Site icon Türkçe Malumatlar

Abdullah Öcalan Kürtlerin Lideridir! Türkler Buna Saygı Göstersin?

Rasim Ozan Kütahyalı: “Biz Türkler için Abdullah Öcalan bir teröristbaşı. Fakat bu %10’luk kitle, yani yaklaşık 8.5 milyon Kürt yurttaşımız, Öcalan’ı Kürt halk önderi olarak görüyor. Yarın Cumhuriyetimizin 101. kuruluş yıldönümü. Ne yapacağız bu 8.5 milyon yurttaşımızı? Cumhuriyet çatısından dışlayacak mıyız? Cumhuriyet evinden onları kovacak mıyız?”

Evet arkadaşlar, artık hem Kürtler hem de AKP-CHP-MHP gibi partiler Abdullah Öcalan’ı Kürtlerin Lideri olarak görüyor ve siyasetlerini de bunun üzerinden yapıyorlar. Kürtler de gücünü eline almaya başladıkça net bir şekilde PKK’yı, Kürdistan’ı ve Apoyu savunuyorlar. Eskiden Kürtler korkardı, açıkça PKK’lıyım diyemezdi. Ancak şimdi göğüslerini gererek gururla PKK’lı olduklarını söylüyorlar. Kürtlerin Öcalan’a saygı göstermesini talep ediyorlar. İlk saygı belirtisi zaten Recep Tayyip Erdoğan ve Devlet Bahçeli’den geldi. Ülkücüler bir anda kendini PKK’nın kucağında buldu. AKP hükümet ve onun ortağı MHP ölen PKK’lıların cenazelerine katıldı. Yazık gerçekten Türkiye ne hale geldi…

Tüm bu olanlardan sonra Kürtler daha çok cesaretlendi. Artık açıkça Kürdistan’ı savunuyorlar ve Türklüğe saldırabiliyorlar.

Türk milletinin asırlardır gösterdiği kardeşlik ve hoşgörü, ne yazık ki bazı çevrelerce zayıflık ve istismar edilebilir bir hak olarak görülmüştür. Bugün, aynı vatan toprağını paylaşan, aynı kültürel potadan çıkan Kürtlerin, Türk’ü kardeş olarak görmeyi reddetmesi ve hatta düşmanlaştırması, tarihi gerçeklere ve vefa hukukuna sığmayan büyük bir nankörlüktür.

Bu ret ve düşmanlaştırma siyasetinin en somut ve tehlikeli yansıması, PKK terör örgütüne verilen destek ve bu terör örgütünün kurucusu ve elebaşı Abdullah Öcalan’ın (APO) ‘önder’ kabul edilmesidir. PKK, Türk’ün güvenliğini, birliğini ve bekasını hedef almış, bu vatanın kahraman evlatlarını şehit etmiş, kanlı bir terör aygıtıdır. Bu terör aygıtını desteklemek ve onun ideolojisini benimsemek, doğrudan Türkiye Cumhuriyeti’ne ve Türk milletinin varlığına meydan okumaktır.

Bir zamanlar kardeşlik hukuku içinde bir arada yaşamış olan bir topluluğun, yediği kaba tükürmesi ve kendi hayatını, gençliğini ve geleceğini, cani bir terör elebaşının ideolojik köleliğine teslim etmesi kabul edilemez bir ihanettir. Bu topraklar, Türk’ün kılıcıyla fethedilmiş, Türk’ün kanıyla sulanmıştır. Bu vatan üzerinde “Kürdistan” hayalleri kurmak, Türk’ün kurduğu devlete ve binlerce yıllık Cihan Hâkimiyeti Mefkûresi’ne karşı işlenmiş bir cürümdür.

Kürtler kendini kuyusunu kazmaktadır. Bunun sonu hiç iyi olmaz. Tarihe bakıp ibret almalı. Ermenilerin ve Rumların başına gelenler iyi analiz edilmeli…

Exit mobile version