büyüğüne bütün biyolojik sistemlerin vazgeçilmez ögesidir. Dolayısı ile su tam anlamıyla hayattır. İnsanoğlu açlığa günlerce dayanabilirken susuzluğa en fazla 3-4 gün dayanabilmektedir. Bu nedenle yaşa uygun olarak mutlaka günlük belirli miktarda su alınması gerekir. Dünya nüfusunun yarıdan fazlası susuzluk tehlikesiyle karşı karşıyadır. Yine dünya nüfusunun %70’e yakını temiz sudan yoksundur.

Su kullanımı ve su ihtiyacının hesaplanması

Su kullanımı üç kategoride incelenebilir:

• Primer kullanım: Suyun içme suyu olarak, kişisel temizlik, yiyecek ve içeceklerin hazırlanması ve yıkanmasında kullanılması,

• Sekonder kullanım: Suyun ev, işyerleri, toplu yaşam yerlerinde atıkların uzaklaştırılması, sanayide su gerektiren işlemlerin gerçekleştirilmesi (proses = işlem suyu) ve atıklarının uzaklaştırılması, yangınların söndürülmesinde kullanılması,

• Tersiyer kullanım: Doğal suların balıkçılık, denizcilik ve enerji için kullanılması, ayrıca yüzme ve eğlence, tarımsal sulama ve hayvancılıkta kullanılması, İnsanlığın gelişmesi ile birlikte su, tarım, hayvancılık ve sanayinin vazgeçilmezi olmuştur.

Günümüzde gelişmiş toplumlarda suyun %69’u sanayide, %23’ü tarım ve hayvancılıkta, %8’i de içme ve kullanma suyu olarak kullanılmaktadır. Ülkemizde ise kullanılan suyun %74’ü tarımda, %11’i endüstride ve %15’i içme ve kullanma suyu olarak evlerde tüketilmektedir. Sanayi, tarım ve hayvancılıkta kullanılan maddelere bağlı olarak su gübre, pestisit, kimyasal madde, radyoaktif maddeler vb. ile kirlenebilmekte, suyun sıcaklığı, asit ve alkali maddelere bağlı olarak da pH’sı değişmektedir. Hemen her ülkede nüfusun ve kentleşmenin de artmasına bağlı olarak su gereksinimi de artmıştır. Şöyle ki; son 300 yıl boyunca insanların su tüketimi yaklaşık olarak 35 kat artmıştır. 1900 yılında dünya nüfusu 1.6 milyar iken 21. yüzyılda bu sayı 7 milyara yaklaşmıştır. Oysa su kaynaklarında herhangi bir artma olmamıştır. Birleşmiş Milletler’in yaptığı araştırmalarda, dünya üzerinde yaşayan 2 milyar insan, ileri derecede su sorunuyla karşı karşıyadır. Dünya nüfusunun 1/4’ü yani %25’i sağlıklı içme suyuna ulaşamamaktadır. 2025 yılında dünya nüfusunun 8.3 milyar olacağı ve yaklaşık 2.3 milyar insanın ciddi düzeyde içme suyu sorunu yaşayacağı tahmin edilmektedir. Temiz ve güvenilir su gereksinimi her yıl yaklaşık olarak % 4 ila 8 oranında artmakta, bu da yılda yaklaşık olarak üçbin kilometreküp ek temiz su ihtiyacının olacağı anlamına gelmektedir. Bu anlamda topluma kesintisiz, temiz ve güvenilir suyun sağlanmasını, önemli bir halk sağlığı sorunu olarak tanımlamak yanlış olmayacaktır. Dünya Sağlık Örgütü de bu duruma dikkat çekmiş, 1978 yılında Alma Ata’da yayımladığı Temel Sağlık Hizmetleri Bildirgesi’nde en az bakım (minimal care) kavramı içerisinde temiz su sağlanması ve sanitasyonuna vurgu yapılmıştır. Temel Sağlık Hizmetleri Bildirgesi’nde vurgulanan en az bakım kavramları şunlardır:

  1. Toplumun sağlık eğitimi,
  2. Yeterli ve dengeli beslenmenin sağlanması,
  3. Temiz su sağlanması ve sanitasyon,
  4. Ana çocuk sağlığı ve aile planlaması,
  5. Sık görülen, çok sakat bırakan ve çok öldüren bulaşıcı hastalıklara karşı bağışıklama,
  6. Endemik hastalıkların denetim altına alınması,
  7. Sık görülen hastalıklar ve yaralanmaların uygun tedavisi,
  8. Temel ilaçların sağlanması.

Bireylere yönelik sağlıklı ve güvenilir suyun sağlanmasında günlük su gereksiniminin bilinmesi gerekir. Bireylerin su gereksinimi, kişi başına 24 saatte litre olarak hesaplanır. Yetişkin bir kişi bedensel işlevlerini yerine getirebilmek için günde yaklaşık 2-2.5 litre içme suyu şeklinde ağızdan (oral) temiz ve güvenilir suyu vücuduna alması gerekir. Bu miktarın önemli bir kısmı içme şeklinde olup, besinlerle de 500-600 ml su alınır. Bir insanın içme, yeme, yaşanılan ortamın ve kullanılan eşyaların temizliği gibi faaliyetleri için günlük en az 30-40 litre suya gereksinimi vardır. Suyun şehirlerde bir şebeke vasıtasıyla evlere dağıtıldığı düşünülürse, şehirde, okul, hastane, bina vb. temizliği de düşünülmeli, ayrıca şebekede kayıp ve kaçakların olabileceği göz ardı edilmemelidir. Bu nedenle şehirlerde bu miktar 80-120 l/kişi/gün olarak dikkate alınmalıdır. Bir yerleşim yerinin günlük kişi başına düşen su gereksinimi hesaplanırken kişi başına su tüketim değerine ek olarak mevsimsel farklılıklar, tarım ve hayvancılıkla ilgili gereksinim ile sanayide kullanılabilecek suyun miktarı da gereksinim hesabına eklenmelidir.

Bir Cevap Yazın