Uygur Türklerini sömüren Çin’in Son Bin Yılda yönetenler Çinli değildi. Çinliler Komünist parti döneminde iktidara geldi. Gelin tek tek inceleyelim.
Yıl 907. Çin’de Liao hanedanı kuruluyor. 218 sene Çin’i yönetiyor. Bu hanedan Kitan kökenlidir. Kitanlar ise (khitan) göçebe bir milletti ve Türk-Moğol kökenliydi.
Gelelim Jin Hanedanına. Jin Hanedanı 1115-1234 Çin’i yönetti. Bu hanedan da Çin değildi. Göçebe kökenliydi. Curçenler tarafından kurulmuştur. Curçenler Tunguz halklarından ve Türk-Moğol göçebeleri ile akrabaydı. Konuştukları dil Türkçeye yakın bir dildir. Curçen kabile şefi Wanyan Aguda, bugünkü Mançurya’da kabileleri birleştirdikten sonra Liao Hanedanı’na karşı isyan etmiş ve 1115 yılında Kin (Jin) Hanedanı’nı kurmuştur.
Sonra ise Cengiz Han’ın torunu Kubilay Han “Yuan” hanedanını kurdu. Günümüzde Pekin diye bilinen şehri başkent yaptı ve dünyanın en güzel başkentlerinden biri oldu.
Sonra Mingler geldi. Mingler ise Çin kökenliydi ama sadece 276 sene Çin’i idare etti.
Minglerden sonra Kin hanedanı geldi. Kin Hanedanı Mançu kökenliydi. Mançular 300 sene Çin’i yönetti. Mançular da Çinli değildir. Türk-Moğol göçebeleri ile akraba olan Tunguzlardan gelmektedirler.
Sonra 1949’da ise Komünist Çinliler Çin’in başına geldi ve Çinliler Çin’i yönetmeye başladı. Çin bile Çin’in toprağı değilken Doğu Türkistan Nasıl Çin’in toprağı oluyor?
Doğu Türkistan zenginyeraltı kaynaklarına sahip olduğu için Komünist Çinliler tarafından işgal edildi ve günümüzde de bu işgal devam etmektedir. Doğu Türkistan yüzölçümü olarak iki tane Türkiye kadar alan kaplamaktadır.
Çin sadece Uygur Türklerine ait Doğu Türkistan’ı sömürgeleştirmedi. Tibet, Mançurya ve İç Moğolistan’ı da sömürgeleştirdi.
Doğu Türkistan, Çin’in Orta Asya’ya açılan kapısıdır ve jeopolitik olarak hayati öneme sahiptir:
- İpek Yolu’nun Kalbi: Bölge, Çin’in küresel altyapı projesi olan “Tek Kuşak, Tek Yol” (Belt and Road Initiative – BRI) için kilit bir koridordur. Bu, Çin’in Batı ve Orta Asya’ya ulaşan ticaret ve enerji yollarını kontrol etmesini sağlar.
- Tampon Bölge: Rusya, Pakistan ve Orta Asya ülkeleri ile sınır komşusu olması nedeniyle, Çin’in batı bölgeleri için güvenlik ve tampon bölge görevi görür.
Doğu Türkistan, Çin’in enerji ve maden ihtiyacının büyük bir kısmını karşılayan, ülkenin en zengin bölgelerinden biridir:
- Enerji Kaynakları: Çin’in devasa petrol, doğal gaz ve kömür rezervlerinin önemli bir kısmı bu bölgede bulunur. Çin, Sincan’ı ülkenin en büyük petrol ve doğalgaz üretim üssü yapmayı hedeflemektedir.
- Madenler: Uranyum, platin, altın, gümüş, demir, bakır, krom ve nadir toprak elementleri dahil olmak üzere 100’den fazla maden türü tespit edilmiştir. Bu kaynaklar büyük ölçüde Çin’in iç bölgelerindeki sanayiye taşınır.
- Su Kaynakları: Kurak olmasına rağmen, bölgedeki ırmak ve göller tarım ve sanayi için önemli su kaynağı sağlar.
Çin, bölgenin ekonomik kalkınmasını yerel halkın refahı yerine Han Çinlilerinin çıkarlarına hizmet edecek şekilde yönlendirmektedir:
- Zorla Çalıştırma: Uluslararası raporlar, toplama kamplarında veya zorla çalıştırma merkezlerinde tutulan Uygur ve diğer Türk azınlıkların, özellikle pamuk ve tekstil başta olmak üzere çeşitli sektörlerde ücretsiz veya çok düşük ücretli zorunlu işgücü olarak kullanıldığını iddia etmektedir. Bu durum, Çin ekonomisine büyük bir maliyet avantajı sağlamaktadır.
- İstihdam Ayrımcılığı: Yeni açılan iş ve sanayi alanlarında, yerel Uygur halkı yerine, planlı göç politikasıyla bölgeye getirilen Han Çinlileri tercih edilmekte, yerel halk işsiz kalmakta veya vasıfsız işlere mahkûm edilmektedir.
- Han Göçü: Çin hükümeti, bölgenin demografik yapısını değiştirmek amacıyla Han Çinlilerinin Sincan’a kitlesel göçünü teşvik etmektedir. Bu göç, bölgenin kaynaklarının ve ekonomisinin yerel Türk halkının elinden çıkmasına neden olmaktadır.
Ekonomik sömürünün yanı sıra, Çin’in politikaları doğrudan bölgenin kültürel kimliğini ve insan sermayesini hedef almaktadır:
- Eğitim ve Kültür Politikaları: Uygur Türkçesinin eğitim ve kamusal alanda yasaklanması ve Çincenin dayatılması, kültürel kimliği eritme amacı taşır.
- Toplama Kampları: Milyonlarca Uygur ve diğer Türk azınlık, “yeniden eğitim” adı altında toplama kamplarında tutulmuş, bu kamplarda zorla ideolojik beyin yıkama, işkence ve fiziksel şiddet uygulandığı bildirilmiştir.
- Doğum Kontrolü: Uygur kadınlarına yönelik zorla kürtaj ve kısırlaştırma politikaları uygulanarak nüfus artışı kontrol altına alınmaya çalışılmaktadır.
- Dinsel Baskı: İslamiyet’in kamusal ve özel alandan çıkartılması, camilerin yıkılması veya kontrol altına alınması gibi politikalarla din özgürlüğü kısıtlanmıştır.
Bu politikaların genel sonucu, Doğu Türkistan’ın zengin kaynaklarının merkeze (Pekin’e) akıtılması ve yerel halkın siyasi, kültürel ve ekonomik olarak dışlanmasıyla bölgenin modern bir iç sömürgeye dönüştürülmesidir.
