Sağlık bilişimi (Health Informatic); bilgi teknolojilerini kullanarak yapılan tıbbi çalışma (tanı, tedavi), eğitim, iletişim, veri ve bilgi toplama, veri ve bilgi işleme, bilgiyi yönetme, tıbbi karar verme ve bilimsel çözümleme yöntemlerini içeren bir bilim dalıdır. Sağlık, bilişim teknolojileri ve farklı disiplinlerin kesiştiği bir yerde bulunmaktadır. Eğer psikoloji “hayatın mantığı” ve patoloji de “hastalıkların mantığı” ise bu durumda sağlık bilişimi “sağlık bakımının mantığı”nı ifade etmektedir. Hem hastalarla, hem de seçilen ve evrimleşen tedavi yöntemleriyle ilgili rasyonel çalışmaları içerir. Tıbbi bilginin nasıl ortaya çıktığı, şekillendiği ve kanıta dayalı tıbbın oluşturulduğu süreçleri yaratır. Sağlık enformasyonu konusunda ulusal ve uluslararası entegrasyonu sağlamak amacıyla, ihtiyaç duyulan standartların belirlenerek büyük bir bölümünün uygulanmasına geçilmiştir. Örneğin; hastalıkların sınıflamasında kullanılan Tanı Kodları (ICD-10) (International Statistical Clasificationof Diseasesand Related Health Problems, 10th Revision)’dır. Türkçeye çevirisi, yeniden düzenlenmesi ve tıbbi eşleştirilmeleri Sağlık Bakanlığınca tamamlanmış olup sağlık kurumlarında 1 Ocak 2005 tarihinde deneme uygulaması başlatılmıştır. Fiilî başlangıç tarihi, Bütçe Uygulama Talimatı ilgili maddeleri gereğince (1 Temmuz 2005), Aile Hekimliği uygulamasında(15 Eylül 2005) Bildirimi Zorunlu Hastalık Kodlarında (17 Ağustos 2005)ve Ölüm Nedeni Kodlarında 17 Ağustos 2005 tarihinden itibaren uygulamalarda kullanılmaktadır. ICD-10’un Arama Motoru (Browser) da yapılarak Türkiye’deki tüm sağlık kurumlarında 12 Temmuz 2006 tarihinden itibaren ücretsiz olarak kullanılması gerçekleştirilmiştir.
Bilgi teknolojilerini kullanarak yapılan tıbbi çalışma (tanı, tedavi), eğitim, iletişim, veri ve bilgi toplama, veri ve bilgi işleme, bilgiyi yönetme, tıbbi karar verme ve bilimsel çözümleme yöntemlerini içeren bir bilim dalına sağlık bilişimi denir.
Sağlık Bilişiminin Temel Bileşenleri
Sağlık bilişiminin temel bileşenleri üç ayrı boyuttan oluşmaktadır. Birinci boyut teknolojik boyuttur, ikinci boyut akademik boyut, üçüncü boyut kurumsal boyuttur.
Günümüzde bilginin yönetilmesi için kullanılan temel araçlar Bilişim Teknolojileridir. Bu kavramın odak noktasını bilgiyi toplama depolama, saklama ve iletme faaliyetleri oluşturmaktadır. Teknoloji kullanılırken satın alınan yazılımın ve bilgisayar sisteminin gereksinimlere yanıt vermesi de önemlidir. Ölçme ve değerlendirmenin sağlıklı olabilmesi için öncelikle verilerin sağlıklı olması gereklidir. Klasik yöntemlerle (karalama haline gelen defter, kart ya da benzeri dokümanlar ki bunlar kişisel hata ve eksik bilgi ile yönlenebilir) yapılan veri saklama işlemleri, gerek yedekleme gerekse başvuru açısından çağımızın bilgisayar destekli uygulamaları ile karşılaştırılamayacak ölçüde iş gücü ve zamana ihtiyaç duymaktadır. Ayrıca bu işlemler kişisel hatalara açıktır.
Sağlık bilgi sistemi, bilgisayar teknolojilerini kullanarak hastanelerde yaşanan bilgi akışındaki sorunları çözümlemede kullanılan bir yüksek teknoloji sistemidir. Gelişen dünya teknolojisi, bilgisayar kullanımının artması ve bunun sonucunda bilgiye daha hızlı ve güvenli bir biçimde ulaşma isteği hasta bilgilerini ve hastane gelirlerini kontrol etmek, malzeme ve ilaç giriş-çıkışlarını, personel bilgilerini kayıt altına almak gibi temel işlemler hastane bilgi sistemlerini bir çözüm olarak karşımıza getirmiştir. Sağlık bilgi sisteminin amacı; hastane için hastaya en iyi hizmeti vermek, güvenilir ve doğru tedaviyi uygularken zaman, bilgi ve para kaybını önlemektir. Diğer yandan temelde büyük iş gücü gerektiren hastane işlemlerini bilgisayar teknolojilerini kullanarak daha az eleman ile daha kolay, hızlı ve güvenli bir biçimde çözümlemek, her tür hasta bilgilerini elektronik ortamda saklamak, hastane idari işlemlerine yardımcı olmak ve hastanenin gelir kaybını önleyip gelirlerini katlayarak artırmak, ideal bir hastane yönetimi için vazgeçilemez bir koşuldur. HBS; çok kullanıcılı ortamlarda herhangi bir kullanım zorluğu olmadan, hız ve performansta bir sorun yaşanmadan kesintisiz, 24 saat, 7 gün çalışmak üzere tasarlanmıştır. Veri tabanı bütünlüğünü ve güvenliğini koruyacak denetimler sistem içerisinde mevcuttur.
SAĞLIK BİLİŞİMİ UYGULAMA ALANLARI
- Hasta kayıtları
- Teletıp
- Karar destek sistemleri
- Uzman sistemler
- Tıbbi görüntüleme ve görüntü işleme
- Laboratuvar otomasyonu
- Bilimsel veri tabanları (Medline vb.)
- Elektronik ticaret
- CRM (Müşteri ilişkileri yönetimi)
- Veri iletimi
- İstatistiklerin elde edilmesi, işlenmesi
ve yorumlanması - Biyoteknoloji
- Tıbbi araştırmalar
- Eğitim
- Sanal gerçeklik uygulamaları
- Robotik cerrahi
Sağlık bilişimi, bilgi teknolojilerinin sağlık ve tıp alanında kullanılmasıyla ortaya çıkan disiplindir. Türkiye için bu alan, hem hizmet kalitesini artırma hem de sağlık sistemini sürdürülebilir kılma açısından hayati öneme sahiptir.
Sağlık Bilişiminin tanımı ve Türkiye için önemi:
Sağlık bilişimi (ya da sağlık informatiği), elektronik ortamda sağlık verilerinin toplanması, depolanması, analizi ve paylaşımı yoluyla sağlık hizmetlerinin verilmesini, yönetimini ve bilimsel araştırmaları destekleyen multidisipliner bir alandır.
Bu alanın temel araçları şunlardır:
- Elektronik Sağlık Kayıtları (ESK / EHR): Hastanın tüm tıbbi geçmişini, tanılarını ve tedavi süreçlerini dijital ortamda tutan sistemler.
- Hastane Otomasyon Sistemleri (HOS): Hastanelerin idari, finansal ve klinik operasyonlarını entegre eden yazılımlar.
- Teletıp ve Mobil Sağlık Uygulamaları: Uzaktan muayene, takip ve sağlık hizmeti sunumu.
- Veri Analitiği: Büyük sağlık verilerini (Big Data) analiz ederek hastalık eğilimlerini, tedavi sonuçlarını ve risk faktörlerini belirleme.
Türkiye İçin Sağlık Bilişiminin Önemi
Türkiye, 2000’li yıllardan itibaren Sağlıkta Dönüşüm Programı kapsamında bilişim sistemlerine büyük yatırım yapmış ve bu alanda önemli ilerlemeler kaydetmiştir. Sağlık bilişimi, ülkenin sağlık sistemi için kritik öneme sahiptir:
1. Hizmet Kalitesi ve Hasta Güvenliği
- Erişilebilirlik ve Hız: Elektronik Kayıtlar sayesinde, hastanın tüm geçmişine Türkiye’nin her yerinden yetkili hekimler anında ulaşabilir. Bu, teşhis ve tedavi süreçlerini hızlandırır.
- Hata Azaltma: HOS’taki Klinik Karar Destek Sistemleri (ilaç etkileşim uyarıları gibi) sayesinde tıbbi hatalar ve yanlış tedaviler minimize edilir. Elektronik reçete ve talimat sistemleri (e-Reçete) sayesinde ise el yazısı hataları tamamen ortadan kalkmıştır.
2. Finansal Sürdürülebilirlik ve Kontrol
- Maliyet Etkinliği: Sağlık Bilgi Sistemleri (SUT) ve ICD-10 kodlarının kullanımıyla geri ödeme ve faturalandırma süreçleri standardize edilir. Bu, yolsuzluğu ve israfı önlerken, harcamaların şeffaflığını artırır.
- Verimlilik: Hastane Otomasyon Sistemleri, stok takibi, personel yönetimi ve randevu sistemlerini optimize ederek operasyonel maliyetleri düşürür.
3. Ulusal Sağlık Verisi Yönetimi
- e-Nabız Sistemi: Türkiye, e-Nabız gibi merkezi bir kişisel sağlık kaydı sistemi kurarak tüm vatandaşlarının verilerini tek bir platformda toplamıştır. Bu sistem, vatandaşların kendi sağlık verilerine erişimini sağlarken, aynı zamanda ulusal düzeyde salgın hastalık takibi, aşılama oranları ve demografik sağlık analizleri yapılmasına imkan tanır.
- Kanıta Dayalı Politikalar: Toplanan büyük veri (Big Data) analizleri, Sağlık Bakanlığı’nın hangi bölgeye hangi sağlık yatırımını yapacağı, hangi hastalıklarla mücadeleye öncelik vereceği gibi ulusal sağlık politikalarını kanıta dayalı olarak belirlemesini sağlar.
4. Uluslararası Standartlara Uyum
Sağlık bilişimi sistemlerinin kullanımı ve geliştirilmesi, Türkiye’nin sağlık sektörünü Avrupa Birliği ve diğer uluslararası sağlık hizmeti sunumu standartlarına yakınlaştırmıştır. Bu durum, Türkiye’nin sağlık turizmi potansiyelini de desteklemektedir.
Özetle, sağlık bilişimi, Türkiye’nin sağlık alanında ulaştığı yüksek hizmet standartlarının temel teknolojik alt yapısıdır ve gelecekteki sağlık krizlerine karşı hazırlıklı olmanın ve hizmet kalitesini sürekli artırmanın anahtarıdır.
ICD-10 (Hastalıkların Uluslararası Sınıflandırması, 10. Revizyon) sistemi, Türkiye’de resmi olarak 2003 yılında uygulamaya konulmuş ve kademeli olarak sağlık sistemine entegre edilmiştir. Bu tarih, Sağlıkta Dönüşüm Programı’nın ilk yıllarına denk gelir ve Türkiye’deki geri ödeme (SGK) ile elektronik sağlık kayıt sistemlerinin (HOS) standartlaştırılması sürecinin başlangıcı olmuştur.
2003 yılı, ICD-10’un Türkiye’de ilk kez tüm kurumlarda kullanılmasına başlandığı yıl olarak kabul edilirken, 2019 yılı ICD-11‘in (11. Revizyon) Dünya Sağlık Örgütü tarafından resmen onaylandığı ve Türkiye’nin de bu yeni sisteme geçiş hazırlıklarına başladığı yıl olarak önemlidir.
Dolayısıyla:
- ICD-10’un Türkiye’ye gelişi ve zorunlu kullanımı: Yaklaşık 2003 yılından itibaren.
- 2019: Yeni versiyon olan ICD-11‘in uluslararası alanda kabul edilip, Türkiye’nin de gelecekteki geçiş sürecine odaklandığı dönemdir.
