Karşımızda “bilim anlatıyorum” maskesi takıp aslında bildiğin ideolojik bir ajandanın borazanlığını yapan bir tip var. Bilim adamı dediğin tarafsız olur, elindeki veriye bakar; ama bu zat maşallah her taşın altından çıkıyor. Amerika’da konforlu koltuğuna yayılıp Türkiye’nin sokaklarındaki köpek sorunundan tut, demografik yapısını bozacak mülteci meselesine kadar her konuda “en modern” ve “en hümanist” takılıp akıl veriyor. Madem çok biliyorsun, madem mülteci savunuculuğu yapacaksın, gel o kaosu yerinde yaşa; orada, binlerce kilometre öteden boş konuşmak kolay.
Asıl komik ve trajik olanı ise “bilimsel makale” adı altında sunduğu o saçma sapan içerikler. Dünya Epstein gibi bir küresel pislikle, çocuk istismarı ağıyla çalkalanırken, bu sözde bilim insanı çıkıp Hitlerin penisiyle dalga geçiyor. Bu mu senin bilim anlayışın? Küresel elitlerin pisliklerine gelince ağzını bıçak açmıyor ama işine gelince toplumun sinir uçlarıyla oynamayı iyi biliyorsun. Milletlerin yok olması gerektiğini, melezleşmenin “sağlıklı” olduğunu savunmak bilim değil, resmen toplum mühendisliğidir, küreselcilerin ekmeğine yağ sürmektir. Türk milletinin genetiğiyle, yapısıyla derdin ne?
İşin ucu İsrail’e, Mossad’a veya fonlara dokunduğunda ise kimseden ses çıkmıyor. Bilim adı altında millete “modernlik” pazarlarken, anti-İslam takılıp işine geldiğinde gelenek savunuculuğu yapması tam bir ikiyüzlülük. Bu fonların, bu israil seviciliğinin kaynağı belli; kimden para alıyorsan onun düdüğünü çalıyorsun. Bilim senin için sadece bir kılıf, asıl amacın bu toprakların değerlerine, birliğine ve geleceğine operasyon çekmek. Amerika’daki evinden Türkiye’ye nizam vermeye kalkma, o “bilim” dediğin masalları da git seni fonlayanlara anlat. Bu millet senin neye hizmet ettiğini çok iyi görüyor, o sahte gülüşün arkasındaki ajandayı artık kimse yemiyor.
