Hijyen ve Sanitasyon: Yaşlılık ve Hijyen

Birleşmiş Milletler (BM) 2010 yılı raporuna göre; 65 yaş ve üzerindeki bireyler, dünya nüfusunun yaklaşık % 11’i iken, 2050 yılında bu oranın % 26’ya çıkacağı tahmin edilmektedir. Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) 2013 yılı istatistiklerine göre; 21 Avrupa ülkesinde, 60 yaş üstü nüfusun toplam nüfusa oranı %20’yi aşmıştır. Ülkemizde de durum, dünya gerçeklerine paralellik göstermektedir. Ülkemizde, 2012 yılında 60 yaş üstü nüfusun toplam içinde oranı %7.51, 2015’te %8.25 iken bu oranın 2050 yılında, % 21’lere ulaşacağı tahmin edilmektedir.

Yaşlılık, birçok sağlık ve sosyal sorunu beraberinde getirmektedir. Yaşlanma ile birlikte vücut hücre, doku, organ ve sistemlerinde fizyolojik değişiklikler meydana gelir. Bu değişimler genelde gerileme ve azalma gibi olumsuz yöndedir. Bu değişiklikler nedeniyle patolojik değişikliklerin, hastalıkların saptanmasında ve tanılanmasında zorluklar söz konusudur. Oluşan bu değişiklikler sonucu yaşlı bireyde kronik sağlık sorunları ortaya çıkmaktadır. Ülkemizde 65 yaş ve üzeri grubun %90’ında 1, %35’inde 2, %23’ünde 3, %15’inde 4 ve daha fazla kronik sağlık sorunu olduğu tahmin edilmektedir. Yaşlanmanın sonucu olarak kronik hastalıklarda artışın yanı sıra engellilik ve var olan engellilik derecesinde de artış görülmektedir.

Tüm bu etkenler bir araya geldiğinde yaşlılar için sağlık ve sosyal bakım gereksiniminde ciddi bir artış görülmekte ve bunun giderek artış göstereceği net olarak gözükmektedir. Yaşlı bireylerin biyolojik, psikolojik ve zihinsel sağlığını sürdürmesi, bilişsel, fiziksel ve sosyal yeterlilik ve üretkenliklerinin desteklenmesi, aktif ve kimseye gereksinimi olmadan, bağımlı olmadan bir yaşam sürdürmesinin sağlanması için sağlık ve hijyen önlemleri alınmalı ve uygulanmalıdır. Bunlardan bazıları şu şekilde özetlenebilir:

• Yaşlı bireylerde deride oluşan kuruluk, kırışıklık, lekelenmeler, tırnaklarda şekil, görünüm bozuklukları ve cansızlık gibi değişiklikler nedeniyle hijyenik bakım önemlidir. Kişisel bakımda ılık su ile haftada 2-3 defa yıkanmak, hem biyolojik olarak, hem de rahatlamaya neden olduğu için psikolojik açıdan önemlidir. Banyo sonrası koku, parfüm, deodorant, tıraş losyonu gibi uygulamalar yaşlının iyi hissetmesini sağlar.

• Özellikle topuklar, dizler ve dirseklere nemlendirici krem veya losyon sürülerek kuruma ve çatlamaları önlenebilir. Çatlaklar varsa yağlı kremler tercih edilmelidir.

• Yaşlıların saç ve saçlı derisinde de kuruma ve dökülmeler görülür. Bu nedenle kepeği önleyen şampuanlarla saç ve saçlı deri banyo sırasında yıkanmalıdır. Saçlı deriyi tahriş edecek sert tarak ve fırçalar kullanılmamalıdır. Saçlar, diplerden dışa doğru yumuşak hareketlerle saç tellerini kırmadan taranmalı ya da fırçalanmalıdır.

• Ayakların her gün yıkanması ve yıkandıktan sonra iyice kurulanması gerekir. Abdest alan yaşlıların ayakları ve parmak araları çok iyi kurulanmalıdır. Eğer iyi kurulanmazsa parmak aralarındaki nemli ortam, mantar enfeksiyonlarının oluşmasına neden olabilir.

• Ilık su yumuşatacağı için tırnaklar banyodan sonra kesilebilir. El tırnakları oval şekilde, ayak tırnakları düz kesilmelidir.

• Hafif, yumuşak, esnek, içi hava alan, topuksuz ve düztaban ayakkabılar tercih edilmelidir.

• Çoraplar pamuk ve yün olmalı, lastiksiz ve dikişsiz olanlar tercih edilmelidir.

• Yaşlılarda ağız bakımı çok önemlidir. Belirli aralıklarla diş hekimi kontrolleri yapılmalıdır. Eğer dişleri var ve kullanabiliyorsa yumuşak diş fırçası ile günde en az 2 defa, 2-3 dakika süreyle fırçalanmalıdır. Mümkünse diş ipi de kullanarak diş aralarındaki artıklar temizlenmelidir. Eğer takma diş (diş protezi) kullanıyorsa bunların da temizliği önemlidir. Ayrıca diş eti bakımı gerekir. Zamanla özellikle alt çenede küçülme olabilir. Bu nedenle takma diş yeni boyutlara göre yenilenmelidir. Yaşlılarda tükrük salgılanmasında azalma vardır. Ancak ağız, diş ve diş eti sorunları, yutmadaki güçlükler nedeniyle tükrük salya şeklinde ağız dışına akabilir. Bunun temiz bir bez veya mendille sık aralıklarla temizlenmesi gerekir.

• Yaşlılarda ısı algılanmasında bozukluklar vardır. Ayrıca hareket sisteminde ve cilt altı yağ dokusunda azalmaya bağlı olarak daha kolay üşürler veya üşüdüklerini hissederler. Bu nedenle yaşlıların fazla ve kalın giyinme arzuları vardır. Oysa bu giysiler de vücuda ağırlık yükü oluşturur ve hareket kısıtlılığına neden olur. Yaşlılarda termal (ısı) konfor sağlayan, mümkün olduğunda hareket kısıtlılığı yapmayacak şekilde hafif, terlemeyi önleyen, kolay giyilip çıkartılabilen giysiler tercih edilmelidir.

• Yaşlılarda sindirim sistemindeki fizyolojik değişikliklere, beslenme alışkanlıklarına ve fiziksel aktivite azlığına bağlı olarak kabızlık gelişebilir. Bu çok istenen bir durum değildir. Posalı gıdaların tüketilmesi, fizik aktivite, yiyeceklerin yumuşak kıvamda hazırlanması, iyi çiğnenerek yutulması önemlidir. Ayrıca yaşlıların alaturka tuvalet yerine klozet tercih etmeleri sağlanmalıdır.

• Özellikle erkeklerde prostat büyümesi, kadınlarda da mesane boynu fonksiyon bozukluklarına bağlı olarak sık idrara çıkma, gece idrara çıkma veya idrar kaçırma problemleri olabilir. Hatta bu nedenle çoğu yaşlı, hatalı bir şekilde yeterli su içmezler. Altta yatan patolojik durumların varlığının saptanması ve tıbbi tedavilerinin sağlanabilmesi için yaşlıların sağlık kurumlarına başvurmaları sağlanmalıdır.

• Yaşlılar, hem sağlıklarını kötü etkilediği için, hem de yangınlar gibi kazalara neden olabildiği için sigara kullanmamalıdır. Sigara kullanan yaşlılara bırakmaları konusunda tıbbi ve sosyal destek sağlanmalıdır.

• Yaşlılar için var olan hastalıklarına ve sağlık durumlarına uygun olarak grip (influenza), Hepatit B, tetanos, pnömokok, zona (Herpes Zoster) gibi bazı aşıların hekim önerisi ile yapılması gerekir. Ayrıca uluslararası seyahatte bulunacak yaşlılara gidecekleri ülkeler için Sağlık Bakanlığı’nca önerilen aşılar yapılmalıdır. Örneğin; Hacca giden yaşlılara meningokok (menenjit) aşıları yapılmaktadır.

• Yaşlıların kazalardan korunması için yaşadığı evde kullandığı yatak odası, mutfak, balkon, tuvalet, banyo, oturma odası gibi alanlar ergonomik açıdan düzenlenmelidir. Örneğin; evin içinde yaşlının yürüyeceği yerlerde eşik olmamalı, halı kenarları takılmaya neden olmamalı, sehpa konulmamalı, banyo ve tuvalet ıslak veya kaygan olmamalı, tüm odalar ve alanların aydınlatması iyi olmalı, lamba anahtarları kolay ulaşılabilir olmalı, mutfakta masa ve sandalyeler sağlam, kayma veya düşmeye neden olmayacak tasarımda olmalıdır.

• Yaşlılara sosyal ve psikolojik destek verilmelidir. Yaşlılar yalnızlıktan korunmalı, sık ziyaretler yapılmalıdır.

• Yaşlıya işe yaradığı hissettirilmelidir. Evde ve dışarıda onun yapabileceği işler verilmeli, “yorulmasın” veya “yapamaz” gibi düşüncelerle geri planda tutulmamalıdır. Üretkenlikleri desteklenmeli, kendilerine uygun hobilerle uğraşları sağlanmalıdır.

• Hasta yaşlıların ilaçlarını düzenli kullanmaları ve gerekli kontrollerini yaptırmaları sağlanmalıdır.

• Kanser tarama programı içerisinde yer alan kadınlarda meme, erkeklerde prostat, her iki cinsiyette kolon kanseri gibi kanser türleri ile ilgili, “erken tanı yaşam kurtarır” ilkesi gereği taramalar yapılmalıdır.

• İşitme ve görme kontrolleri belirli aralıklarla kontrol edilmeli, işitme cihazları veya gözlük kullanmaları gerekiyorsa bunlar sağlanmalıdır. Aynı şekilde bu cihazların fonksiyonellikleri ve sağlamlıkları kontrol edilmeli, temizlikleri yapılmalıdır.

• Engelli veya yatağa bağımlı yaşlıların bakımı için sağlık kurumlarından yardım alınmalı ve evde bakımını üstlenenlerin eğitimli olmaları sağlanmalıdır.

Bir Cevap Yazın