Site icon Türkçe Malumatlar

Bilimsel Yazılar

Araştırma, bilginin bulunması, geliştirilmesi ve gerçeğe uygun olup olmadığının kontrol edilmesi için harcanan çabadır (Arslantürk, 1995: 24). Bu çabanın bilimsel bir düzlemde algılanabilmesi de ancak belli yöntem ve tekniklerle yürütülmesi ile mümkün olabilir. Yapılacak bir işin önce yolunu, yöntemini ve tekniğini öğrenmek, sonrasında da bu yöntem ve teknikleri tam olarak uygulayarak işi yürütmek ve sonuçlandırmak gerekir. Herhangi bir bilgi alanını ‘bilim’ yapan şey, onun kullandığı yöntemler ve bu yöntemlerin sağlamlığıdır (Binbaşıoğlu, 1988: 19). Yöntem, araştırmanın amacını gerçekleştirebilmek için kullanılan genel yaklaşımdır; araştırma tekniği ise araştırma yönteminin gerçekleştirilebilmesi için kullanılan bilgi toplama aracıdır (Akt: Cebeci, 1997: 5). Böyle bir çabanın üretim olarak ortaya konması da bilimsel yazı olarak adlandırılır.

Bilimsel bir yazı, içeriği nedeniyle deneme, fıkra, gazete yazısı gibi yazarın sadece kendisiyle baş başa kalarak ve kendi düşünce ve yorumlarıyla oluşturduğu türlerin aksine, yazarın konu ile ilgili başka kaynaklara göndermede bulunmasını, araştırma sürecini ve anlatım tarzı ile de özenle oluşturulmasını gerektiren bir yazı türüdür. Yani bilimsel bir araştırma yazarı, konusuyla ilgili kaynak araştırması yapmak, bu kaynakların hangilerini yazısında kullanacağını belirlemek, kullanacağı alıntıları yazıda hangi yazım standardına uygun olarak vereceğini düşünmek, düşüncelerini hangi kelimelerle ifade edeceğine karar vermek gibi konularda belirleyici olmak durumundadır. Böyle bir yazı ortaya koyabilmek bir araştırma ve yazma safhasını içeren, ortaya konacak yazının uzunluğuna göre değişen, zaman alacak bir süreç gerektirmektedir. Böyle bir süreç de bilimsel araştırma olarak adlandırılmaktadır. Bilimsel araştırma, bilimsel yöntemlerle ve bilimsel amaçla ortaya konan çabaların bütünüdür. Bilimsel yöntemlerle oluşturulan bir yazı, belirli bir süreç gerektirmektedir. Bilimsel araştırma sürecinin öğrenciler/ araştırıcılar tarafından kazanılması, onların sonraki yıllarda yapacakları çalışmalarda kolaylık sağlayacaktır.

Bilimsel Araştırma Süreci

Bilim insanının amacı, bilgileri toplamak ve bu bilgileri biriktirip sunmak değildir. Sorunların neler olduğunu ve nasıl çözüme kavuşturulabileceklerini ortaya çıkarmaktır. Yani, araştırma, bir soruna çözüm bulmak için gerekli verilerin planlı ve sistemli bir biçimde toplanması, sınıflandırılması, çözümlenmesi, açıklanması ve yorumlanması sürecidir. Bu sürecin bir de sunuş şekli vardır. Bu sunuş, bilimsel akıl yürütme şekline uygun olarak aşamalı bir süreci kapsar (İslamoğlu, 2003: 29). Bilimsel araştırma süreci, çalışılacak konuya karar verilmesi ile başlar. Seçilecek konu, çözümüne ihtiyaç duyulan bir problem olmalıdır. Araştırmacı, problemle ilgili hipotezler kurabilmeli, sorular sorabilmelidir. Dolayısıyla seçilecek konu araştırılabilir olmalıdır.

Konunun belirlenmesinde kaynaklar da önemlidir. Seçilen konuyla ilgili yeterli kaynak ve malzemenin varlığı veya elde edilebilecek durumda olduğu bilinmelidir. Aksi takdirde kaynak ve malzeme yetersizliği araştırmayı çıkmaza sokabilir. Zaman kaybını önlemek açısından araştırmaya başlamadan önce konu ile ilgili bir hazırlık yapmak gereklidir. Bilim dünyasına, topluma, çevreye, insanlığa yararı olmayan bir konu seçilmemelidir. “Bir konunun önemi, onun yeni oluşu, zamanlı olması ve akademik olduğu kadar pratik bir değer taşıması ile belli olur.” (Arslantürk, 1995: 26). Araştırma konusunun boyutları sınırlı, çerçevesi dar olmalıdır. Genel bir başlık ile çalışmaya başlayan araştırmacı, süreç ilerledikçe konusunu daha derinlikli bir sınırlama içine sokmalıdır. Aksi halde ortaya çıkan çalışma ya çok yüzeysel ve dağınık ya da başlığı ile kapsamı arasında zor ilişki kurulan bir “deneme” olur (Goode ve Hatt, 1973: 470). Bu durumda konuyla ilgili verilen genel hükümler yüzeysel kalır, bilimsel yazının mantığı ile uyuşmaz. Örneğin “Reşat Nuri Güntekin’in Romanlarında Aile” gibi bir başlık belirlemek, yazarın bütün romanlarını incelemeyi gerektirmektedir. Ancak bunu yazarın bir romanı ile sınırlayan araştırmacı, hem araştırmasını daraltmış hem de konu ile ilgili genel hükümlerden kurtulup daha çok şey söyleyebileceği bir sınırlama yapmış olur. Her araştırmanın bir tezi olmalıdır. Tez, araştırılmak üzere belirlenen soruna verilen bir ön yanıt veya ona karşı önerilen bir ilk çözüm niteliğindedir. Çalışmanın ilk aşamalarında oluşturulan tez nihai bir görüş olmayıp bir tür geçici çözüm niteliğindedir. Araştırma derinleştirildikçe edinilen yeni bilgilerin ışığında tezin değiştirilmesi veya araştırmanın sonuçlarına uyacak biçimde geliştirilmesi gerekebilir (Seyidoğlu, 2003: 55-56). Örneğin Reşat Nuri Güntekin’in romanlarında ele aldığı aile meselesi, çağdaşı olan romancılardan farklı bir mesaj içerebilir. Bu durumda araştırıcının tezi, yazarın yaklaşımının böyle olup olmadığını incelemek olmalıdır. Bunu yaparken başka romanlara da göndermede bulunabilir. Seçilen çalışma konusu okuyucuda merak uyandırmalı ve ilgilenenler tarafından söz konusu çalışmayı okumak için vakit ayırmaya değer bulunmalıdır. O nedenle de tez cümlesi sağlam ve ilgi çekici nitelikte olmalıdır. Araştırılabilir bir konu belirledikten sonra yapılacak ilk iş konuyla ilgili daha önce yapılmış çalışmaları belirleyip incelemektir. Araştırmacının seçtiği konuyla ilgili daha önce yapılmış çalışmalar varsa onları incelemesi ve kendisinin o çalışmalardan farklı olarak ne ortaya koyacağını açıkça belirtmesi gerekir. Kaynak taraması, araştırmacıyı daha önce yapılmış bir çalışmayı aynen tekrarlamaktan alıkoyar. Böylece araştırıcı zaman kazanmış olur. Bu noktada araştırıcının dikkat etmesi gereken şey, kaynak taraması yaparken sadece kendi konusuna ve bu konuyu kendi çalışacağı yöntemle inceleyen kaynaklara bakmak olmamalıdır. Konu ile ilgili taranması gereken çalışmalar şöyle sıralanabilir: Konunun bir yönünü ele alan çalışmalar; aynı konuyu farklı amaçla, farklı açıdan ele alan çalışmalar; konu farklı olmasına rağmen aynı yöntemi kullanan çalışmalar; farklı konuları aynı amaçlarla ele alan çalışmalar; benzer konuları benzer amaçlarla ele alan çalışmalar (Cebeci, 1997: 30).

Araştırıcının yazmaya başlamadan önce elde ettiği malzemeyi elemeden geçirmesi, hangi kaynaklara çalışmasında yer vereceğine karar vermesi gereklidir. Bunun için araştırılan kaynaklardan elde edilen konuyla ilgili bilgilerin özetlenmesi, not alınması gibi, çalışmayı yazıya dökerken araştırmacının işini kolaylaştıracak yöntemler söz konusudur. Son yıllarda teknolojik imkanların yaygınlaşması ve fişleme yönteminin bilgisayar programlarında oluşturulması sonucu, artık kaynak toplama işinin elektronik ortamda yapılması daha çok tercih edilmektedir. Özellikle fen bilimleri ağırlıklı bölümlerde kaynak olarak kitap, makale, ansiklopedi dışında deneysel yöntemler, ölçme ve değerlendirmeye dayalı gözlemler, anket yöntemi gibi uygulamalar da yer almaktadır.

Exit mobile version