Site icon Türkçe Malumatlar

Türkler Yecüc Mecüc mü? Zülkarneyn Oğuz Kağan mı Yoksa Büyük İskender mi?

Oğuz Kağan’ın Zülkarneyn olduğu söyleniyor. Arkadaşlar, bunu kim uydurdu bilmiyoruz ancak bu tarihi çarpıtmaktır. Zülkarneyn Oğuz Kağan olamaz çünkü Zülkarneyn’in Yecüc-Mecüc’e karşı Sed yani büyük duvarlar ördüğü bilinmektedir. Tarihin en büyük duvarını ise Çinliler Türklere karşı ördü. Ayrıca pek çok Arap kaynağında da Türklerden Yecüc ve Moğollardan Mecüc diye bahsedilir. Zülkarneyn Oğuz Kağan değildir, Makedon Fatih Büyük İskender’in profiline daha uygundur. Yecüc-Mecüc (Türk-Moğol) toplumları Sed ören kavimlere saldırmasıyla ünlüdür.

Zülkarneyn’in Büyük İskender Olduğuna Dair Kanıtlar

Zülkarneyn (Arapça’da “İki Boynuzlu” anlamına gelir), Kur’an’ın Kehf Suresi’nde (ayet 83-101) doğuya, batıya seferler düzenleyen ve Ye’cüc ile Me’cüc arasına demirden bir sed çeken adil bir hükümdar olarak anlatılır. İskender’in Zülkarneyn olduğu düşüncesi, İslam’ın ilk dönemlerinden beri güçlüdür ve büyük ölçüde Helenistik ve Hristiyanlık öncesi Arap anlatılarına dayanır.

1. İki Boynuzlu İmajı (Zülkarneyn)

2. Coğrafi Fetihler

3. Kaynaklardaki İlişkilendirme

Ye’cüc ve Me’cüc ile Türkler

Zülkarneyn’in seddi ve Ye’cüc ve Me’cüc (Yecüc Mecüc) kıssası, konuyu doğrudan Türklere bağlayan teorilerin odağıdır. Bu iddialar genellikle modern dönemde ortaya atılmış veya eski kaynakların bu yönde yorumlanmasına dayanır.

1. Çin Seddi ve “Türklere Karşı Örülme” İddiası

2. Arap Kaynaklarında Türklere “Ye’cüc/Me’cüc” Denilmesi İddiası

Hun Türklerinin tarih boyunca yaptıkları eylemler ve diğer medeniyetlerle olan ilişkileri, özellikle Antik Roma ve Çin kaynaklarında genellikle “barbarlık” (vahşet, yıkıcılık) olarak nitelendirilmiştir. Bu bakış açısı, göçebe bozkır kültürünün yerleşik, tarım temelli imparatorluklarla (Roma ve Çin) yaşadığı çatışmalardan ve kültürel farklılıklardan kaynaklanmıştır.

Hunların eylemleri, yerleşik imparatorluklar için öncelikle düzensizlik, yıkım ve öngörülemezlik anlamına geliyordu.

1. Yerleşik Medeniyetlere Karşı Yıkıcı Akınlar (Batı ve Doğu)

Hunların en belirgin eylemi, yerleşik uygarlıkların sınırlarına düzenledikleri hızlı ve acımasız akınlardı.

2. Savaş Yöntemleri ve Acımasızlık Algısı

Hunların savaş taktikleri ve esirlere karşı tutumları, Romalılar tarafından özellikle vahşi ve merhametsiz olarak görülüyordu.

3. Batı Roma İmparatorluğu Üzerindeki Etkileri

Batı Roma İmparatorluğu’nun çöküş sürecinde Hunların rolü, onların “barbarlık” imajını pekiştiren en önemli unsurdur.

Türk topluluklarını, İslami literatürde kıyamet alameti olarak geçen Ye’cüc ve Me’cüc (Gog ve Magog) ile ilişkilendiren veya bu kavimlere benzeten görüşler, özellikle Orta Çağ Arap ve Fars coğrafya ve tarih yazımı geleneğinde ortaya çıkmıştır.

Bu durum, genellikle tarihçilerin değil, coğrafyacıların ve kozmografyacıların Orta Asya’daki bilinmeyen, dağınık ve savaşçı göçebe halkları tanımlarken İslami mitolojiye referans vermesiyle ilgilidir.

İşte Türkleri (veya Türklerin atalarını oluşturan grupları) Ye’cüc ve Me’cüc ile ilişkilendiren görüşleri ileri süren veya bu görüşlere atıfta bulunan öne çıkan bazı tarihçiler ve coğrafyacılar:

1. İslam Coğrafyacıları ve Kozmografyacıları

Bu dönem yazarları, Kuzey’deki (Kafkaslar ve Hazar Denizi’nin kuzeyi) bilinmeyen ve tehditkar halkları tanımlamak için Ye’cüc/Me’cüc mitini kullanmışlardır. Türkler, bu dönemde bu coğrafyalarda aktif olan başlıca gruplardı.

2. Geç Dönem İslam Kaynakları

Daha sonraki dönemlerde yazılan bazı coğrafi ve efsanevi eserlerde ise bu ilişkilendirme daha belirgin hale gelmiştir:

Exit mobile version