Türkiye’de yaşamak Türklere zulüm olmaya başladı. Bu ülkenin nimetlerinden Türk olmayanlar faydalanıyor. APO’cuları ve PKK’yı eleştiren polise şimdiden geçmiş olsun, görevden alınıp, halkı kin ve düşmanlığa teşvikten de tutuklanabilir, zamanında bir binbaşı kardeşinin cenazesinde benzer duygularını ifade etmişti, ona ne olduğunu hepimiz biliyoruz. çok tuhaf değil mi ? Herhangi birinin duygu ve düşüncelerini ifade etmesinin karşılığında aklımıza ilk olarak tutuklanabileceği geliyor, niçin kimse ne düşündüğünü dile getiremiyor? niçin birileri çıkıp böyle konuştuğunda onun çıldırmış olduğunu düşünüyoruz? Niçin “demek ki artık burasına kadar geldi” diyoruz? niçin bizler ifade etmenin bu kadar ürkütücü olduğunu düşünüyoruz?
Artık ülkede APO’cu olmayan vatan haini e fetocu ilan ediliyor. Evet, AKP’liler çözüm sürecini desteklemeyenleri fetocu olarak yaftalıyor.
AKP ve MHP’nin APO ile birlikte ortak hareket etmesine çok üzülen bir polis memuru sokakta vatandaşların huzurunda içini döktü. Eskişehir’de görevli bir trafik polisi, aracını durdurduğu bir vatandaşla yaptığı konuşmada, geçmişteki “çözüm süreci” (veya “terörsüz Türkiye süreci”) ile ilgili kişisel görüşlerini dile getirdi. Konuşmanın içeriğinde, PKK elebaşı Abdullah Öcalan’ın isminin geçmesi ve polisin bu sürece dair eleştirileri yer aldı.
Konuşmanın videosu sosyal medyada hızla yayılarak geniş yankı uyandırdı ve gündem oldu.
Emniyet Genel Müdürlüğü, memurun yaptığı bu konuşma ve sarf ettiği sözler üzerine idari inceleme başlattı ve ilgili polisi görevden açığa aldı. Emniyet teşkilatının siyasi polemiklerden uzak durma ilkesi çerçevesinde, kamu görevlilerinin siyasi içerikli görüş beyan etmesi disiplin suçu teşkil edebilir.
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, açığa alınan polise destek açıklamasında bulundu. Özdağ, polisin sözlerinin doğru olduğunu ve terörle mücadeledeki hassasiyetini ifade ettiğini belirterek, polisin görevine iadesini talep etti.
Bu olay, kamuoyunda ve siyasette şu üç temel eksende tartışılmaktadır:
Çözüm Süreci Mirası: Polisin bahsettiği “çözüm süreci,” PKK’nın silah bırakması ve Kürt meselesinin siyasi yollarla çözülmesi amacıyla başlatılmış ancak başarısızlıkla sonuçlanmış bir dönemdir. Bu süreç, siyaseten hala büyük bir tartışma konusu olmaya devam etmektedir ve her iki taraf da o döneme dair farklı eleştiriler yöneltmektedir.
Kamu Görevlisi ve Siyaset Yasağı: Türkiye’de kamu görevlilerinin, özellikle emniyet mensuplarının, görevleri sırasında veya kamuoyu önünde siyasi görüşlerini açıkça ifade etmeleri ve siyasi tartışmalara girmeleri disiplin kurallarına aykırıdır. Polis memurunun açığa alınması, Emniyet’in bu ilkesini uygulaması olarak değerlendirilmektedir.
İfade Özgürlüğü ve Hassasiyet: Polisin dile getirdiği görüşler (terörle mücadele, Öcalan’ın konumu ve çözüm süreci eleştirisi), Türkiye’deki ulusal hassasiyetleri ve terörle mücadelede can veren güvenlik güçlerinin ailelerinin duygularını yakından ilgilendirmektedir. Destek veren kesim, polisin bu vatansever hassasiyetini savunduğunu belirtmektedir.
AKP VE MHP Nasıl APO’cu Oldu? AKP VE MHP’nin APOCU Olması hakkında….
AK Parti’ye Yönelik “Apocu” İddiasının Kökeni (Çözüm Süreci)AK Parti’ye yönelik bu iddia, özellikle 2013-2015 yılları arasındaki “Çözüm Süreci” dönemine dayanmaktadır:
- Görüşmelerin Başlaması: AK Parti Hükümeti, Kürt meselesini siyasi yollarla çözmek ve PKK’nın silah bırakmasını sağlamak amacıyla, aralarında Abdullah Öcalan’ın da bulunduğu kişilerle (İmralı’da) ve siyasi temsilcilerle (HDP) doğrudan veya dolaylı olarak görüşmeler gerçekleştirmiştir.
- “Apoculuk” Algısı: Muhalifler (özellikle MHP ve o dönemdeki diğer milliyetçi çevreler) ve sürece karşı çıkan kesimler, devletin Öcalan’ı muhatap almasını, ona mektup yazma, heyet kabul etme ve mesajlarını iletme imkânı sağlamasını, terör örgütü liderini meşrulaştırma ve devletin teröre teslim olması olarak yorumlamışlardır. Bu eleştiri, en sert ifadeyle “Apoculuk” veya “ihanet” olarak adlandırılmıştır.
- Oslo Görüşmeleri: Süreçten önce ortaya çıkan Oslo Görüşmeleri kayıtları da, devletin PKK temsilcileriyle masaya oturduğunun kanıtı olarak bu eleştirileri körüklemiştir.
MHP’ye Yönelik “Apocu” İddiasının Kökeni (Siyasi Çarklar)
MHP’ye yönelik aynı sert ithamlar ise, özellikle AK Parti ile kurduğu Cumhur İttifakı sonrasında, geçmişteki katı duruşunda meydana gelen siyasi değişime odaklanmaktadır:
- Geleneksel Duruş: MHP, tarihsel olarak milliyetçi, üniter devletçi ve terörle müzakereye kesinlikle karşı bir çizgi izlemiştir. MHP, çözüm sürecinin en büyük ve en sert eleştirmenlerinden biriydi ve AK Parti’yi bu süreç nedeniyle sürekli “ihanetle” suçlamıştır.
- İttifak Sonrası Değişim: MHP’nin 2016’dan sonra AK Parti ile Cumhur İttifakı’nı kurmasıyla birlikte, geçmişteki çözüm süreci eleştirilerini yumuşatması ve hatta AK Parti’nin o dönemdeki politikalarını savunur hale gelmesi, muhaliflerce “siyasi çark” ve “ilkelerinden vazgeçme” olarak algılanmıştır.
- Eleştirinin Kullanımı: Bu iddiayı kullananlar, MHP’nin geçmişte “hain” dediği politikaları yürüten bir partiyle ittifak kurarak kendi ilkelerini terk ettiğini ve bu durumun, geçmişte AK Parti’ye yöneltilen eleştirilerin (Öcalan’ı muhatap alma) MHP’yi de dolaylı olarak kapsadığını öne sürerek hiciv yapmaktadırlar.
