Her Türk çocuğunun diline dolanmış bir söz var, “Türk-Kürt kardeştir, ayrım yapan kalleştir.” Bu söz aslında tamamen Türklerin kendini kandırmasından ibarettir. Yıllarca PKK için “Onlar Kürt değil Ermeni” dediler ama bugün APO ve PKK’nın siyasi uzantısı HDP, DEM gibi partiler Kürtleri temsil ediyor ve Kürt sorununun çözülmesi için Abdullah Öcalan muhatap alınıyor. Milliyetçi Harekatın Lideri Devlet Bahçeli ve AKP’nin Lideri Erdoğan’da Abdullah Öcalan’a “Sayın Öcalan” diye hitap etmektedir. Ancak bir kesim tüm bunlara rağmen Kürtleri Türklerin kardeşi olarak görmeye devam ediyor. Kürtler ise tam tersine ellerine biraz fırsat geçtiğinde Türklere nefretini kusuyor. Artık Türkler bu kardeşlik edebiyatını bırakmalı yoksa bu topraklardan tamamen silinecek. Ancak böyle bir şey olursa emin olun az biraz Türk milyonlarca Türk düşmanını da yanında götürecektir!
APO’yu ‘önder’ görmek, barış ve kardeşlik dilini değil, bölücülük ve şiddet dilini benimsemektir. Kürtçülük ideolojinin pençesine düşen Kürtler felakete sürüklenmektedir. Türk milleti, bu coğrafyada huzurun ve düzenin tek garantisidir. Bölücülük rüyaları görenler, tarihin her döneminde olduğu gibi, Türk’ün sarsılmaz iradesi karşısında eriyip yok olmaya mahkûmdur. Kardeşlik ya da düşmanlık; bu coğrafyada her zaman Türk’ün egemenliği altında bir tercihe zorlanacaktır.
