Şu manzaraya bakınca insanın asabı bozuluyor, “medeni Avrupa” masalının nasıl bir illüzyon olduğu bir kez daha suratımıza çarpıyor. Yıllardır bu adamları bize “üstün ırk”, “beyaz medeniyet”, “etik değerlerin kalesi” diye pazarladılar. Alın size medeniyet! Kendi ülkelerinde polisten ve astronomik cezalardan korktukları için kedi gibi uysal olan bu tipler, ayaklarını Türkiye toprağına bastıkları an içlerindeki o çirkin, hırsız ruhu dışarı kusuyorlar. Adamlar Taksim’in ortasında, ekmeğinin peşinde koşan gariban bir kuryeyle dalga geçip yemeğini çalıyorlar. Bu sadece bir hırsızlık değil, bu doğrudan bir aşağılama, bir şımarıklık ve “burası bizim oyun alanımız” deme küstahlığıdır.
Avrupalıların neresi üstün? Tarihlerine bir bakın; dünyanın gördüğü en büyük iki katliamı, yani Birinci ve İkinci Dünya Savaşlarını çıkaranlar bunlar değil mi? Sırf daha fazla kaynak çalmak, daha fazla kan dökmek için dünyayı ateşe veren bu zihniyetin torunlarından ne bekliyoruz ki? Adamların genetiğinde var; güçlü olduklarında sömürürler, fırsat bulduklarında çalarlar. Kendi ülkelerinde düzen tıkır tıkır işliyorsa bu ahlaklı olduklarından değil, sistemin tepelerine balyoz gibi inmesinden. Ama Türkiye’ye gelince, memleketi “yol geçen hanı” sandıkları için her türlü şerefsizliği kendilerine hak görüyorlar.
En çok koyan da şu: Benim vatandaşım, benim gencim, benim iş adamım Avrupa’ya en ufak bir iş için, eğitim için gitmek istediğinde kapılarda süründürülüyor. Binlerce evrak, aşağılayıcı sorgular, “acaba kaçak mı kalacak” şüpheleri… Türk insanını potansiyel suçlu gibi gören o “medeni” Avrupa, kendi hırsızını, kendi holiganını, kendi arsızını buraya ihraç ediyor. Bizim kuryemiz o paketi ulaştırmak için canını dişine takarken, elin İngilizi gelip onun emeğine çöküyor ve bunu bir “eğlence” sanıyor.
Türkiye kimsenin stres atacağı, hırsızlık yapıp elini kolunu sallayarak gideceği bir yer olmamalı. Bu nankörlere, bu hadsizlere hak ettikleri ceza o an orada verilmezse, yarın daha fazlasını yaparlar. Kuryenin emeği kutsaldır, Türk misafirperverliği ise sadece edebiyle gelene geçerlidir. Edebiyle gelmeyen, elin paketine göz diken bu barbar sürüsüne medeniyet dersini biz vermeliyiz. “Üstün ırk” dediğiniz o maske düştüğünde, altından sadece başkasının emeğine çöken bir parazit çıkıyor. Yeter artık, bu aşağılık kompleksiyle bu heriflere hoşgörü göstermekten vazgeçin!

