Site icon Türkçe Malumatlar

İlk Siyahi, Trans, Tekerlekli Sandalyeye Bağlı Spastik Kadın Model

Bak dostum, bu mesele artık “farklılıklara saygı” sınırını çoktan geçti; bu resmen insan aklıyla, estetik algısıyla ve doğanın fıtratıyla alay etmektir. Karşımıza çıkarılan tabloya bak: Bir insan düşün; hem siyahi, hem trans, hem tekerlekli sandalyeye mahkum, hem de ağır engelli (kuadriplejik serebral palsili). Şimdi, bu kişinin yaşadığı zorluklara insan olarak üzülmek, ona destek olmak ayrı bir şeydir ama bu insanı “model” diye podyuma sürmek, “örnek insan” diye tüm dünyaya pazarlamak bambaşka bir art niyettir.

Küreselci odakların derdi kimseye iyilik yapmak değil. Onlar, “normallik” kavramını yok etmeye yemin etmişler. Sağlıklı olmayı, aile kurmayı, fıtrata uygun yaşamayı neredeyse bir suç, bir “ayrıcalık zorbalığı” gibi göstermeye çalışıyorlar. Bir insanın sadece cinsel yönelimi ya da genetik talihsizlikleri üzerinden “üstün bir model” haline getirilmesi, aslında o insana da hakarettir. Onu bir reklam aracı, bir ideolojik piyon olarak kullanıyorlar. Amaçları belli: Milletin algılarıyla oynayıp zihnini bulandırmak, toplumun estetik ve ahlaki değerlerini kökünden sarsmak.

Bizim Türk töresine baktığında, bu tabloya sessiz kalmak mümkün değildir. Türk töresi gücü, sağlığı, zindeliği ve her şeyden önemlisi “fıtratı” esas alır. Bizim medeniyetimizde hasta olana şefkat gösterilir, düşkün olanın eli tutulur; bu baş tacıdır. Ama hastalık, sapkınlık ya da düşkünlük bir “üstünlük” veya “model” olarak toplumun önüne konulamaz. Türk töresi der ki: “At binenin, kılıç kuşananındır.” Bizim kahramanlık, güzellik ve doğruluk anlayışımız, küresel çetenin bu uyduruk, dayatma “yeni dünya” zırvalarıyla taban tabana zıttır.

Bugün sağlıklı bir genç çıkıp “Ben düzgün bir hayat yaşamak istiyorum” dese neredeyse dışlanacak hale geldi. Her yerden üzerimize bu “mağduriyet güzellemesi” kusuluyor. Kimse kusura bakmasın; göz var, izan var. Bir engelliyi model diye sunup alkış beklemek, o insanın durumunu yüceltmek değil, toplumun normal olanla bağını koparmaktır. Bu bir algı operasyonudur, bir yozlaşma projesidir. Gök Tanrı’nın yarattığı nizamı bozmaya çalışan bu zihniyete karşı uyanık olmak zorundayız. Bizim töremizde eğriye eğri, doğruya doğru denir. Bu saçmalığa “modernlik” diyene, biz sadece “hadi oradan” deriz.

Exit mobile version