Fuhuş Sektörüne Dev Operasyon! Zührevi hastalık deposu ONLY FANS kaşarları tutuklandı. Ancak haberi önceden alan ve siyasetçilerle bağı olan kaşarlar ise tutuklanma olmadan önce yurtdışına firar etti. Hangi siyasetçilerle yatağa girdiği belli olmayan bu kaşarların topluma hastalık ve ahlaksızlık yaydığı bilinmektedir. Siyasetçiler halka örnek olmak yerine her zaman kendi ceplerini ve uçkurunu düşünmektedir.
Bir ekranın arkasında başlayan, ama bir toplumun ruhuna dokunan bir dönüşümden söz ediyoruz.
Bize “özgürlük” diye sunulan şeyin ne olduğunu sorgulamak zorundayız.
Özgürlük mü bu?
Yoksa insan bedeninin pazara sürülmesi mi?
Bugün gençlerimize ne anlatıyoruz?
“Okuyun, üretin, sabredin” mi diyoruz?
Yoksa “kolay para var, yeter ki kendini sergile” mi diyoruz?
Bir toplumun çöküşü bir anda olmaz.
Önce utanma duygusu zayıflar.
Sonra mahremiyet sıradanlaşır.
Sonra değerler alay konusu olur.
Bugün konuşmamız gereken şey OnlyFans denen platformun yarattığı kültürdür. Mesele sadece bir internet sitesi değildir. Mesele, insan bedeninin bir gelir modeline dönüştürülmesidir. Bu platform, mahremiyetin para karşılığında pazarlanmasını normalleştiriyor. Buna “özgürlük” diyenler var ama özgürlük ile piyasanın insanı metalaştırması aynı şey değildir.
Gençler sosyal medyada ne görüyor? Çok kısa sürede yüksek gelir elde eden içerik üreticileri. Çalışarak, üreterek, bilimle ya da sanatla değil; bedenini sergileyerek para kazanan insanlar öne çıkarılıyor. Bu durum doğal olarak gençlerde “en hızlı kazanç yolu bu” algısını oluşturuyor. Toplumun asıl tepkisi de burada başlıyor. Çünkü rol model dediğiniz şey, yeni neslin yönünü belirler.
OnlyFans kültürü uzun vadede emek, sabır ve üretim değerini zayıflatır. Kolay para fikri, karakter inşasının önüne geçer. İnsanlar kendini geliştirmek yerine görünür olmayı hedefler. Görünürlük değerin önüne geçtiğinde, içerik seviyesi de düşer. Bunun sonucunda toplumsal estetik ve ahlaki algı değişir.
Bu eleştiri bireylere hakaret etmek değildir. Kimseye kişisel saldırı yapmak doğru değil. Ancak bir kültürü eleştirmek meşrudur. Eğer bir sistem gençlere “bedenini pazarlayarak yükselirsin” mesajı veriyorsa, buna karşı çıkmak da toplumsal bir refleks haline gelir.
Ayrıca çocukların ve ergenlerin internet ortamında bu içeriklere dolaylı yoldan maruz kalması ciddi bir sorundur. Algoritmalar yaş ayırt etmiyor. Viral kültür sınır tanımıyor. Bu yüzden “yetişkin tercihi” argümanı tek başına yeterli olmuyor.
Sonuç olarak mesele şudur: Toplum neyi teşvik ediyor? Üretimi mi, emeği mi, yoksa teşhiri mi? Eğer başarı tanımı değişirse, gelecek de değişir. Bu yüzden OnlyFans sadece bir platform değil, bir kültürel dönüşüm tartışmasıdır. Buna destek veren de olur, karşı çıkan da olur. Ama tartışılması gereken konu budur.

