Site icon Türkçe Malumatlar

Himalaya Dağları Nasıl Oluştu?

Himalaya Dağları’nın doğuşu, aslında gezegenimizin en büyük ve en uzun süren trafik kazasıdır. Bu, iki devasa kıta kütlesinin birbirine çarparak gökyüzüne doğru itilmesiyle ortaya çıkan destansı bir hikayedir.

Hint Kıtasının Çılgın Yolculuğu

Hikayemiz yaklaşık yetmiş milyon yıl önce başlıyor. Bugünkü Hindistan topraklarının bulunduğu kara parçası (Hint Levhası), o zamanlar tek başına bir “ada kıtaydı”. Afrika’dan koptuktan sonra, yılda yaklaşık 15 santimetrelik akıl almaz bir hızla (bir jeolojik levha için neredeyse bir yarış hızıdır bu) kuzeye doğru yüzmeye başladı. Önünde ise devasa bir engel, bütün Asya kıtasının büyük bir kısmını oluşturan Avrasya Levhası duruyordu.

Kıyametin Çarpışması

Yaklaşık 50 milyon yıl önce bu iki kıta karşılaştı. Normalde bir levha diğerinin altına dalar ama bu ikisi de kalın ve yoğun olduğundan, hiçbiri teslim olmadı. İki devasa kara parçası, yüz binlerce kilometrekarelik alanda birbirini öyle bir güçle itmeye başladı ki, sonuç kaçınılmazdı: Yer kabuğu yukarı doğru kıvrılmak, katlanmak ve kalınlaşmak zorundaydı.

Düşünün ki, bir masayı iki taraftan aynı anda itiyorsunuz ve masa örtüsü ortadan buruşup yükseliyor. Himalaya Dağları da, bu muazzam itme gücünün eseri olarak yavaşça gökyüzüne doğru yükseldi. Bu baskı hâlâ devam ediyor, yani Everest ve diğer zirveler hala büyüyor.

Bu çarpışmanın en şaşırtıcı kanıtı ne mi? Everest’in zirvesinde bulunan deniz canlılarına ait fosiller. Bu bize, dünyanın en yüksek noktasının bile bir zamanlar okyanus tabanı olduğunu, iki kıtanın birbirine vurduğu dehşetengiz güçle gökyüzüne fırlatıldığını gösterir. Himalayalar, gezegenimizin geçirdiği en büyük tektonik hesaplaşmanın canlı anıtıdır.

Exit mobile version