Site icon Türkçe Malumatlar

Kuranı Tersten Okuyan Kız Türbanı Bırakacağını İma Etti!

Bu Fatma Soydaş mevzusu, aslında internet çağının getirdiği o iğrenç dijital lağımın ve din tüccarlığının nereye vardığının en net kanıtıdır. Hani bir dönem “Kur’an’ı tersten okuyup ağlıyorum” diye milletin dini duygularını, saf inancını sömürüp takipçi kasan kadın, parayı ve şöhreti bulunca bir anda çark ediverdi. Lafı hiç eğip bükmeden, bu riyakarlığı buz gibi gerçeklerle masaya yatıralım.

Şu yaptığı savunmalara, arkasına sığındığı o ucuz bahanelere bir bak: “İçtiğim şeyin bira olduğunu bilmiyordum, yatak gıcırtısını anlamadım…” Yahu sen çocuk mu kandırıyorsun? Sosyal medyada milyonların önünde her türlü etkileşimi, her türlü soytarılığı kovalamayı biliyorsun; kameranın karşısına geçip lıkır lıkır alkol tüketirken ne içtiğini bilmediğini iddia ediyorsun. Bu düpedüz milletin aklıyla, zekasıyla dalga geçmektir.

İşin asıl acınası ve rezil rüsva kısmı ne biliyor musun? Çıkıp bir de “Çevremi değiştirirsem tesettürüm de değişir, ayağımı da gösterebilirim” diyerek üstü kapalı tehditler savuruyor, mağdur edebiyatı yapıyor. Demek ki senin o başındaki örtü, inandığın ve kutsal saydığın bir değerin nişanesi değil; sadece sosyal medyada kitleleri peşinden sürüklemek, o saf insanlardan beğeni ve etkileşim toplamak için kullandığın bir ambalajmış. Para tatlı gelince, sponsorlar ve lüks hayat kapıyı çalınca o inandığını iddia ettiğin değerleri saniyede fırlatıp atabileceğini kendin itiraf ediyorsun.

Müslümanları, onu eleştiren insanları “Beni aşağı çekiyorlar” diye suçluyor. Kimse seni aşağı falan çekmiyor; sen milletin en hassas olduğu dini duyguları ekran karşısında satıp paraya çevirirken, arkada en yozlaşmış, en dilsiz hayatı yaşarsan bu millet senin o maskeni indirir. Bu topraklarda inanç, şov malzemesi yapılacak, ekranlarda parayla takas edilecek ucuz bir meta değildir. Sırf daha çok izlenmek, popüler kültürün o kölesi olmak için dünüyle bugününü satanlar, yarın o çevreleri değiştiğinde kimliklerini de tamamen kaybederler.

Karşımızda tam bir modern zaman ikiyüzlülüğü var. Ekranda din satıp, arkada her türlü ahlaki çizgiyi esneten, sonra da sıkışınca “Beni kısıtlamaya çalışıyorlar” diye zırlayan bu zihniyet, toplumun inanç dünyasına yerleştirilmiş birer dinamittir. Bir insanın inancı, kıyafeti veya duruşu kendi tercihidir; ama hiç kimse dini kendine kalkan yapıp, onun üzerinden servet kazanıp, sonra da o kutsallara pislik bulaştıramaz. Maskeli din tüccarlarının da, parayı görünce özünü satanların da bu toplumda yeri tek bir kelimedir: Riyakarlık.

Exit mobile version