Pestisitler ve Çevre Toksikolojisi 10. Ünite Özet

Temel Veteriner Farmakoloji ve Toksikoloji 10. Ünite Özet

İnsan ve hayvan vücudu ile bitki ve cansız cisimlerin üzerinde ya da çevresinde bulunan veya yaşayan ayrıca, gıda maddelerinin üretimi, hazırlanması, depolanması ve tüketimi sırasında onların besin değerini azaltan veya hasara uğratan zararlıları öldürmek için kullanılan maddelere pestisitler denir. Vektörlerle taşınan hastalıkların önlenmesi, tarım ürünlerinin kalitesi ve veriminin artırılması ve insanın yaşam kalitesine katkı yapmaları pestisitlerin yararları, üretimlerinden tüketimlerine kadar geçen aşamalarda maruz kalma sonucunda akut ve kronik zehirlenmeler görülmesi ise zararlarını gösterir. Kronik maruziyetlerde kanserojen, mutajen veya teratojenik etkili olabilirler.

Üretimden kullanıma kadar geçen aşamalarda nelere dikkat edileceğini açıklamak

Pestisitlerin olumsuz etkilerinden korunmak için nakli, muhafazası, karıştırma ve doldurulması, uygulanması, ekipmanların temizliği ve atıkları aşamalarında dikkatli olmak ve sürekli kontrol etmek gerekir. Bunun için ambalajlamanın doğru yapılması, özellikle sıvıların reaktifliği veya korrozifliğine göre ambalaj tercihinin yapılması, nakil sırasında ambalajların emniyete alınması, daima aracın arkasında, gıda, yem veya elbiselerle aynı bölümde taşınmamasına özen gösterilmelidir. Kullanılırken hiçbir şey yenilip içilmemesi, boşaltırken, karıştırırken veya taşırken önlem için uygun malzemeler kullanılması, çıplak ellerle dokunulmaması, pulverizatörün ağzındaki tıkanıklığı temizlemek için pompanın basınçlı vanası veya yumuşak bir mil kullanılması ve günün sonunda duş veya banyo yapılması gereklidir.

Pestisitlerin döküntülerinden korunmak için neler yapılması gerektiğini tanımlamak

Pestisit döküntülerinin yol açacağı sağlık sorunlarından kaçınmak ve arazi ve çevrenin bulaşmasını en aza indirmek için derhal müdahale edilmesi gerekir. Akıllı bir planlama, pestisit ürününün içerdiği kimyasal ve dökülme sırasında oluşabilecek gerçek tehlikenin bilinmesiyle soğukkanlı hareket etme kazadan dolayı oluşabilecek riski azaltabilir. Bir döküntü oluştuğunda mümkün olduğunca hızlı ve güvenli bir şekilde temizlenmelidir. Temizlik tamamlandıktan sonra etkilenen alan derhal temizlenmeli ve eski haline getirilmelidir. Halkın yoğun bulunduğu yerlerde hemen polise, itfaiyeye ve öteki yerel acil sağlık kuruluşlarına haber verilmeli, dökülme devam ediyorsa acilen durdurulmalıdır.

Çevre Toksikolojisinin önemi ve çevresel kirleticilerin kaynaklarını söylemek

Çevre toksikolojisi, çevrede bulunan kirletici maddelerin yayılımlarını ve bunların canlılardaki etkilerini inceleyen bir bilim dalıdır. Çevresel kirliliklerin üretimini ve yayılmasını azaltmak veya sonlandırmak ve bunların yerine daha düşük risklere neden olan kimyasal maddelerin geliştirilmesini teşvik etmek çevre toksikolojisinin en önemli hedefleridir. Çevre toksikolojisinin bir alt dalı olarak değerlendirilen ekotoksikoloji alanında ise çevresel kirleticilerin ekosistemler, onların bileşenleri olan bitkiler, hayvanlar, tüm yabanıl yaşam ve bu bileşenlerin birbirleri ile etkileşimlerine bağlı olarak ortaya çıkan olumsuz etkiler incelenir. Bu inceleme gıda zincirinin başlangıcından en üstte yer alan yırtıcıya kadar ekosistemleri oluşturan canlıların doğal yaşam ortamları içerisinde yapılır. Ekotoksikolojinin uğraşı alanı olan bitki ve hayvan dokularında çevresel kirletici miktarlarının belirlenmesi, bunları gıda olarak tüketen diğer organizmalar ve insanların maruz kalacakları kaynakları ve miktarları belirlemek açısından gereklidir. Günümüzde sanayi ve teknolojik gelişmelere paralel olarak toksik maddelerin ya belli bir amaçla kullanılmak için üretildiği (pestisitler, ilaçlar, koruyucu kimyasallar gibi) veya başka bir maddenin üretimi sırasında ara ürün olarak oluştuğu (son üründen oluşan yan ürünler veya gaz, partikül, sıvı ve katı atıklar gibi) ve sanayi üretimi sırasında bunların veya atıklarının uygun olmayan şekillerde depolanması veya işlenmesi sırasında çevreye salıverildiği bilinmektedir.

Çevresel kirleticilerin yaptığı zararları ve bunlarla ilgili mevzuatı açıklamak

Çevresel kirleticiler canlılarda endokrin sistem hasarı, cinsel davranışlarda değişiklikler, üreme yeteneğinde azalma, popülasyonda azalma, infeksiyonlara duyarlılık gibi pek çok hasarın yanında gıda kaynaklarındaki azalma, kuraklık ve verimli arazilerin azalması nedeniyle insanlar arasında silahlı çatışma ve insan hakları ihlallerine kadar pek çok sosyal sorunları da beraberinde getirir. Türkiye’de çevrenin korunması Anayasayla koruma altına alınmıştır. Buna göre “Herkes sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek, devletin ve vatandaşların ödevidir”. Çevrenin korunması ve iyileştirilmesi çalışmalarında genel çerçeveyi 2872 sayılı Çevre Kanunu belirlemektedir. Atıklarla ilgili Bakanlık olan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı atık yönetimi çalışmalarını belediye atıkları, ambalaj atıkları, tehlikeli atıklar ve özel atıklar olmak üzere değişik ana başlıklar altında yürütmektedir. Bu atıklardan evsel atıklar ile tıbbi atıkların yönetimiyle ilgili yükümlülükler belediyeler tarafından yerine getirilirken, aralarında ambalaj atıkları, atık yağlar, pil ve aküler ile kullanım ömrü dolmuş lastiklerin bulunduğu atık gruplarının toplanması, geri kazanılması ve bertarafları ile ilgili yükümlülüklerin üretici sorumluluğu ilkesi kapsamında yerine getirilmesi hükmünü benimsemektedir.

Bir Cevap Yazın