Etiket arşivi: fare deneyleri

İbretlik Fare Deneyi!

İbretlik Fare Deneyi. Yaşama Tutunma Arzusunun Zaferi!

Yıl 1950. ABD Harvard University de yapılan vahşi bir araştırma sırasında Dr. Kurt Richter ve ekibi suda ne kadar dayanabileceklerini kontrol etmek için fareleri suya bırakıyor. Araştırmalarında farelerin ortalama 15 dakika içinde pes edip boğulduklarını tesbit ediyor. Daha sonraları araştırmacılar fareleri yorgunluktan boğulup ölmeden önce, onları sudan çıkarıp birkaç dakika nefeslenip dinlenmelerine izin verip ve ikinci raund için tekrar suya bırakyorlar. Sizce İkinci denemede ne kadar dayandılar? Cevabı öğrenince şok olacaksınız!

15 dakika daha mı? Hayır!
10 dakika mı? Hayır!
5 dakika mı? Hayır!


60 saat! Evet.
Bu bir hata değil. Doğru! 60 saatlik yüzme. 60 saat suyun içinde kalabildiler.

İkinci test raundu farelere sonunda kurtulabileceklerine inandıkları için, vücutlarını daha önce imkansız sandıkları şeyden uzak tutmaları gerektiği sonucuna inanmalarını ve ona göre davranmalarını sağlamıştır. Buradan şu yorum çıkarılıyor; Eğer umut, yorgun fareleri bu kadar uzun süre suda tutabiliyorsa, kendine ve yeteneğine inanan ve ona uygun davranan daha da iyisini yapabilir. İnsan pes etmediği sürece daha güçlüdür…

(Erich Maria Remark Üç yoldaş / Golbis )

Hayvan Deneyleri

Hayvan deneyi 17. yüzyılın sonlarından bu yana bilimsel uygulamaların bir parçası olmuştur. Bugün hayvanlar üzerindeki deneyler diğerleri, özel şirketler, akademik kurumlar ve ordu arasında çok geniş ölçekte gerçekleştirilir. Ciddi olarak kimse bunun hayvanlara ıstıp çektirdiğini inkâr edemez, fakat karşı iddia bunun insan ihtiyaçlarını karşılamasına katkıda bulunduğu iddiasıdır. Belirli bir deneyin mi yoksa deneylerin türünün potansiyel olarak faydalı mı olduğu üzerine tartışmak asıl meseleyi kaçırmaktır: hayvan deneylerinin bir parçası olduğu kapitalist ilerleme bir sahtekârlıktır. Basitçe koyulmuştur ki, bu sermayenin hizmetindeki bilimin yaşamlarımızı daha kolay, sağlıklı, uzun yapacak olan asla bitmeyen bir dizi ürünü dağıtacağı mitidir. Aksine, hayvan zulmünün şiddetlendirilmesi çoğu kez insanın tahakküm altına alınmasının tekniklerini geliştirmek için doğrudan katkıda bulunur. Bazı durumlarda bu aşikârdır. Klasik örnek askeri araştırmadır. İngiltere’de, Wiltshire’da Porton Down’daki Savunma Değerlendirme ve Araştırma Dairesi’de (DERA) deneylerde hayvanların kullanımı 1990’larda sağlam bir biçimde domuzları ve maymunları içeren ve bir dizi biyolojik savaş deneylerini içeren deneylerde daha da artmıştır. Bazı yeni ilaçların hayvanlarda denenmiş olmasına rağmen bazı kişilere fayda sağladığı doğru olabilir. Fakat Dünya nüfusunun çoğunluğunun yoksul olduklarından dolayı ulaşmalarına izin verilmeyen oluşturulmuş iyi tedavi yöntemlerinin bolluğu söz konusudur. İnsan sağlığı için savaşım verdiklerini iddia eden aynı ilaç firmaları kendi patentlerindeki ürünleri karsız bir temelde elde edilmeleri yerine insanların ölmelerine izin verirlerdi. Yeni ilaçlar için yapılan araştırmalar tıbbi problemleri çözmek yerine karların arttırılması içindir. Herhangi bir durumda insan sağlığını düzeltmek sadece bol hap meselesi değildir; insanlara yardım etmenin en verimli yolu, bugün ihtiyacı olup da edinemeyenlere temiz suyu, sağlık önlemlerini, yiyecek ve temel tıbbi bakımı sağlamaktır. Yeni yaşam yükseltme mallarının umuduna dayanan endüstriyel süreç esasen hasta sağlığı kendisi üretir. Yeni ilaçlar sadece zulüm gören hayvanlar da değildir; aynı zamanda havayı ve suyu kimyasallarla zehirleyen daha fazla fabrika, daha fazla insan için daha fazla çalışma saati ve stresten ıstırap çekmesi, depresyon, tekrarlanan gerilmeler ve uygarlığın diğer hastalıkları anlamına da gelirler. ‘Kapitalizm neden hayvanlar üzerinde deney yapar?’ sorusunun cevabı ‘çünkü onlar bunu insanlardan elde edemezlerdir’. Fakat istisnalar vardır – Porton Down 1919’da kurulduğundan beri, testler sonuçları doğru dürüst bildirilmemiş olarak birkaç avanta için içinde bulunmaya kandırılmış olan, en çok askeri “gönüllülerden” 12,000’den fazla insan üzerinde denenmektedir. Test edilmiş maddeler sinir gazını, şarbonu ve LSD’yi kapsıyordu. Yüzlerce eski hizmet adamı, sonuç olarak deri ve göz hastalıkları, böbrek ve karaciğer hastalıkları ve depresyonu kapsayan sakatlıklardan ıstırap çektiklerini iddia etmektedir. 1950’lerde sinir gazı Sarin testinin 20 yaşında askere alınmış olan Ronald Madison’un öldürüldüğü daha yeni ortaya çıkmıştır (Guardian, 20.8.99).