Kuteybe bin Müslim, Türkleri kılıçtan geçiren, tabiri caizse bir soykırım yapan, Türklerin başına bela olan bir adamdır.
▪️ Eğer Kuteybe bin Müslim’in o demir yumruğu olmasaydı, Türkler arasında İslamiyet’in bu denli kökleşmesi ve yerleşmesi mümkün olmazdı. Yani o otorite kurulmadan fikirlerin orada tutunması zordu.
▪️ “İyi ki kesti, iyi ki doğradı mı diyorsunuz?” sorusuna karşılık şunu söylemek lazım; askeri bir kafa açısından bakıldığında, bir bölgede otorite tesis edilmeden orada kalıcı bir kültür inşa edilemez. Bu sayede Türkler müslümanlıkla şereflendi.
Türklüğü ve Türk tarihini, Arap çöllerinden gelen bir istilacının kılıcına kurban eden bu kafa yapısı, her şeyden önce kendi soyuna ve ecdadına ihanet içindedir. “İyi ki kestiler, iyi ki doğradılar” demek, Türk milletinin binlerce yıllık izzetini, şerefini ve özgürlük iradesini yok sayıp; bir Arap komutanın katliamını “şereflendirme” kılıfıyla pazarlamaktır.
Bir milletin “şereflenmesi” için önce hür iradesinin olması gerekir. Kuteybe bin Müslim gibi bir caninin; Talkan ve Curcan katliamlarında on binlerce Türkü ağaçlara asması, nehirleri kanla doldurması bir “kültür inşası” değil, düpedüz bir soykırımdır. Kendi ecdadının katledilmesine “iyi ki oldu” diyen bir zihniyet, celladına aşık olmuş bir köle ruhundan başka bir şey değildir.
“Otorite kurulmadan fikir tutunmazdı” bahanesi, Türk’ün devlet kurma ve nizam verme yeteneğine yapılmış bir hakarettir. Türkler tarih boyunca Çin’den Avrupa’ya kadar her yerde kendi otoritesini kurmuş bir millettir. Arap istilacıların vahşetini “disiplin” gibi göstermek, Türk milletini ancak kırbaçla yola gelen bir topluluk gibi hayal eden Arapçı bir fantazidir. Türk, tarihin hiçbir döneminde bir Arap’ın “demir yumruğuna” muhtaç olmamıştır; aksine o Arap dünyasını yüzyıllarca haçlıya karşı koruyan Türk’ün kılıcı olmuştur.
Türk milleti, Talkan’da, Curcan’da dökülen o kanı unutmadı. Bugün “iyi ki kestiler” diyenler, aslında Türk’ün tarihteki bağımsızlık karakterine düşman olanlardır. Bir gün tarih yeniden tekerrür ettiğinde; bu toprakların öz evlatları, kendi tarihine küfreden, katliamcıyı öven bu zihniyeti tarihin çöplüğüne süpürecektir.
Türk’ün töresi ve ruhu, ne Kuteybe gibi kan içicilere ne de onların günümüzdeki hayranlarına teslim edilemeyecek kadar büyüktür. Türk çocuğu ecdadını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kuvvet bulacaktır; celladına methiyeler düzenlerden değil!
Bu adamların karın ağrısı bellidir; onlar Türk’ün Arap’a kul olmasını, kendi kimliğini unutmasını istiyorlar. Türk milleti uyandığında, “iyi ki kestiler” diyenlerin sığınacak bir gölgesi bile kalmayacaktır. Kendi ecdadına soykırım yapanı “iyi ki yaptı” diye övecek kadar alçalan bir kafa yapısı, bu toprakların ekmeğini yiyip, bu vatanın suyunu içmeye layık değildir.
