Şimdi… Tıbbi dokümantasyon nedir?
Kısaca söylemek gerekirse; bir hastanın sağlıkla ilgili tüm bilgilerinin, doğru, düzenli, eksiksiz ve anlaşılır bir şekilde kaydedilmesi, saklanması ve gerektiğinde paylaşılması sürecidir. Yani sağlık sisteminin hafızası. Doktorun koyduğu tanıdan hemşirenin yaptığı uygulamaya, hastanın kimlik bilgilerinden laboratuvar sonuçlarına kadar her şey bu dokümantasyonun bir parçasıdır.
Peki sekreter burada neden önemli?
Çünkü tıbbi sekreter, bu büyük bilgi trafiğinin tam merkezinde durur. Ameliyat kaydının doğru girilmesi, hastanın dosyasının eksiksiz hazırlanması, raporların zamanında düzenlenmesi, arşivin sağlıklı tutulması… Bunların hepsi tıbbi sekreterin sorumluluğu altındadır. Bir anlamda, sağlık çalışanlarının rahatça çalışabilmesi için zemini düzenleyen kişidir.
Şunu unutmayın:
Tıbbi dokümantasyon sadece “kağıt işi” değildir. Bir bilgi güvenliği işidir. Bir kalite yönetimi işidir. Bir hasta hakkı işidir. Yanlış girilen bir dosya, eksik bırakılmış bir kayıt ya da hatalı bir rapor… Bunların hepsi gerçek hayatta ciddi sonuçlar doğurabilir. O yüzden tıbbi sekreterlik, dikkat isteyen, disiplin isteyen, titizlik isteyen bir meslektir.
Günümüzde dijital sistemler gelişti, hastaneler elektronik kayıt altyapısına geçti. Bu da tıbbi sekreterlerin rolünü daha da büyüttü. Artık sadece evrakla değil; yazılımlarla, veri tabanlarıyla, elektronik arşivlerle çalışıyorlar. Başka bir deyişle, sağlık kuruluşunun dijital düzenini ayakta tutan kişiler oldular.
ICD Nedir?
Hastalıkların Uluslararası Sınıflaması, uluslararası düzeyde İngilizce olarak International Classification of Diseases ya da kısaca ICD olarak kullanılan tanımlamanın dilimizdeki karşılığıdır. Aslında “Hastalıkların Uluslararası Sınıflaması” tanımı da bir kısaltmadır. Tam şekli ise “Hastalıkların ve İlgili Sağlık Sorunlarının Uluslararası İstatistiksel Sınıflaması”dır (International Statistical Classification of Diseases and Related Health Problems). Bir hastalık sınıflandırması hastalık isimlerinin kesin kriterlere göre bir araya getirilmesinden oluşan bir kategoriler sistemi olarak tanımlanabilir. Tamamen teorik bir açıdan bakılırsa hastalıkları çeşitli eksenlerde, örneğin etkilenen vücut kısmına göre (topografi), nedene göre (etiyoloji), dokudaki patolojik değişikliğin tipine göre (morfoloji) ya da sonuçta ortaya çıkan fonksiyonel anormalliğe göre sınıflama yapmak mümkündür. Fakat uygulamada hastalıkların vücudun birden fazla bölümünü etkilemesi bazı hastalıkların nedeninin bilinmemesi ve bazı patolojik değişikliklerin özgün olmaması gibi nedenlerle hiçbir eksen tek başına yeterli değildir. Alternatif olarak, her bir hastalığın birkaç eksene göre sınıflandırıldığı çok eksenli bir sınıflandırma kurulabilir ancak bu durum hastalığın tüm kriterlere göre tanımlanmasını gerektireceğinden kullanımı zorlaştırır.
- Hipertansiyon = I10
- Böbrek yetmezliği ile birlikte hipertansif böbrek hastalığı I12.0
Kodlama mortalite, morbidite ve prosedürlerin tanımlanmasında kullanılmaktadır. Hastalık ve prosedürleri sınıflandırma sistemleri kayıtları sistematik bir yapıda tutmaya ve analize olanak sağlar. Hastalıkların istatistiksel sınıflandırması, hastalık verilerinin kullanıcı tarafından kolayca değerlendirilip incelenebileceği bir formda sunulmasına gereksinim duyar. O halde kullanışlı ve anlaşılır bir enformasyon elde edebilmek için hastalıkların sistemli ve anlamlı bir şekilde düzenlenmesi gereklidir. Bu amaçla tamamen teorik bir yaklaşım yerine pratik bir yaklaşımda bulunmak en uygun yoldur ve ICD’nin geliştirilmesinde bu yaklaşım göz önüne alınmıştır. ICD, etioloji, topografi vb. kökenli sınıflandırma ile araştırmalar, hasta kayıtları ve yönetim için gereksinim duyulan uzlaşma noktalarının sağlandığı bir sınıflamadır.
TIBBİ KAYITLARDAN EDİNİLEN VERİLERİN KULLANICILARI
Hizmet sunucular (klinisyenler, hastaneler vb.)
- Üçüncül gruplar (kamu yönetimi, sosyal sigorta vb.)
- Epidemiyolojistler
- İstatistikçiler
- Araştırmacılar
- Eğitimciler ve öğrenciler
- Sağlık politika yapıcılar
- Nüfus bilimciler
- Uluslararası organizasyonlar (WHO, United Nations vb.) dır.
ICD istatistiksel bir sınıflamadır ve bu noktadan hareketle yola çıkmaktadır. Burada ICD’nin getirdiği istatistiki sınıflama ile tıp kitaplarında bölüm başlarında bulunan hastalık sınıflandırmaları arasındaki ayrımı belirlemek gerekir. Burada genellikle birbiri ile karıştırılabilecek durumlarla etkenlerinin farklılığına göre düzenlenmiş bir hastalık grubu değerlendirilir. İstatistiki sınıflamada ise birbirine benzer hastalık veya durumlar bir araya getirilip taşıdıkları öneme göre sınıflandırılmaktadır. Buna ek olarak her hastalık için o hastalığa özgü bir kod kullanılmaktadır. Bu yapısı sayesinde ICD gerek sağlık hizmetlerinin yönetimi gerekse epidemiyolojik çalışmalarda kullanım kolaylığı sağlamaktadır. Hasta takibi, hasta kayıt ve arşivlerinin tutulması ve bunlara erişim, kaynak yönetimi gibi idareye yönelik kullanımının yanı sıra hastalıklarla ilgili istatistiki çalışmalar ve uluslararası niteliği sayesinde ülkeler arasında sağlıkla ilgili karşılaştırmalar yapma olanağı da vermektedir. Buradan da anlaşılacağı üzere ICD’nin önemli bir fonksiyonu da hastalıklara uluslararası ortak bir dil kazandırmaktır. Bunlara ek olarak ICD, hastalık ve ölüm kodlamalarında getirdiği bazı uluslararası kural ve hatırlatmalarla hastalık tanısının yazılması ya da ölüm nedeninin belirtilmesinde kayıtların mümkün olduğu kadar doğru tutulması konusunda dolaylı bir katkıda da bulunmaktadır.
Hastalıklarla ilgili istatistik çalışmalarının geçmişi yaklaşık 300 yıl öncesine dayanmaktadır. İlk etkin çalışma 17. yüzyılın sonunda İngiltere’de John Graunt’un hazırlamış olduğu ölüm verileri ile ilgili London Bills of Mortality adlı çalışmadır. Graunt bu çalışmasında ölüm kayıtlarında ölen kişilerin yaşlarının yazılmadığı tarihlerde 6 yaşın altında ölen çocukların oranını hesaplamaya çalışmış ve o günün koşullarına göre oldukça iyi bir tahminde bulunmuştur. Graunt bu hesaplamayı yaparken ölüm nedenlerinin çocuklar için de benzer olduğu varsayımından hareket etmiştir.
Hastalıkların sistematik bir şekilde sınıflandırılması ile ilgili gelişmeler ise 18. yüzyılda başlamıştır. Bugünkü mevcut sınıflamanın yapısı büyük ölçüde İngiltere Genel Kayıt Bürosunda ilk tıbbi istatistik uzmanı olarak çalışan William Farr’ın çalışmalarına dayanmaktadır. Yüzyılın 2. yarısında çalışmalar hastalık terminolojisi ve bunların kullanımında uluslararası birlikteliğin sağlanmasına odaklanmıştır. Bu dönemlerde dikkati çeken üçüncü bir nokta da hastalıkların istatistiksel sınıflamasının uluslararası önemi olmuştur. Uluslararası İstatistik Enstitüsü 1891 yılında Jacques Bertillon başkanlığında ölüm nedenleri ile ilgili yeni bir sınıflama hazırlanması için bir komite kurmuş, bu komitenin yapmış olduğu çalışmalar 1893 yılında bitirilmiş ve önerileri Enstitü tarafından kabul edilmiştir. Sınıflama, genel hastalıklar ile belli bir organ ya da anatomik bölgeye özgü hastalıkların birbirinden ayrılması ilkesine dayanmaktadır. Bu çalışma başlangıçta “Bertillon Ölüm Nedenleri Sınıflaması” olarak adlandırılmış ve birçok Avrupa, Kuzey ve Güney Amerika ülkelerinde kullanılmaya başlanmıştır. 1900 yılına Fransa hükümeti “Ölüm Nedenleri Uluslararası Sınıflaması’nın” (Bertillon Ölüm Nedenleri Sınıflaması) revizyonu için çağrıda bulunmuş ve bu girişim yaklaşık 10 yılda bir yapılan revizyon konferansları serisini başlatmış ve bugün onuncu revizyon olan ICD-10’a kadar ulaşılmıştır.
Bu tarihsel gelişim süreci içinde, bazı dönemlerde ICD yapı ve içeriğinde önemli değişiklikler gerçekleştirilmiştir. Bunlardan birincisi önceleri sadece ölüm nedenlerini kapsayan sınıflamaya hastalık nedenlerinin de dâhil edilmesidir. 1938 yılında yapılan 5. konferansta morbidite istatistikleri için hastalık sınıflamasına olan gereksinim dile getirilmiş ve 1948 yılındaki 6. konferans “Ölüm Nedenleri ve Hastalıkların Uluslararası Listesi”nin revizyonu amacıyla toplanmıştır. Bu konferansta hem mortalite hem de morbidite ile ilgili kapsamlı bir liste kabul edilmiştir. Bununla beraber ölümün temel nedenini seçmede uluslararası kurallar getirilmiş, hayati istatistikler ve sağlık istatistikleri alanında uluslararası iş birliğinin sağlanması konusunda önerilerde bulunulmuştur. Önemli değişikliklerin bir ikincisi de 1975 yılında kabul edilen 9. revizyonda gerçekleşmiştir. Bu değişiklikler, daha spesifik kodlama için belli bazı kodlara isteğe bağlı 5. bir basamak dahil edilmesi, neoplazmların morfolojileri ile ilgili ayrı bir kod grubu (M kodları) oluşturulması, bazı tanısal durumlarda isteğe bağlı çift kodlama sisteminin getirilmesi ve akıl hastalıkları ile ilgili her bir kategorinin içeriğinin açıklanmasıdır. Bu sonuncusunun nedeni akıl hastalıklarında uluslararası kabul görebilecek bir terminolojinin bulunmasındaki güçlüktür. ICD-9 kitapçığı 1977/78 yıllarında basılmış ve pek çok ülkede kullanıma girmiştir. Üçüncü önemli değişiklik de, 1989 yılında Cenevre’de toplanan 10. uluslararası konferansta kodlama sisteminde yapılan köklü değişikliktir.
Dünya Sağlık Örgütü 1991 yılında ICD-10’un yayınlanmasını kabul etmiş, 1994 yılında da uygulamaya geçirilmesini planlamıştır. Dünya Sağlık Örgütü bu sistemin; 1955 yılında yedinci (ICD-7), 1967 yılında sekizinci (ICD-8), 1975 yılında dokuzuncu ve (ICD-9), 1992 yılında onuncu revizyonunu hazırlayarak yayımlamıştır (ICD -10). Bu tarihsel gelişim süreci içinde ICD yapı ve içeriğinde önceleri sadece ölüm nedenlerini kapsayan sınıflamaya hastalık nedenleri de dâhil edilmiştir. Ölümlerin asıl nedenlerini seçmede uluslararası kurallar getirilmiş, hayati istatistikler ve sağlık istatistikleri alanında uluslararası işbirliğinin sağlanması gibi önemli değişiklikler olmuştur.
Hastalıkların Uluslararası Sınıflandırması (UHS) ICD’nin amacı; farklı ülke ya da bölgelerde ve farklı zamanlarda toplanan mortalite ve morbidite verilerinin sistematik olarak kaydedilmesine, incelenmesine, yorumlanmasına ve karşılaştırılmasına olanak sağlamaktır. ICD’nin 10. Sürümü ile ilgili çalışmalar Eylül 1983’te, Cenevre’de yapılan ICD-10 Hazırlık Toplantısı ile başlamış, İhtisas Komitesi’nin 1984 ve 1987’de yaptığı toplantılarda politikalar belirlenmiş, 1992’de uygulamaya girmiştir. ICD yalnızca tanıya yönelik bir kodlama sistemidir. 42 dilde yayımlanmıştır. Mortalite kodları 138 ülkede, Morbidite kodları 99 ülkede kullanılmaktadır.
ÜLKEMİZDE ICD KULLANIM DURUMU
- Ülkemizde 1965 yılındaki 8. Uluslararası ICD Konferansından sonra hazırlanmış
olan 8.sürüm (ICD-8) 2005 yılına kadar kullanılmıştır. - 1977-78 yıllarında çıkarılan 9. sürüm ülkemizde kullanıma geçmemiştir.
- ICD-10 Sağlık Bakanlığı Sağlık Projesi Genel Koordinatörlüğü tarafından 1995 yılında
Dünya Sağlık Örgütünden satın alınmış ve Türkçeye çevirisi yapılmıştır. - Ancak Türkçe çevirisi yapılan ICD-10’da eksikliklerin giderilmesi amacıyla 2003 yılında
Sağlık Bakanlığı ve üniversite uzmanlarından oluşturulan bir heyet ile tekrar
gözden geçirilerek eşleştirme işlemleri yapılmış ve terminoloji birlikteliği sağlanmıştır. - Sağlık Bakanlığı tarafından ICD-10 ilk defa 01.01.2004 yılında Bilgi İşlem Daire Başkanlığınca,
Daire Tabipliğinde uygulaması gerçekleştirilen Hasta Takip Sisteminde
kullanılmaya başlanmış ve 01.06.2005 tarihinden itibaren Bakanlığın web sitesinde
(www.saglik.gov.tr) anasayfada excel formatında yayımlanmıştır.
1 Temmuz 2005 tarihi itibarıyla sağlık kuruluşlarında ICD-10’un kullanımı zorunlu hâle getirilmiştir.
- Sağlık Bakanlığı Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığı koordinasyonunda gerçekleştirilen bu
çalışmalar sonucunda Dünya Sağlık Örgütü’nce 1996-2005 yılları arasında yapılan
güncellemeler de ilave edilerek ICD-10 Türkçe Sürümü hazırlatılmıştır. - ICD-10’un Onuncu Revizyon Türkçe Sürümü 3 cilt halinde 14-23 Mayıs 2007 tarihlerinde
İsviçre’nin Cenevre kentinde düzenlenen Dünya Sağlık Örgütü 60. Assamble
Toplantısında Dünya Sağlık Örgütüne teslim edilmiştir. - ICD-10’un sağlık kurumlarında etkili ve verimli kullanımını sağlamak amacıyla Bilgi
İşlem Daire Başkanlığınca ICD-10 Gezgini (Browser) hazırlatılmıştır. - ICD-10 Gezgini Şubat 2006 tarihinde Bakanlığın web sitesinde yayımlanarak tüm
sağlık kurumlarının kullanımına sunulmuştur.
ICD-10’ un 14 Mayıs 2007 tarihinden itibaren güncelleştirilmiş dokümanlarına, ICD-10 Gezgini (Browser) ve 1.Cilt ICD 10 (PDF Formatında), 2.Cilt ICD 10 (PDF Formatında), 3.Cilt ICD 10 (PDF Formatında) ICD-10 Genişletilmiş Sürüm Versiyon 2 (1.Cilt ICD 10, 2.Cilt ICD 10,3.Cilt ICD 10 Excel Formatında) en son halleriyle Sağlık Bakanlığı http://sbu.saglik.gov.tr/ICD10/ adresinden veya http://www.saglik.gov.tr adresinden ulaşılabilmektedir.
