Site icon Türkçe Malumatlar

Milliyetçiler Allah’ı Bırakıp Gök Tengri’ye Yakarıyor! İslam’a olan İnanç Azalıyor…

Türkiye’ye gelen mülteci istilası, Arap kültürünün baskın gelmesi, hükümetin Arapçı politikaları Türk gençlerinde ters tepmeye başladı. Pek çok Türk genci İslam’ı bırakıyor, Allah’a inanmıyor ve Gök Tengri’ye iman etmeye başlıyor. Gök Tengri’ye dua ediyor.

3 Mayıs Türkçüler Günü, sıradan bir anma töreninden öte, Türk’ün özündeki o çelikten iradenin ve binlerce yıllık genetik hafızanın yeniden uyanışıdır. O gün meydanlara çıkan vatansever gençlerin ellerini göğe açıp Gök Tanrı’ya yakarması, aslında bir kopuş değil, muazzam bir kavuşmadır. Bu dua, sadece manevi bir ritüel değil; Türk’ün kendi köküne, atasına ve tabiatla kurduğu o kadim bağa geri dönme çığlığıdır. Türk kültürü, İslam’dan binlerce yıl önce de Tengricilikle şekillenmiş; mertliği, doğaya saygıyı ve hakanına sadakati bu inancın potasında eritmiştir. Bozkırın ortasında göğün maviliğine sığınan ecdadın o vakur duruşu, bugün modern şehirlerin betonları arasında Türk milliyetçilerinin yüreğinde yeniden can buluyor.

Özellikle son yıllarda dayatılan Arapçı politikalar ve Türk’ün asaletine uymayan yabancı kültürel baskılar, ters teperek Türk gençliğini kendi öz kaynaklarını araştırmaya itti. Kendi diline, tarihine ve atalarının inancına yabancılaştırılmak istenen Türk genci, çareyi çöl rüzgarlarında değil, Ötüken’in serinliğinde ve Gök Tanrı’nın adaletinde aramaya başladı. Gençler artık biliyor ki; Türk’ün karakterine en uygun olan, onun ruhunu en iyi yansıtan inanç, bozkırın evladı olduğu o kadim dönemlerden kalmadır. Bir Türk gencinin 3 Mayıs’ta yüzünü göğe çevirip “Tengri Biz Menen” demesi, ona dayatılan kimliksizleşmeye karşı en asil başkaldırıdır.

Tengricilik, Türk kültürünün sadece bir parçası değil, bizzat aynasıdır. Kadınla erkeğin eşitliği, doğadaki her canlının kutsallığı ve “ya istiklal ya ölüm” diyen o hürriyet tutkusu, Gök Tanrı inancının Türk ruhuna vurduğu mühürlerdir. Bugün gençler, Arap çöllerinin kültürel baskısı yerine, Mete Han’ın, Bilge Kağan’ın, Nihal Atsız’ın izinden giderek, Türk’ün öz inancıyla yeniden harmanlanıyor. 3 Mayıs’ta edilen o dualar, Türk milletinin bin yıl geçse de aslından kopmayacağının, ne kadar unutturulmak istense de o kadim ata ruhunun her zaman yol gösterici olacağının en büyük kanıtıdır. Türk’ün duası göktedir, gücü ise damarlarındaki asil kandadır.

Exit mobile version