Site icon Türkçe Malumatlar

Camilerden Tuvalet Yaptılar! Avrupa’nın Türk Düşmanlığı! 329 Türk-Osmanlı Mimari Eserini Kiliseye Çevirdiler

Ecdadın Mirasına Çekilen Kara Perde: 18 Ülkede 329 Türk Eseri Kiliseye Dönüştürüldü!

Bu toprakların ruhunda yatan sessiz çığlık, on yıl süren amansız bir azmin ardından gün yüzüne çıktı. Yüksek Mimar Mehmet Emin Yılmaz, bir zamanlar üç kıtaya adalet ve medeniyet taşıyan Osmanlı cihan devletinin bıraktığı mimari izlerin peşine düştü. Yaptığı derin ve titiz araştırmada, Türklüğü mührü olan yüzlerce eserin, fetih rüzgârları dindikten sonra acımasızca değiştirildiğini ve özünden koparıldığını belgeledi.

Bu çalışma sadece bir envanter değil, aynı zamanda tarihin göğsüne saplanmış bir hançerin hikâyesidir. Yılmaz’ın 18 ülkede yürüttüğü araştırma, aralarında cami, mescit, tekke ve türbelerin bulunduğu tam 329 Türk mimari yapısının zorla kiliseye dönüştürüldüğünü ortaya koydu.

Minareler Çan Kulesine, Mühürler Duvarlara Gizlendi

Yılmaz, bu trajik dönüşümü “Türk yurdu” olan Balkanlar’dan başlattı. Bulgaristan, Yunanistan ve Macaristan üçgeni, bu utanç verici dönüşümün en yoğun yaşandığı coğrafyalardı. Araştırmasını sadece Balkanlarla sınırlamayıp Cezayir’den Kırım’a, Gürcistan’dan Hırvatistan’a kadar genişleten mimar, karşılaştığı manzarayı şöyle özetliyor:

“Şehir merkezlerinde yükselen anıtsal Türk yapıları ve özellikle de göğe uzanan minareler, bizim bu topraklardaki hâkimiyetimizi ve İslam’ın sembolü oldukları için ilk hedef olarak görüldü. Çok acıdır ki, 1878’de sadece Sofya’da, bir gecede tam yedi minare dinamitlerle yerle bir edildi! Bu, sadece bir yapı yıkımı değil, bir medeniyetin izlerinin silinmesi girişimidir.”

Bu hainlik sadece camilerle sınırlı kalmadı. Hırvatistan’da bir Osmanlı kulesi, Sırbistan’da kervansaraylar, hatta Bektaşi tekkeleri bile sessiz sedasız Ortodoks mabetlerine çevrildi.

Yunanistan’ın Kaybettiği Vicdanı

Dönüşümlerin en yoğun ve en can yakıcı olduğu yer ise Yunanistan oldu. Yılmaz, bu ülkede hala faal olan kiliseye dönüştürülmüş tam 101 Türk eseri tespit etti.

Macaristan İstisnası ve Acı Mukayese

Yılmaz’ın araştırmasında dikkat çeken yegâne onurlu istisna Macarlar oldu. 23 cami ve 5 türbe Macaristan’da dönüştürülmüş olsa da, Mimar Yılmaz bunun altını çiziyor: “Avrupa’da Türk eserlerini kiliseye dönüştürmeyen tek millet Macarlardır. Orada dönüştürülen eserlerin tamamı Avusturya işgali sırasında gerçekleştirilmiştir.”

Bu durum, Macarların tarihe duyduğu saygıyı gözler önüne sererken, eserlerimize en büyük müdahaleyi yapan diğer Batılı milletlerin tarihsel kompleksini ortaya koymaktadır.

Medeniyetin Çöküşü

Yılmaz, bu acı tabloyu Türk milletinin engin hoşgörüsüyle karşılaştırarak, aradaki medeniyet farkını gözler önüne seriyor:

“Mimari yapılara bizim kadar saygılı davranan başka milletler yok.”

Fetihlerin simgesi olan Ayasofya Camii buna en büyük kanıttır. Fatih Sultan Mehmed, 1453’ten itibaren bu muhteşem eseri gözü gibi korumuş; içerideki insan tasvirlerini sadece sıva ile kapatmış, kubbe ve kemer gibi mimari özelliklere hiç dokunmamıştır. Dışarıdan bakıldığında bile kilise olduğu rahatlıkla anlaşılan Ayasofya’nın aksine, kiliseye çevrilen camilerin ana duvarlar hariç tüm kubbe ve kemer gibi Türk mimarisine ait unsurlarının bilinçli bir şekilde yok edildiği tespit edilmiştir.

Yılmaz, ne kadar değiştirilirse değiştirilsin, ana beden duvarlarının hâlâ Kıbleye baktığını belirterek, tespitlerini bu sarsılmaz yöne dayanarak kesinleştirdiğini ifade etti. Bu, imzanın silinmezliğinin en güçlü kanıtıdır.

Exit mobile version