XIX. Yüzyılda Osmanlı Devleti ve Büyük Güçler

Osmanlı Devleti XIX. yüzyılda, birçok baskıya karşı zayıf bir durumdaydı. Batı’da Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’nun sınırlarından kuzeyde ve doğuda Rus Çarlığı ve İran’a; güneyde Arabistan Yarımadası, Mısır ve Kuzey Afrika’ya kadar uzanan geniş bir coğrafyaya yayılan Osmanlı Devleti, birçok halkı ve bölgeyi kapsıyordu. Yüzyılın başında kendi sınırları içindeki milliyetçi bağımsızlık hareketlerine ve Avrupa’nın emperyal hırsına karşı mücadele eden Osmanlı Devleti’nin önemli bir kozu vardı: Avrupalı güçlerin, Osmanlı Devleti’nin siyasal bir yapı olarak hayatta kalmasına yönelik genel arzuları. Zira devletin toptan dağılması daha büyük tehlikeler barındırıyordu.

Büyük Güçler’in XX. yüzyılın başlarında Osmanlı Devleti üzerinde hatırı sayılır çıkarları vardı. Bu sebeple Osmanlı Devleti’nin dağılma tehlikesi yaşadığı dönemdeki krizler, Büyük Güçler arasındaki siyasal ilişkilerde gerilimlere yol açtı. Her Büyük Güç’ün Osmanlı Devleti’ne dair kendi özel kaygıları ve ilgi alanları vardı. Fakat Büyük Güçler, çıkarları birbirlerine ciddi biçimde dokunmadığı sürece çatışmalardan kaçınmışlardır.

Marian Kent (Yeni Zelandalı Tarihçi), Osmanlı İmparatorluğu’nun Sonu ve Büyük Güçler, s.13-14’ten düzenlenmiştir

Bir Cevap Yazın