Darth Vader’in En Büyük Hayali Neydi?

Sith’lerin Kara Lord’u Darth Vader rüya görüyordu.

Rüyasında silüetinin, Vjun gezegenindeki, kendisine ait olan Bast Kalesi’nin dış duvarındaki açık bir terasta durduğunu görmüştü. Dondurucu asit yağmuru miğferine çarpıyor, şiddetli rüzgar siyah pelerinini öfkeyle savuruyordu. Sanki havanın kendisi de, bu çorak topraklarda yaşam mücadelesi veren diğerleri gibi, onu öldürmek için elinden geleni yapıyordu. Yine de Vader uzun süredir kendisini hiç bu kadar canlı hissetmemişti.

Balkondan içeri, kemerli bir koridora girdi, ıslak botlarının izlerini zeminde bırakarak yoluna devam etti. Duvarlara döşenmiş otomatik ısıtıcılar, loş rasathaneye doğru giderken yolda elbiselerini kurutmuştu. Kalesine çok az kişi girmiş olsa da, kubbe tavanlı odanın ortasında kendisini bekleyen kişiyi görmek onu şaşırtmamıştı.

Bu genç Luke Skywalker’dı.

Tam ölçüsüne uygun siyah elbiseleri içerisindeki Luke, sırtını Vader’a dönmüş, holoprojektörün üzerinde asılı olan üç boyutlu yıldız haritasını inceliyordu. Vader, haritanın Coruscant sektörünü gösterdiğini fark etti. Luke kollarını iki yana sarkıtmıştı ve Vader, Luke’un sağ elinde siyah bir eldiven olduğunu gördü, kemerine asılı olan ışın kılıcının hemen yanındaydı.

“Yeni bir ışın kılıcı,” diye düşündü Vader, “ve yeni bir el.”

Vader gölge gibi sessizce odaya girdi.

Vader’a aldırmayan Luke sağ elini holografik yıldız kuşağına doğru uzattı. Sibernetik parmaklarını Coruscant gezegenini temsil eden küçük, parlak kürenin görüntüsünün içinden geçirdi.

“İmparator öldü,” dedi Luke alçak bir sesle. “Onun olan her şey artık senin.”

“Hayır, oğlum,” dedi Vader. “Galaksi bizim.”

Luke başını salladı ve gülümsedi. Vader’ın yüzü hâlâ Luke’a dönükken, arkadan gelen alçak ve tanıdık bir mırıldanma duydu, “İkiniz de… yanılıyorsunuz.”

Bu İmparator Palpatine’in sesiydi. Vader, Luke’un yüzünün gerildiğini gördü ama yüzünü İmparator’a dönmemişti. Ardından İmparator gülmeye başladı.

Zeminden bir alev yükseldi ve Vader’ı kuşatıp Luke’la arasına girdi. Efendisinin gülüşünü dinleyen Vader, maskeli başını eğdi ve içinden geçirdi, “Neden bir türlü ölmüyorsun?”

Kahkahalar devam etti. Luke,“Yaşıyor olamaz! Baba, yardım et!” diye bağırdı.

Vader’ın etrafındaki ateş içe doğru yayılmaya devam ederek gittikçe vücuduna yaklaştı. Vader, miğferinin ardında bu korkunç kahkahaları duymamaya çalıştı. “Neden bir türlü ölmüyorsun?”

Fakat kahkahalar durmadı. Vader ışın kılıcını çekmeyi denedi ama kolu bir anda sanki taş kesilmişti. Alevler pelerinini ve botlarını yalamaya başladı. İmparator’un kahkahaları daha da yükseldi. Luke feryat etmeye başladı.

Vader gözlerini sıkıca kapattı. Yanık devrelerin ve kızaran etin kokusunu alabiliyordu.

“NEDEN BİR TÜRLÜ -?!”

Ve Vader uyandı.

Darth Vader’ın gözleri aniden açıldı. Süper yıldız destroyeri Executor’ın güvertesindeki kendi basınçlı meditasyon bölmesinde oturdu, ilk aklına gelen şey ise Jedi’ların kabus görmediği olmuştu. Bu düşünce kendisini en az Bast Kalesi’nin gerçekçi görüntüsü kadar şaşırttı. Sith Lord’u olmak için Jedi Tarikatı’ndan ayrılalı yirmi yıldan fazla olmuştu, Jedi’lar kabus ya da rüya görür mü diye hiç düşünmemişti. En azından Klon Savaşları’nın sona ermesinden beri.

Belki de bir önseziydi, diye düşündü Vader, yanık başının sol şakağındaki bir damar zonklarken. Bu fikri derhal reddetti. Bir önseziyi hemen fark ederdi. Bu olsa olsa hayal gücüyle bilinçaltı isteklerinin yanıltıcı bir karışımıydı. Kalesinin imgelemi ise başka bir şey olmalıydı.

Belki de bir uyarıydı, ama kimden? Vader, bu imgelemin zihnine yetenekli bir telepath tarafından yerleştirilme ihtimalini dikkate aldı. Böyle bir müdahale düşüncesi onu öfkelendirdi ve bu öfke Güç’ün karanlık tarafına giden kapıyı açtı. Gözlerini kapattı ve Güç’ü kullanarak kendisini muhtemel telepath’a yönlendirecek psişik enerji izlerini aradı. Hiçbir şey bulamamıştı…

Fakat İmparator ardında iz bırakmazdı.

Vader’ın yüzü asıldı. Cloud City’deki, Luke’la karşılaşmasının üzerinden bir yıl geçmişti. Orada ona kim olduğunu ve kaderinin İmparator’u yok etmek olduğunu söylemişti. İmparator’un bu ihaneti öğrenmiş olabileceğinden şüphelendi, çünkü İmparator sonuçta her şeyi öğrenebilirdi. Fakat İmparator bu olanlardan haberdar olsa bile, Vader bunu bir tehdit olarak görmediğinden emindi. Yine bir şekilde Vader, Bast Kalesi’nin garip imgelemiyle İmparator’un bir ilgisinin olmadığını sezinledi.

Kaynak: Darth Vader’in Yükselişi ve Düşüşü Rayder Windham

Bir Cevap Yazın