Etiket arşivi: hayvancılık ekonomisi kitap özet

Hayvancılık Ekonomisi Ünite 7 Özet

Hayvancılık Ekonomisi Özet 7. Ünite – Hayvancılık Sektöründe Pazarlama ve Örgütlenme

Pazarlama, pazarlama araçlarını ve pazarlamada verimlilik, teknoloji ve organizasyon kavramlarını tanımlamak

Pazarlama; yiyecek maddelerinin, hammaddelerin ve onlardan elde edilen ürünlerin üreticiden son tüketiciye kadar geçirdiği tüm işlemleri ve bu işlemlerin üretici, aracı ve tüketici üzerindeki etkilerini incelemektedir. Pazarlamanın temelinde pazarlama karması olarak da ifade edilen, dört temel kavram yer almaktadır. Bu kavramlar ürün (product), fiyat (pricing), dağıtım (place), tutundurma (promotion)’dır. Pazarlama fonksiyonlarının yerine getirilmesinde yararlanılan başlıca araçlar ise piyasa araştırması (tüketici, ürün ve reklam araştırması), marka, ambalaj, reklam ve satış personelidir. Hayvan ve hayvansal ürün pazarlamasının etkin şekilde yerine getirilebilmesi için pazarlamada verimlilik, teknoloji, organizasyonun işlevsel olması gerekmektedir.

Hayvansal ürün pazarlama mekanizmalarını açıklamak

Kasaplık hayvan ve et pazarlaması; kasaplık hayvan et ve mamullerinin üretimden tüketime kadar olan süreçte; arz, talep, fiyat ve masraf faktörlerini onların muhtelif zaman, yer ve şekle göre verdiği tepkileri incelemektedir. Hayvansal ürünlerdeki etkin bir pazarlama sistemi, Türkiye’nin farklı bölgelerindeki değişik kalite ve miktarda talebin karşılanmasını hedef almalı ve tüm pazarlama faaliyetleri tüketiciye yönelik olmalıdır. Pazarlama kanalları, hayvansal ürünün cinsine göre ve toplumda meydana gelen sosyal ve ekonomik gelişmelere değişiklikler gösterebilmektedir. Ülkemizdeki kasaplık hayvan ve et pazarlamasında yer alan pazarlama organları köy toplayıcıları, hayvan tüccarları, besiciler, komisyoncular, toptancı kasaplar, perakendeci kasaplar, ihracatçılar, et mamulleri imalatçıları olarak sıralanabilmektedir. Türkiye’deki kasaplık hayvan ve et pazarlamasını yapıldığı yörelere göre köyde (kırsal alanda), kasaba ile küçük şehirlerde ve büyük tüketim merkezleri olarak sınıflandırmak gerektirmektedir. Diğer taraftan süt pazarlaması da ülkemizde ette olduğu gibi uzun ve karmaşık bir yapıdadır. Üretilen sütün üreticiden tüketiciye ulaştırılmasında sütün üretildiği işletme ve bölgenin özelliğine göre değişik pazarlama kanalları izlenebilmektedir. Türkiye’de süt işleme sanayinde faaliyet gösteren işletmeleri küçük aile işletmeleri, ilkel imalathaneler, modernize edilmiş mandıralar ve süt işleme fabrikaları olarak dört ana grup altında toplamak mümkündür.

Kooperatifçilik, kooperatifçiliğin gelişimi, kooperatif ilkeleri ve üretici birlikleri kavramlarını tanımlamak

Kooperatif fertlerin tek başlarına yapamayacakları veya birlikte yapmalarında yarar bulunan işleri en iyi biçimde yapmak üzere dayanışma suretiyle ekonomik güçlerini bir araya getiren organizasyonlardır. Bugünkü anlamda kooperatifçilik sanayileşme süreci ile birlikte ortaya çıkmıştır. Dünyada kooperatifçiliğin öncüleri Robert Owen ve Dr. William King olup, Osmanlı devletinde kooperatifçiliğin temelleri Mithat Paşa’nın kurduğu memleket sandıkları ile atılmıştır. Türkiye’de bugünkü anlamıyla kooperatifçilik Cumhuriyet döneminde başlamıştır. Tüm dünyada kabul edilen kooperatif ilkeleri “gönüllü ve herkese açık üyelik”, “üyeler tarafından gerçekleştirilen demokratik denetim”, “üyelerin ekonomik katılımı”, “özerklik ve bağımsızlık”, “eğitim, öğrenim ve bilgilendirme”, kooperatifler arasında işbirliği”, “topluma karşı sorumlu olma”dır. Türkiye’de üretici birliklerinin amacı; talebe göre üretim planlaması yapmak, ürün kalitesinde iyileşme sağlamak, kendi mülkiyetine almamak koşuluyla pazara geçerli standartlarda ürün sevk etmek ile ürünlerin ulusal ve uluslararası ölçekte pazarlama gücünü artırıcı tedbirler almak üzere üreticilerin ürün ve ürün grubu temelinde bir araya gelmelerini sağlamaktır.

Hayvancılık sektöründe örgütlenmeyi, kooperatif çeşitlerini ve örgütlenmede alınması gerekli önlemleri açıklamak

Hayvancılık sektöründe üretim kesiminin örgütlenmesinin amacı üreticilerin aşamadıkları sorunlarını ve ekonomik olanaksızlıklarını gidermek suretiyle emeğinin karşılığını almasıdır. Türkiye’de hayvancılıkla ilgili üretim ve pazarlama kooperatifleri “kasaplık hayvan yetiştirme”, “süt ve süt mamulleri”, “kümes hayvanları, tavuk ve yumurta”, “balıkçılık ve su ürünleri” ve “tiftik, yapağı üretim ve pazarlama” başlıkları altında sınıflandırılabilmektedir. Diğer taraftan Türkiye’deki üretici birliklerinin hayvansal üretimle ilgili ürünler ve ürün grupları süt, kırmızı et, kanatlı eti, yumurta, bal, koza ve ham ipektir. Kooperatifler ve üretici birliklerinin görevleri yasalarla belirlenmiş durumdadır. Kooperatif ve üretici birlikleri faaliyet gösterdikleri sektörde birbirine rakip değildirler. Bu üretici örgütleri pazar ekonomisi koşullarında rekabet ederek üyelerinin hak ve çıkarlarını koruyan, iyi işleyen, kaynak yaratan organizasyonlar olmalıdır.

İşletmeler Ve Hayvancılık Üzerine Notlar

Hayvancılık Ekonomisi: İşletmeler Ve Hayvancılık Üzerine Notlar

İşletmelerin tedarik fonksiyonuna ilişkin başlıca kuruluş yeri faktörlerini; üretim faktörleri (girdi çeşitleri) arasında yer alan malzeme, hammadde, sabit yatırım malları, işgücü olarak belirtmek mümkündür. Burada teşebbüs amacına göre belirlenen üretim faktörlerinin bulunduğu ve arz edildiği coğrafi alanlar, taşıma maliyeti, tedarik süresi ve menzili önem taşımaktadır. Üretim fonksiyonuna ilişkin başlıca kuruluş yeri faktörleri arasında ise üretim süreci ve şekli, kuruluş yerinin çevresel, jeolojik ve iklimsel özellikleri, işletme ölçeği ve kapasitesi yer almaktadır. Diğer taraftan, satış alanı, ürünün talep merkezlerine taşıma süresi ve maliyeti, talep hacmi ve satış potansiyeli, nüfus, gelir düzeyi, talebin fiyat ve gelir esneklikleri gibi unsurlar ise pazarlama fonksiyonuna ilişkin kuruluş yeri faktörleri arasında yer almaktadır.

Değişik bölgelerde farklı sektör ve üretim alanlarına özgü olarak devlet tarafından uygulanan bazı teşvik ve desteklemeler kuruluş yeri seçiminde önemli bir faktör olarak ele alınmaktadır. Devlet bankaları tarafından kullandırılan yatırım kredileri, bunların faiz oranları ve ödeme süreleri, üretimi teşvik edici destekleme alımları ve primler, vergi indirimi, gümrük muafiyeti, altyapı desteği gibi uygulamalar bazı sektörler için belirli bölgeleri özellikle üretim maliyetleri yönünden cazip hale getirebilmektedir. Devlet ayrıca bazı durumlarda farklı bölgelerdeki yatırımları yasaklayabilmekte veya zorlaştırıcı tedbirler alabilmektedir. Tüm bu teşvik tedbirleri veya önlemler belirli kuruluş yerlerini avantajlı veya dezavantajlı duruma getirebilmektedir. Hayvancılık sektörü açısından organize hayvancılık bölgeleri kurulması, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri ile bazı illerde uygulanan yatırım hibe destekleri, et teşvik primi uygulaması, hayvancılıkta ziraat bankasınca sübvansiyonlu yatırım ve işletme kredisi kullandırılması gibi politikalar bu kapsamda değerlendirilebilir.

Örnek hayvancılık işletmesi için tabloda sunulan veriler incelendiğinde üretim ve satış maliyetleri açısından işletme için en uygun bölgeler sırasıyla A ve B bölgeleri olarak göze çarpmaktadır. Toplam üretim maliyetinin düşüklüğü açısından A bölgesi, işletmenin kuruluşu açısından en uygun olacak yer olarak görülmekle birlikte, pazarlama ve ulaştırma masraflarının da hesaba katılmasıyla birlikte aslında B bölgesinde yapılacak bir yatırımın yıllık toplam maliyet (satış maliyeti), satış geliri ve kârlılık kriterleri bakımından çok daha avantajlı olduğu belirlenmektedir. Bu bakımdan, satış maliyetinin minimize ve kâr düzeyinin maksimize olduğu B bölgesi işletme kuruluş yeri için en uygun adaydır.

Hayvancılık Ekonomisi Ünite 5 Özet

Ünite – Hayvancılık İşletmelerinde Kuruluş Yeri Seçimi Özet

Hayvancılık işletmelerinde kuruluş yeri kavramını tanımlamak

Tüm sektörlerde olduğu gibi hayvancılık sektöründe faaliyet gösterecek işletmelerde iktisadi amaçlarına en uygun şekilde bir kuruluş yerini belirlemek durumundadır. Kuruluş yeri seçilmesi olası başka kuruluş yerleri ile karşılaştırılınca üretim yapılacak olan ile düşünülen büyüklükteki bir teşebbüs için en uygun yer olarak belirlenmelidir. Üretim faaliyetlerinde öncelikli amacın maliyet minimizasyonu, optimum satış ve kâr maksimizasyonu olduğu düşünüldüğünde, işletmelerde verimlilik ve kârlılığı önemli ölçüde etkilediği bilinen kuruluş yeri faktörü üzerinde önemle durulması gerekmektedir. İşletme ekonomisi açısından kuruluş yeri problemi; bir işletmenin en uygun kuruluş yerinin belirlenmesi ve kısaca optimum kuruluş yerinin seçimi olarak ele alınmaktadır. İşletmelerde kuruluş yeri seçiminin optimum koşullarda yapılması; kaynak israfının önüne geçmek, kaynak kullanımında etkinliği sağlamak ve düşük maliyetle çalışıp daha fazla kâr elde etmek açısından büyük önem taşımaktadır.

Hayvancılık işletmelerinde kuruluş yeri seçimini etkileyen faktörleri açıklamak

Kuruluş yeri seçimini etkileyen faktörler çok karmaşık bir yapıda ve birbirleriyle yakından ilişkili bir durumda bulunmaktadır. Belli bir yerde yapılan üretim (veya pazarlama) faaliyetine üstünlük sağlayan (özellikle maliyet üstünlükleri sağlayan) herşey kuruluş yeri faktörü olarak nitelendirilebilir. İşletmeler açısından çok büyük önem taşıyan kuruluş yerinin seçiminde dikkate alınacak kriterlerin sektörel bakış açısıyla ele alınması zorunluluğu, hayvancılık alt sektörleri ve işletmeleri özeli içinde söz konusudur. Bu kapsamda, doğal faktörler yanında bölgedeki yem kaynakları ve canlı hayvan materyali, mevcut işletme yoğunlukları ve kapasiteleri, mevcut altyapı ve örgütlenme düzeyi, pazara ve tüketim bölgelerine uzaklık, işgücü durumu, hayvancılığa dayalı sanayi işletmelerinin varlığı, maliyet yapısı ve ürün fiyatlarının seyri gibi etkenler hayvancılık işletmeleri için ilk akla gelen kuruluş yeri faktörleri arasında yer almaktadır.

İşletmelerde kuruluş öncesi çalışmalar ve fizibilite etüdünün içeriğini açıklamak

İşletmelerin başarıyla kurulması, beklentiler dahilinde işletilmesi ve üretimde sürdürülebilirliğin sağlanması için kuruluş öncesi iktisadi, teknik, finansal ve hukuki yönden bir takım çalışmaların detaylı ve etkin bir şekilde yapılması büyük önem taşımaktadır. Yatırım öncesi gerçekleştirilecek iktisadi etüd kapsamında; işletmenin ne düzeyde mal veya hizmet üretmesi gerektiği, malların hangi fiyattan satılacağı, ürün için pazar araştırması, pazarın büyüme oranları, işletmenin nerede hangi kapasiteyle kurulması gerektiği konuları açığa kavuşturulur. Teknik etüd kapsamında; hangi üretim yönteminin seçileceği, gerekli makina ve teçhizatın neler olabileceği, hangi tip binalara ve ne genişlikte araziye ihtiyaç olduğu, işlerin hangi sırayla yürüyeceği belirlenir. Finansal etüdte ise kurulacak işletmenin yatırım maliyeti ile döner sermaye ihtiyaçları, iç ve dış kaynak fonları, işletmenin üretim maliyeti ve işletmenin kârlı çalışıp çalışmayacağı tespit edilmeye çalışılır.

Hayvancılık işletmeleri ve veteriner kliniklerinde optimum kuruluş yeri seçimi ve önemini açıklamak

Kuruluş yeri seçiminde rasyonel karar alabilmek için optimum dengenin sağlanması gerekli görülmektedir. Optimum dengenin sağlanmasını etkileyen faktörler satış maliyeti, satış fiyatı ve kârdır. Bu etkenlerden satış maliyetinin minimum, satış fiyatı ve kârın ise maksimum olduğu noktada işletme açısından kuruluş yeri seçiminde optimum denge yakalanmış olmaktadır. Tüm sektörlerde olduğu gibi hayvancılık sektörüne ilişkin işletme yatırımlarında da aday kuruluş yerlerinin belirlenmesi ve ekonomik açıdan değerlendirilmesi işlemi dikkatli ve özenli bir şekilde gerçekleştirilmelidir. Hayvancılık işletmelerinde kuruluş yeri seçiminde optimumu yakalamak için üretim maliyetlerini oluşturan faktörlerin (yem, işçilik, hayvan materyali, aşıilaç, altyapı, stoklama ve malzeme giderleri vb.), pazarlama ve ulaştırma masraflarının, ürün satış fiyatı ve gelirin, birim maliyet ve kârlılığın bir bütünlük içinde ele alınması ve irdelenmesi gerekmektedir. Aynı durum hayvancılık sektörüne hizmet götüren veteriner kliniklerinin kuruluş yeri seçiminde de söz konusudur. Bu işletmelerde kuruluş öncesi çalışmalar kapsamında yatırım maliyeti tutarı, finansman ihtiyacı, gelir unsurlarının belirlenmesi ve dönemsel kazancın tahmini, yatırımın geri dönüş süresi gibi hususlar üzerinde durulmalıdır.