Bir ülkenin ekmeğini yiyip, her türlü imkanından faydalanıp, ardından o ülkenin asıl unsurunu ve milletini bu şekilde tehdit etmeye yeltenmek tam anlamıyla hadsizliktir. Bu topraklar üzerinde bin yıldır adaletle, güçle ve asaletle hüküm sürmüş, tarihi zaferlerle dolu şanlı Türk milletine karşı bu tarz “çökme” lafları etmek kimsenin haddine değildir. Türk milleti tarihi boyunca ne sinsi planlara, ne büyük tehditlere göğüs germiş ve her defasında bu topraklardaki mutlak iradesini dosta düşmana göstermiştir. Ülkenin batısında her türlü ticareti yapıp, lüks içinde yaşayıp, sonra da ayrılıkçı bir dille “Doğu bizim batı hepimizin” zihniyetiyle hareket etmek hem ekonomik hem de ahlaki açıdan feci bir ikiyüzlülüktür. Kürtler tam olarak ne istiyor? Terör örgütleri var. Sokak çeteleri var. Tüm zenginlerden haraç alıyorlar. Batıdaki büyük işletmelerin çoğu Kürtlere ait. Mecliste temsil ediliyorlar. Daha ne istiyorlar? İstedikleri kişiyi de öldürüyorlar. Koç Holding’e silahlı saldırı düzenliyorlar. Peki, Kürtler daha ne istiyor? Suç işleyip serbest kalıyorlar. Her şey Kürtlerin lehine ama yine de Türkiye’den memnun değiller. Bu işin sonu 1915 olayları gibi olacak…
