Site icon Türkçe Malumatlar

Osmanlı Tarihi: Rumeli’de Fetih Politikası

Osmanlı Devleti’nin Rumeli’deki fetihleri Balkanlardaki kral, despot ve beylerin kendi aralarındaki siyasi çatışmaların yaşandığı, politik ayrışmaların olduğu döneme denk gelmiştir. Bu yüzden Osmanlı Devleti’nin Balkanlarda kalıcı hâle gelmesi kolaylaşmıştır. Osmanlı Devleti’nin Rumeli topraklarında hâkimiyet kurmasında 1345 yılında Karesioğulları Beyliği’nin ilhakı etkili olmuştur. Karesili gaziler, Çanakkale Boğazı’nın öte yakasına sefer yapılması konusunda istekliydiler. 1346 yılında Bizans İmparatorluğu’nda baş gösteren taht kavgaları Orhan Bey’in bu durumdan istifade etmesine zemin hazırlamıştır. Orhan Bey, Bizans tahtında hak iddia eden Kantakuzen ile ittifak yapmış, Trakya’daki iç savaşa katılma konusunda fırsat elde etmişti. Sırp ve Bulgarlara karşı Bizans’ın yardımına giden Osmanlı Devleti’nin Çimpe’ye yerleşmesi Rumeli fetihlerinin başlamasında etkili olmuştur. 1359 yılından itibaren I. Murat’ın Rumeli topraklarında fetih hareketlerini başlatması bölgenin Türkleşmesini ve İslamlaşmasını sağlaması bakımından önemlidir.

Balkanlarda Osmanlı fetihlerinin yapıldığı dönemde Balkanlar’da bağımsız kral, despot ve ufak beyler arasındaki politik çekişmeler, Türk ilerlemesine avantaj yaratıyordu. Osmanlı Devleti, Balkanlardaki bu iç çekişmelere karşı tutarlı bir politika izlemiştir. Balkan devletleri içinde ayrılıkçı unsurların olması Osmanlıların üstün bir güç hâline gelmesini sağlamıştır. Balkan devletlerinin hepsinde ayrılıkçı iki grup bulunuyordu. Osmanlı Devleti Balkanlara 1346-1352 yılları arasında Kantakuzen’in müttefiki olarak girmiş, 1365’ten sonra Bizans, Macar ve Eflak tarafından sıkıştırılan Bulgaristan’ın müttefiki olmuştur. 1371 yılında Sırp beylerinin kendi aralarındaki siyasi çekişmeleri Çirmen Muharebesi’nin yapılmasında etkili olmuştur. Çirmen Muharebesi’nde Sırp beylerinin bozguna uğraması Osmanlı Devleti’nin hâkimiyetini genişletmesinde etkili olmuştur. Bu bozgun üzerine Balkan beyleri teker teker Osmanlı hâkimiyetini kabul etmeye başlamışlardır. Osmanlılar kendilerini belirli bir toplumsal inancın temsilcisi olarak görmemişlerdir. Balkanlardaki Osmanlı ilerleyişi içinde mevcut yerli halkın durumu Osmanlı Devleti’nin ilerleyişini kolaylaştırmıştır. Hristiyanlara karşı hoşgörülü davranmışlar, uzlaşmacı bir politika yürütmüşlerdir

Osmanlıların Balkanlarda hızlı yayılmasında halka uygulanan kolaylıkların etkisi vardır. Sırp kralı Stefan Duşan’ın yasalarında köylüyü beyi hesabına haftada iki gün çalıştırırken, Osmanlılar reayayı sipahinin toprağında yılda üç gün çalıştırmıştır. Osmanlı Devleti, köylüleri yerel yetkililerin sömürüsüne karşı korumuşlardır. Osmanlı Devleti’nin köylüyü koruyan bir politika üretmeleri, köylünün isyan hâlinde beylerine katılmasının önüne geçmiştir. Böylece devlet, Balkanlarda daha hızlı ve kolay ilerleme imkânı bulmuştur. Osmanlılar kendilerini tek bir inancın temsilcisi olarak görmemişlerdir. Bu yüzden fethettikleri topraklarda yaşayan farklı din ve inanışlara mensup kimselere hoşgörülü yaklaşmışlardır. Osmanlıların fethettikleri bölgeleri Türkleştirmeleri ve İslamlaştırmaları adım adım gerçekleşmiş doğal bir gelişimdir.

Türklerin Rumeli fütuhatında başarılı olmalarının ve çok geniş bir bölgeyi kısa sürede hâkimiyetleri altına almalarının altında birçok etken bulunmaktadır. Türkler, daha ilk fetihlerinden itibaren ele geçirdikleri bölgelerin sivil halkına kötü muamelede bulunmamışlardır. Sivil halka karşı iyi davranmışlar, sadece asker olanlara karşı önlem alınmıştır. Uyguladıkları iskân ve istimâlet politikası sayesinde Balkanlar’da kalıcı olmuşlardır. İskân politikası ile Osmanlı Devleti fethettiği Balkan topraklarına dervişlerin öncülüğünde Türkmenleri yerleştirmiştir. Türkmenlerin yerleştirilmesiyle askerî ve sosyal açıdan güvenlik sağlanmıştır. Konargöçer Türkmenler, iskân politikası sayesinde yerleşik hayata geçmişlerdir. Fethedilen bölgelerin Türkleştirilmesi ve İslamlaştırılması sağlanmıştır. Rumeli’deki fetihlerin kalıcı olmasında akıncı uç beylerinin etkisi büyük olmuştur. Uç kuvvetlerinin 1371 yılında Çirmen Muharebesi’nde Sırp ordusunu yenmesiyle başlayan süreç Osmanlı Devleti’nin Balkanlar’da kalıcı olmasında etkili olmuştur.

Exit mobile version