Site icon Türkçe Malumatlar

Fransuva – Şarlken Düşmanlığı Osmanlı’ya Yaradı

Osmanlı Devleti sınırlar genişledikçe topraklarını korumak ve yeni fetihler yapabilmek amacıyla güçlü bir donanma oluşturmaya çalışmıştır. Kuruluş yıllarında kendi oluşturduğu küçük donanmasını Türk beyliklerinin denizcilik birikimlerinden faydalanarak geliştirmiştir. Fatih Sultan Mehmed döneminde donanma, ateşli silahlarla güçlendirilmiştir. II. Bayezid’in izlediği stratejik politikalar sayesinde tersane sayısı artırılmış, büyük gemiler ve uzun menzilli toplar kullanılmıştır. Osmanlı Devleti, II. Bayezid döneminde denizlerde Venedik, Ceneviz, İspanya ve Portekiz donanmalarına karşı mücadele etmiştir. Denizlerdeki mücadeleler Osmanlı Devleti’nin 15 ve 16. yüzyıllardaki stratejik rakiplerine karşı üstünlük kurmasını sağlayacak politikalara dönüşmüştür.

1519’da Habsburglardan V. Karl ile birlikte Fransa Kralı I. François, Mukaddes Roma-Germen İmparatorluğu tahtına adaylıklarını açıklamışlar, Avrupa’nın bütün güçlerini Osmanlılara karşı seferber edeceklerine dair söz vermişlerdi ancak iki Avrupa hükümdarının birbirine düşmesi Osmanlılara fayda sağlamıştır.

Fransa kralı I. Fransuva 1525’te Roma Germen imparatoru (Şarlken) V. Karl’a esir düştü ve İspanya’ya götürüldü. Annesi ise bunun üzerine cihanın hakimi Kanuni Sultan Süleyman Han’a oğlu adına yardım isteyen bir mektup yazdı. Kanuni Sultan Süleyman Han ise bu mektuba karşılık olarak kendi üstünlüklerinin uzunca sıralandığı ancak Fransa İmparatorluğuna vilayet denilerek makamının belirtildiği ve Fransuvaya sahip olduğu değerli hiç bir şeyin olmadığı iması yapılarak diplomatik bir mesaj verilmek suretiyle yardım talebini kabul etti.

İşte Kanuni Sultan Süleyman Han’ın yazdığı o mektup:

Ben ki,

Sultanlar sultanı, hakanlar hakanı hükümdarlara taç veren Allah’ın yeryüzündeki gölgesi, Akdeniz’in ve Karadeniz’in ve Rumeli’nin ve Anadolu’nun ve Karaman’ın ve Rum’un ve Dulkadir Vilayeti’nin ve Azerbaycan’ın ve Acem’in ve Şam’ın ve Halep’in ve Mısır’ın ve Mekke’nin ve Medine’nin ve Kudüs’ün ve bütün Arap diyarının ve Yemen’in ve daha nice memleketlerin ki, yüce atalarımızın ezici kuvvetleriyle fethettikleri ve benim dâhi ateş saçan zafer kılıcımla fetheylediğim nice diyarın sultanı ve padişahı Sultan Bayezıd Hân’ın torunu, Sultan Selim Hân’ın oğlu, Sultan Süleyman Hân’ım.

Sen ki,

Françe vilayetinin kralı Françesko (François, Fransuva)’sun.

Sultanların sığınma yeri olan kapıma, adamın Frankipan ile mektup gönderip, memleketinizin düşman istilâsına uğradığını, hâlen hapiste olduğunuzu bildirip, kurtulmanız hususunda bu taraftan yardım ve medet istida etmişsiniz (istemişsiniz). Her ne ki demiş iseniz benim yüksek katıma arz olunup, teferruatıyla öğrendim.

Padişahların mağlup olması ve hapsolması tuhaf değildir. Gönlünüzü hoş tutup, hatırınızı incitmeyiniz. Bizim ulu ecdadımız, daima düşmanı kovmak ve memleketler fethetmek için seferden geri kalmamıştır. Biz dahi onların yolundan yürüyüp, her zaman memleketler ve kuvvetli kaleler fetheyleyip gece, gündüz atımız eğerlenmiş ve kılıcımız kuşanılmıştır. Allah hayırlar müyesser eyleyip meşiyyet ve iradatı neye müteallik olmuş ise vücuda gele. (Allah hayırlar versin ve iradesi neyse o olsun.) Bunun dışındaki vaziyet ve haberleri adamınızdan sorup öğrenesiniz. Böyle bilesiniz.

Devlet-i Aliyye Türkiye Hükümdarı Sultan Süleyman

Verdiği söz üzerine Kanuni Sultan Süleyman Han 1526 yılında Macaristan ile Mohaç Savaşını yaptı ve kazandı. Macaristan ise bütünlüğünü kaybederek dağıldı. Bu durum Kanuni Sultan Süleyman Han’ın liderliğindeki Osmanlı Devletini Macaristan’ın egemenliği konusunda Kutsal Roma Cermen İmparatorluğu ile karşı karşıya getirdi. O zamanlar Kutsal Roma Cermen İmparatorluğu’nun başında bulunan Şarlken, Fransuvayı esir aldığı için ve Osmanlı İmparatorluğunun ilerleyişini gördüğü için korktu. Şarlken İspanya’yı direk yönetip İmparatorluğun başına vekil olarak kardeşi Arşidük Ferdinand’ı getirmişti. Ferdinand kendisini Macaristan’ın kralı olarak ilan etmek istiyordu. Osmanlılar ise Macar asili Jan Zapolya’yı desteklediler. Macaristan için yapılan savaşlar hep başarısızlıkla sonuçlanınca Şarlken kardeşi Ferdinand’a Osmanlılar ile anlaşmasını tavsiye etti. O sırada Osmanlı Devleti’nin İran’daki Safevilerle ilişkileri bozulmuştu. Kanuni İran seferine çıkmak istiyordu. Bu nedenle Osmanlı’da barış antlaşması teklifini kabul etti. Fransuva serbest bırakıldı ve ülkesine iade edildi. Arşidük Ferdinand Alman Kralı, Şarlken İspanya Kralı olarak kabul edilip protokol bakımından Osmanlı sadrazamına denk sayıldı. Padişahı babaları gibi bilip itaat etmeleri sağlandı. Kendi aralarında dahi olsa Osmanlı Padişahı dışında hiçbir hükümdardan İmparator diye bahsetmeleri yasaklandı. Kanuni Sultan Süleyman Han bu savaştan sonra tüm Avrupa ve Hristiyan aleminin efendiliğini elinde tuttuğunun göstergesi olan 3 katmanlı Papa tacına karşı 4 katmanlı bir taç yaptırmıştır ve üstünlüğünün tüm cihanda olduğunu göstermiştir.

Exit mobile version