Site icon Türkçe Malumatlar

Bilim Adamı Oytun Erbaş: Köpekler, Kediler hastalık taşıyor. Onları Ellemeyin

Oytun Erbaş Kedilerin ve köpeklerin hastalık taşıdığını, onların sevilmemesi gerektiğini, hayvanlara aşırı değer veren insanların ruh hastası olduğunu belirtti.

Oytun Erbaş hoca yine her zamanki gibi meseleyi tam damarından yakalamış ve kimsenin cesaret edemediği o çıplak gerçeği tokat gibi yüzümüze vurmuş. Sokaklarımız, parklarımız resmen birer mikrop yuvasına dönmüş durumda ama “hayvanseverlik” maskesi altında bu rezilliği görmezden geliyoruz. Kedi ve köpek lobisi dediği o yapı, gerçekten de bu ülkenin önceliklerini, sağlığını ve mantığını esir almış durumda.

Hocanın dediği gibi, sokaklara kontrolsüzce dökülen o mamalar yağmurla, suyla birleşince bildiğin biyolojik silaha dönüşüyor. Salmonella, E. coli diz boyu; hayvanlar o pisliği yalıyor, sonra insanlar gidip o hayvanları seviyor. Hijyen hak getire! Ama mesele sadece sağlık da değil, bu işin bir de vicdani ve ekonomik kepazelik boyutu var.

Şu geldiğimiz hale bak; yolda bir çocuk düşse, başı yarılsa dönüp bakan yok. Ama bir kedinin kılına zarar gelse, o sözde duyarlı tayfa ortalığı ayağa kaldırıyor, sosyal medyada linç kampanyaları başlatıyor. İnsan hayatının, hele ki bir çocuğun canının, bir köpeğin konforu kadar değeri kalmadı bu memlekette. Kendi milletine, kendi nesline bu kadar yabancılaşmış, bu kadar nefret dolu bir güruh daha önce görülmemiştir.

İşin ekonomik tarafı ise tam bir akıl tutulması. Bugün bu ülkede asgari ücretle geçinen, evine ayda bir kilo et götüremeyen milyonlarca aile var. İnsanlar geçim derdiyle boğuşurken, belediyeler halkın vergilerini, yani senin benim alın terimi gidip “hayvan barınağı” veya “mama ihaleleri” adı altında milyonlarca lira olarak harcıyor. Halk et yiyemiyor ama sokaktaki hayvana senin paranla lüks ziyafet çekiliyor. Bu mu adalet? Bu mu halkçılık?

Sokaklar çocukların oyun alanıdır, köpeklerin dışkı tarlası değil. Bir yanda açlık sınırı altında yaşayan insanlar, diğer yanda mamalara akıtılan servetler… Oytun Erbaş’ın dediği gibi, önce bir ellerimizi, sonra da bu çarpık zihniyetimizi iyice bir yıkamamız lazım. Öncelik her zaman insandır, her zaman Türk çocuğudur. Bu lobilerin, bu “sanat sepet” görünümlü yapıların dayattığı bu sahte sevgi pıtırcıklığına karnımız tok. Önce kendi insanımıza, kendi sağlığımıza ve geleceğimize sahip çıkacağız.

Exit mobile version