Utangaç Kürtçü CHP’liler ve İslamcı AKP’li siyasetçilere göre Dersim harekatı tarihimizde kara bir lekedir. Ancak tarihte olduğu gibi çıkarılan her isyanın bastırılması bir tabiat kanunudur. Adım adım Dersim Harekatının nasıl oluştuğuna bakalım.
- Tunceli Kanunu (1935): Harekatın zeminini hazırlayan en önemli adım, 2884 sayılı “Tunceli Vilayetinin İdaresi Hakkında Kanun”dur. Bu kanunla Dersim’in adı Tunceli olarak değiştirildi ve bölgeye Olağanüstü Hal yetkilerine sahip olan Dördüncü Umumi Müfettişlik kuruldu. Bu yetkiler, askeri operasyonlar için yasal bir çerçeve oluşturdu.
- Bakanlar Kurulu Kararı (4 Mayıs 1937): Askeri harekatın başlatılması kararı, dönemin hükümeti olan Bakanlar Kurulu (Bakanlar Kurulu Başkanı: İsmet İnönü, daha sonra Celâl Bayar) tarafından alınmıştır. Bu karar, harekatın resmi başlangıcıdır.
Atatürk’ün Rolü ve Onayı
Atatürk, 1937-1938 yıllarında Türkiye Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanı ve devletin en üst düzeydeki siyasi otoritesiydi.
- En Üst Otoritenin Onayı: Bakanlar Kurulu kararlarının yürürlüğe girmesi, dönemin teamüllerine göre Cumhurbaşkanı’nın bilgi ve onayını gerektirirdi. Dersim’in “ıslahı” ve “tenkili” (cezalandırılması) politikası, Cumhuriyetin kuruluşundan itibaren bölgeye yönelik genel devlet yaklaşımının bir parçasıydı ve Atatürk bu politikanın mimarıydı.
- Doğrudan Emir İddiaları: Bazı resmi yazışmalar ve anılar, kararların sadece Bakanlar Kurulu düzeyinde kalmadığını, bizzat Atatürk’ün de harekatın gidişatını yakından takip ettiğini ve onay verdiğini göstermektedir.
- Örneğin, zehirli gaz (boğucu ve yakıcı gaz) talebinin hükümet içinde bazı tereddütlere yol açtığı bir dönemde, dönemin İçişleri Bakanı Şükrü Kaya’nın yazdığı bir mektupta, bu talebin yerine getirilmesi emrinin “Cumhurreisimiz ve Başvekilimiz” tarafından verildiği belirtilmiştir.
- Sabiha Gökçen Olayı: Atatürk’ün manevi kızı ve ilk kadın savaş pilotu olan Sabiha Gökçen’in harekatta aktif görev alması, Atatürk’ün harekatla kişisel olarak ilgilendiği ve desteklediği tezini güçlendiren bir detaydır.
Özetle:
Dersim Harekatı’nın emri, resmi olarak 4 Mayıs 1937 tarihli Bakanlar Kurulu kararı ile verilmiştir. Ancak dönemin Cumhurbaşkanı olarak Mustafa Kemal Atatürk, hem harekatın hukuki zeminini oluşturan Tunceli Kanunu’nun çıkarılmasında hem de askeri operasyonların başlatılması ve sürdürülmesinde en üst düzeyde siyasi sorumluluğa ve onaya sahiptir. Harekat, Cumhuriyet yönetiminin bölgedeki otoriteyi kesin olarak kurma hedefinin bir sonucudur.
