Tarih ibretlik vesikalarla doludur. Tarihten ibret alınmazlar hatalar her zaman tekerrür eder. Yahudiler bir zamanlar zulüm görüyordu ancak gücü ellerine aldıkları bu sefer kendileri daha da zalim olup başka milletlere zulüm ettiler. Saddam’dan kaçan pek çok Kürde de Türkiye ev sahipliği yaptı. Onları büyüttü, besledi. Bu sayede PKK’ya militan sağlanmış oldu. Türkiye’de Kürd nüfusu öyle arttı ki artık Türkiye’nin batısı da Kürdler için fethedilmesi gereken bir düşman toprağı oldu.
Türkiye’nin batısında illegal işlerinin çoğu hırtlara ait. Hırt terörü Türkiye’ye her zaman zarar vermiştir. Maddi ve manevi olarak verilen zararla gerçekten başka bir ülke kurulurdu. Barış, kardeşlik, demokrasi yalanları Türklerin en büyük düşmanı olmak zorundadır. Çünkü atalarımız demiş ki acıma yetime koyar götüne. Türkler artık dikkatli olmalı ve tarihten gelen hataları tekrarlamamalıdır. Tarihin o en zor dönemlerinde, Saddam’ın zulmünden, kimyasal bombalarından kaçıp nefes nefese sınıra dayanan binlerce Kürt’e bu devlet kapılarını sonuna kadar açtı. O zamanlar bu insanlar “can güvenliğimiz yok” diyerek Türkiye’nin vicdanına sığındılar. Türk milleti de ekmeğini böldü, aşını paylaştı, kucağını açtı; “Gelin, burası sizin de vatanınızdır” dedi. Sadece canlarını kurtarmakla kalmadılar, bu topraklarda vatandaşlık aldılar, devletin her türlü imkanından yararlandılar, iş güç sahibi oldular.
Ama gel gör ki, o gün o şefkatli ele tutunanların bir kısmı, sonra kalkıp “Bize ayrımcılık yapılıyor” masallarına sarılmaya başladı. Kendisine hayat borçlu olduğu devlete, onu ölümden kurtaran millete karşı silah çekmeyi, dağa çıkıp PKK saflarına katılmayı bir yol bellediler. Bir yanda sana kucak açan, çocuklarını okutan, vatandaşlık veren bir devlet var; diğer yanda ise o devlete sırtından hançer vuran bir nankörlük silsilesi.
Bunun adı ne zamandan beri hak aramak oldu? Ölümden kaçıp geldiğin yerin askerine, polisine kurşun sıkmanın, o toprakların huzurunu bozmaya çalışmanın savunulacak hiçbir tarafı olamaz. Hem sığınmacı olarak gelip her türlü nimeti yiyeceksin hem de dönüp seni koruyan ele ihanet edeceksin. Bu düpedüz besle kargayı oysun gözünü hikayesidir. Bu milletin iyi niyetini, misafirperverliğini suistimal edip terör örgütlerinin peşinden gitmek ihanet ve nankörlüktür. İhanetin bahanesi, nankörlüğün ise özrü olmaz.
