İlaçların Etkisini Değiştiren Faktörler

İlaçların canlı yapıdaki etkileri çok sayıda ve çeşitteki faktörle değiştirilebilir. Bunların bazıları maruz kalmayla, bazıları ilaçla, bazıları canlıyla, bazıları da çevreyle ilgilidir. Bu faktörler, ilaçların etkisinin çabukluğunu, süresini, şiddetini ve şeklini nitel ve nicel yönlerden önemli derecede değiştirebilmektedir.

İlaçla İlgili Faktörler

Doz, farmasötik şekil ve taşıt, fiziki durum, izomer şekli, serbest baz, asit veya tuz halinde bulunma, saflık ilaçla ilgili faktörlerin başlıcalarıdır.

Doz: Doz, bilindiği gibi istenen etkiyi oluşturan ilaç miktarıdır; etki de, kullanılan ilaç miktarına göre değişir. Şöyleki, barbitüratlar küçük miktarlarda yatışmaya, büyük dozlarda uykuya yol açarlar. Apomorfin ve ipeka küçük dozlarda balgam söktürücü, büyük dozlarda kusturucu etki yapar.

Farmasötik şekil ve taşıt: İlacın katı veya sıvı formülasyonda olması ve taşıt maddesinin cinsi etkisini değiştirebilir. Aynı ilacın katı ve sıvı formülasyonu ağızdan verildiğinde, sıvı şekli sindirim kanalından hemen emilirken, tablet, draje gibi katı şekilleri önce dağılmaya ve çözünmeye maruz kalırlar; küçük parçalara ayrılma ve çözünme zaman alacağı için emilmesi ve etkinin başlaması gecikir. İlacın etkisi çözücü ve taşıtın cinsine göre de değişir; mineral yağlarla (vazelin gibi) hazırlanan merhemlerin etkisi hayvansal yağlarla (içyağı, lanolin gibi) hazırlananlardan daha zayıftır.

İzomer şekil: İlaçların etkileri ve etki tipleri yapısal (geometrik) ve optik izomer şekillerine göre önemli derecede değişebilir. Bazı ilaçların (-)-izomerleri, bazılarının da (+)-izomerleri daha etkindir; örneğin bir antelmintik olan tetramizolun etkisi hemen tümüyle (-)-izomerinden (levamizol) ileri gelir. İzomer şekli ilacın etki kalıbını da değiştirebilir; (+)-amfetamin (dekstroamfetamin), (-)-izomerine göre (levoamfetamin) MSS’yi daha güçlü biçimde uyarırken, çevresel sinirlere etki yönünden (-)-izomeri daha güçlüdür. Kimyasal bakımdan (±)-hiyosiyamin olan atropinin (+)-izomerinin parasempatolitik etkisi yoktur. (-)-adrenalin ve (-)-noradrenalin (+)-izomerlerine göre daha etkilidir.

Canlıyla İlgili Faktörler

Tür, ırk (kalıtım), cinsiyet, yaş, ağırlık, gebelik, mizaç, hastalık hali gibi durumlar canlıyla ilgili faktörlerin başlıcalarıdır.

Tür: Hayvanlar arasında bulunan genetik ve fizyolojik farklılığın bir sonucu olarak, ilaçların farmakokinetik ve farmakodinamikleri önemli ölçüde değişebilmektedir. Bir insanı öldürmek için yeterli olan kürar bir kurbağayı öldürememektedir. Tavşan, ağızdan verilen ve 10-15 insanı öldürebilecek miktarda atropine dayanabilir; bu durum karaciğerindeki atropinaz etkinliğinin son derece yüksek olmasından ileri gelir; atropin parenteral yollarla verildiğinde, ilaç karaciğere uğramadığından, tavşanlar da insanlar ölçüsünde duyarlılık gösterir. Morfin ve benzeri opioidler insan, maymun ve köpekde MSS’yi baskı altına alırken, özellikle at ve kedilerde olmak üzere diğer hayvanlarda çılgınlığa varan uyarılara sebep olurlar. Bu durum beyinin çeşitli kısımlarında opioid reseptörlerin dağılımıyla ilgili gibi görülmektedir.

Yaş: Yaşın ilaç etkisini değiştirmesi esasta yaşa göre vücut ağırlığının, yeni doğmuşlar, gençler ve yaşlılarda ilaç farmakokinetiğinin (özellikle BT ve atılma hızı) farklı olmasından ileri gelir. Özellikle ilk hafta esnasında olmak üzere, ilk 4 hafta boyunca yeni doğmuş hayvanlar ilaçlara çok duyarlıdırlar; zira, ME etkinliği ancak 1-3 ayda normal seviyesine gelir.

Kalıtım: Genetik yapı, ilaçların BT’si, etki şekli ve bir ölçüde de BT ile ilgili çeşitli enzimlerin sentezinin artması veya azalması hayvan türleri, ırkları ve hatta aynı ırkın bireyleri arasındaki önemli değişikliklerin sebebini oluşturur. İzoniazid, sülfonamidler gibi ilaçların insan ve köpeklerde yavaş asetillenmesi (asetil transferaz yetersizliği), kedilerin glukuronik asitle birleşmeyi gerçekleştirememesi (uridin difosfo-glukuronil transferaz noksanlığı), glutasyon redüktaz, methemoglobin redüktaz, glikoz-6-fosfat dehidrojenaz noksanlığı bunlardan sadece birkaçıdır.

Irk: Bazı ilaçlara bazı hayvan türlerinde bulunan bazı ırklar aşırı duyarlıdır; örneğin, başta Collie ırkı olmak üzere, bazı köpek ırkları, kan-beyin engelinin fazla geçirgen olması sebebiyle, ivermektine doza bağlı olarak aşırı derecede duyarlıdır.

Gebelik: Gebelerde ilaçların farmakokinetiği önemli şekilde değişir; fötal dolaşımın anne dolaşımına yakın olması sebebiyle, ilaçların özellikle dağılım hacimleri genişler. Gebelerde benzimidazol antelmintiklerden bazıları (albendazol, kambendazol, oksibendazol gibi), salisilatlar (aspirin gibi), sülfonamidler (sülfadimidin gibi) teratojenik etkilidir. Opioidler ve barbitüratlar yavruda solunum merkezini baskı altına alırlar. Salisilatlar, klenbuterol gibi ilaçlar gebelik süresini uzatırlar. Kortikosteroidler (kortizon, kortizol gibi) teratojeniktir ve kemiklerde erimeye sebep olurlar.

Diğer Faktörler

Çevre sıcaklığı, ışık, yükseklik, oksijen durumu, fizylojik durum, psikolojik durum gibi bazı faktörler de ilaçların etkisini değiştirebilir.

Bir Cevap Yazın