Site icon Türkçe Malumatlar

Karanlık maddenin varlığını nasıl bilebiliyoruz?

Evrenin %26,8’ini oluşturan karanlık maddenin varlığını, genel özelliklerini az çok dolaylı olarak başka maddeye olan etkisinden dolayı biliyoruz. Böyle bir maddenin varlığını özellikle galaksileri bir disk şeklinde bir arada tutan kütleçekimsel etkisinden dolayı, göremediğimiz bir maddenin olması gerektiğinden tahmin ediyoruz. Normal madde gibi galaksilerin içinde veya etrafında bir yığın halinde var olduğuna neredeyse eminiz. Ama bu madde hiçbir şekilde ışığı geçirmiyor veya ışık yaymasa da çarpışma yapmayan ideal gaz gibi davranıyor. Hatta evrenin ilk oluşumundan sonra bir zamanda oluştuğuna da eminiz, çünkü galaksilerin oluşması için böyle bir karanlık maddeye ihtiyaç var.

Evrenin geri kalan çok daha büyük kısmı olan %68,3’u ise karanlık enerjiye ait. Karanlık maddenin tam tersi bir etkiye sahip; yani karanlık madde galaksilerin içindeki yıldızları bir arada tutmak için görev yaparken, karanlık enerji ise galaksiler arası mesafeleri artırıp birbirlerinden uzaklaştırmak gibi bir işlev görüyor. Ama karanlık madde de karanlık enerji de öyle Dünya’da etkilerini görebileceğimiz küçük çapta şeyler değil. Karanlık madde galaksiler çevresinde kümeler halinde yayılmışken, karanlık enerji ise bütün evrene eşit bir şekilde dağılmış durumda. Karanlık enerjinin varlığını direkt gözlemleyemediğimiz için yine çevreye olan etkilerinden dolayı onu fark ediyoruz. Artık gözlemlerimizden biliyoruz ki, galaksiler birbirlerinden sadece normal bir hızla uzaklaşmıyor, ivmelenerek artan bir hızda uzaklaşıyor, yani evren sadece genişlemiyor, ivmelenerek genişliyor (2011 Nobel Fizik ödülü bu keşfe verilmişti). Bu ivmelenme için de ekstra bir enerji kaynağının olması gerektiği düşünülüyor. Henüz bilmediğimiz, göremediğimiz bu enerji kaynağına da karanlık enerji diyoruz. Çok uzaktaki galaksilerin bizden sürekli uzaklaştıklarını gözlemlerken, kendi galaksimiz Samanyolu ve komşumuz Andromeda’nın da bulunduğu 50’den fazla galaksinin birbirlerine yaklaştıklarını gözlemliyoruz. Bu küçük galaksiler kümesine Yerel Grup Galaksileri adı veriliyor. Hatta gelecekte galaksilerin birbirlerinden uzaklaşma hızları öyle bir duruma gelecek ki, yaklaşık 2 trilyon yıl sonra evrende kendi galaksimiz ve içinde bulunduğumuz Yerel Grup’a ait galaksiler harici hiçbir şey göremeyeceğiz. Hatta büyük ihtimalle Yerel Grup’taki galaksiler de birbirlerine yaklaştıklarından, ileride çarpışarak tek bir dev galaksiye dönüşecektir. Milyarlarca nesil sonraki torunlarımız eğer gerçekten galaksiler hatta evren çapında işler yapmazlarsa, hangi gezegende yaşıyorlarsa yaşasınlar gökyüzüne baktıklarında sanki küçücük bir evrende yaşadıklarını düşüneceklerdir.

Exit mobile version