Klinik bilgi sistemlerinin geliştirilmesinde yönetim bilgi sistemlerine nazaran bazı olumsuzluklar ve güçlükler yaşanmıştır. Bu tür çalışmalar büyük bir finans kaynağı ve emek gücü gerektirmektedir. Bu sistemlerin çok güvenilir ve dikkatli bir tasarımın sonucu olması şarttır. Bu bilgi sistemlerinin güvenilirliğini sağlayabilmek için bazı özel şartların yerine getirilmesi gerekir. Bu şartları ise şu şekilde sıralayabiliriz:
- Sistemleri kullanacak personel dikkatli seçilmiş ve iyi yetiştirilmiş olmalıdır.
- Bilgisayar sistemlerinin ve yazılımının kullanılmasında, güvenliğin, gizliliğinin mutlaka sağlanması gerekir.
Doktorun karar vermesine yardımcı olmak üzere hastaya ait veriler ile tıbbi bilgileri karşılaştıran sistemlerde iki ayrı yöntem söz konusudur. Birinci sistemlerde doğrudan sinyal işlemleri uygulanmaktadır (Elektrokardiogramın yorumlanması ve elektrosefalogramların analizi konularında uygulanmaktadır.). İkinci sistemlerde ise tıbbi düşünce yürütme ve karar verme beklenmektedir. Burada alınan tahlil sonuçlarına göre değerlendirme yapılmaktadır.
Bu açıdan bakıldığında yönetimi desteklemeye ilişkin sistemlerden elde edilen bilgiler, klinik bilgilere nazaran daha güvenilir olarak kabul edilebilir. Bilgisayardan elde edilen ve tanıya yardımcı olan bilgiler yanında hastayı izleme ve tedavi konularında yararlanmak üzere bir takım sistemler de geliştirilmiştir. Bu konuda; bilgisayarda oluşturulan tedavi protokolü ve uyarı sistemleri, radyasyon tedavisini planlama sistemleri, bilgisayarlı hasta takip sistemleri ilginç örneklerdir.
Tanı ve tedaviyi desteklemeye ilişkin sistemler, modern sağlık hizmetlerinin görünmez ama en kritik parçalarından biridir. Hastanelerde, kliniklerde ya da laboratuvarlarda verilen her kararın arkasında güçlü bir bilgi akışı, iyi kurgulanmış bir veri yönetimi ve doğru işleyen bir karar destek süreci vardır. Bu sistemler aslında bir doktorun ya da sağlık ekibinin yükünü hafifleten, hata riskini azaltan ve hız kazandıran teknolojik ve yöntemsel yapılardır. Yani yalnızca bilgisayar programları olarak düşünmek doğru olmaz; prosedürler, standartlar, rehberler, analiz yöntemleri ve iletişim zincirleri de bu başlığın bir parçasıdır.
Bugün sağlık kurumlarında tanı ve tedaviyi destekleyen sistemlerin temel amacı; hastaya en doğru müdahaleyi en kısa sürede yapabilmek, insan hatasını en aza indirmek ve sağlık profesyonellerinin karar verme süreçlerini kolaylaştırmaktır. Örneğin bir hastanın laboratuvar sonuçlarının vakit kaybetmeden hekime ulaşması, görüntüleme verilerinin eski tetkiklerle karşılaştırılabilmesi, ilaç etkileşimlerinin otomatik olarak kontrol edilmesi ya da hastanın risk faktörlerine göre erken uyarı sistemlerinin devreye girmesi hep bu yapıların sonucudur.
Bu sistemlerin merkezinde ise Hastane Bilgi Yönetim Sistemleri yer alır. HBYS, bir hastanın randevu aşamasından taburcu sürecine kadar tüm bilgilerini düzenli ve erişilebilir şekilde saklar. Ancak HBYS tek başına tanı ve tedavi desteğini sağlamaz. Bunun üzerine kurulan daha uzmanlaşmış modüller ve alt sistemler vardır. Bunların başında Klinik Karar Destek Sistemleri gelir. Bu tür sistemler, hekimin karşısına yalnızca verileri değil, aynı zamanda bu verilerden çıkarılabilecek olası sonuçları da getirir. Mesela hastanın belirtileri, laboratuvar değerleri ve hikâyesi sisteme girildiğinde, sistem hekime olası tanıları sıralayabilir, riskli durumlar konusunda uyarılar yapabilir ya da tedaviye yönelik öneriler sunabilir. Burada amaç, hekimi yönlendirmek değil; hekime daha geniş bir bakış açısı kazandırmaktır. Çünkü tıpta en büyük risklerden biri gözden kaçan ayrıntılardır ve bu sistemler tam da buna çözüm üretir.
Laboratuvar bilgi yönetim sistemleri de tanı sürecinin en kritik parçalarından biridir. Bu sistemler sayesinde numune alımından sonuç raporlamaya kadar tüm süreç izlenebilir hale gelir. Böylece hem hız artar hem de hata oranı düşer. Ayrıca bu sistemlerin otomasyon yapısı cihazlarla doğrudan iletişim kurarak yanlış veri girişinin önüne geçer. Hastaya ait sonuçlar otomatik şekilde hekim ekranına düşer ve hekim önceki sonuçlarla karşılaştırmayı tek tuşla yapabilir.
Bir diğer önemli alan görüntüleme sistemleridir. PACS olarak bilinen arşiv ve iletişim sistemi sayesinde röntgen, MR, tomografi ya da ultrason görüntüleri dijital ortamda saklanır. Bu yalnızca yer tasarrufu sağlamaz; aynı zamanda hekimin görüntüleri büyütmesine, filtrelemesine, karşılaştırmasına ve başka birimlerle paylaşmasına olanak tanır. Böylece tanı süreci hem hızlanır hem de daha net hale gelir.
Ayrıca elektronik ilaç yönetim sistemleri, ilaç tedavisinde hata oranını ciddi şekilde azaltan yapılardır. Hastanın kullandığı ilaçlar, alerjileri, doz geçmişi ve olası etkileşimler bu sistemlerde kontrol edilir. Bir hekim yeni bir ilaç yazmaya çalıştığında sistem onu olası riskler konusunda uyarır. Böylece hem hasta güvenliği sağlanır hem de tedavi başarısı artar. Benzer şekilde hemşirelerin uyguladığı tedavilerde barkodla doğrulama sistemi kullanılır ve yanlış ilacın yanlış hastaya verilme ihtimali neredeyse sıfıra iner.
Son yıllarda yapay zekâ temelli teknolojiler de tanı ve tedaviye destek sistemlerinin bir parçası haline gelmiştir. Radyoloji görüntülerinin yapay zekâ tarafından yorumlanması, hastanın risk skorlamasının otomatik yapılması, kronik hastalarda erken uyarı mekanizmalarının çalışması gibi pek çok alanda bu teknolojinin desteği büyüktür. Yapay zekâ doktorun yerine geçmez; ama doktorun daha hızlı ve daha güvenli karar vermesini sağlar.
Bu sistemlerin bir diğer faydası da sağlık hizmetlerinde standartlaşmayı sağlamasıdır. Klinik rehberler, protokoller ve algoritmalar dijital sistemlere entegre edildiğinde her hasta için belirlenmiş referans aralıkları ve tedavi adımları otomatik hale gelir. Böylece iki farklı doktorun iki farklı yaklaşımı arasındaki farklar azalır; netlik ve uyum artar. Bu hem kaliteyi yükseltir hem de sağlık kurumunun işleyişinde tutarlılık sağlar.
Sonuç olarak tanı ve tedaviyi destekleme sistemleri, modern sağlık hizmetlerinin omurgasıdır. Bu sistemler olmadan sağlık hizmeti hem daha yavaş hem de daha hataya açık olurdu. Günümüzde sağlık personelinin omuzundaki yükü hafifleten, karar süreçlerini hızlandıran, hasta güvenliğini sağlayan ve kaliteyi artıran bu yapılar, teknolojinin tıpla buluştuğu en güçlü noktalardan birini temsil eder. Her ne kadar görünmeyen bir arka plan görevi üstlenseler de, sağlık hizmetinin başarısında etkileri son derece belirleyicidir.
Bilgisayar Destekli Hasta Takip Bilgi Sistemi: Hasta takip sistemlerinde bilgisayar, hastanın yaşam sinyallerini sürekli olarak izlemek ve periyodik olarak fizyolojik verilerini göstermek işlevini üstlenmektedir. İlk aşamada hastaya bağlanan izleme donanımından elde edilen analog, veri bilgisayarda işlenerek, görüntülenecek biçimde sayısala (digitale) dönüştürülür. Bu veriler bellekte saklanarak, periyodik olarak ya da istenildiğinde görüntülenir. Burada amaç öğretim ve eğitimdir. Bilgisayar programları, programlanmış düşünme ve karar verme kurallarına göre klinik verilerine trend analizleri uygulanarak sınırlı verileri genişletmektedir. Trend verileri, hasta sinyallerinin zaman içerisindeki değişimini görüntüden izlemeye de yaramaktadır. Hasta izleme sistemi, yoğun bakım servisinde hasta yatağının yanında bulundurulacağı gibi bilgi aktarımı amacı ile uzaktaki bir yoğun bakım merkezine de bağlanabilmektedir. Yoğun bakım ünitesi olarak bilinen hasta takibi sisteminde kalp atışı, kan basıncı, hasta ısısı gibi fonksiyonlar anında bilgisayar ekranından izlenebilmektedir. Bilgisayar Destekli Hasta Kayıtlarını Tutma Bilgi Sistemi: Hastalık kayıtlarının tedavi ve bakım süresince tutulması bir anlamda tüm hastanelerde bir zorunluluktur. Buradaki sistemin kolaylığı hastanın yattığı andan, hastaneden çıkıncaya kadar geçen zamanda tıbbi kayıtlarının bilgisayar ortamında bir arşiv oluşturularak tutulmasıdır. Taburcu olunca da bir arşiv kaydı verilir. Hastanın tekrar başvurusunda ya da ayakta tedavisinde bu arşiv kaydı esas alınır. Hastalık kayıtları aynı zamanda doküman olarak bir denetim aracı ve doktor muayenelerinde de bir başvuru kaynağıdır. Özellikle eğitim hastanelerinde araştırmalara veri tabanı olarak hizmet gören bir kaynak sayılmaktadır. Bu nedenlerle hastalık kayıtlarının dikkatli bir şekilde tutulması gerekmektedir.
Böylece herhangi bir araştırma ve denetimde kayıtları geri çağırmak mümkündür. Bazı sistemler, bağlı sistem olarak geri çağırma olanağına sahiptirler. Bu şekilde hastalık kayıt özetleri acil serviste, ayakta tedavi gören kliniklerde ve başvuru bürolarındaki terminal ekranlarında görülebilir.
Bilgisayar Destekli Laboratuvar ve Eczane Bilgi Sistemi: Laboratuvar bilgi sistemleri; test işlemlerini otomatik olarak yapmak ve laboratuvar verilerini işlemek biçiminde, iki aşamalı işlevi üstlenmektedir. Test yapan laboratuvar aletlerini bilgisayara bağlayarak bulguların sonuçlarının alınması ve hasta dosyasına işlenmesi sağlanır. Bir hastanede laboratuvar bilgi sistemi her birimde bağımsız olarak çalışabileceği gibi laboratuvar otomasyon sistemine de bağlanarak da çalışabilir. Bir laboratuvar bilgi işlem sistemi; test isteklerinin kaydı, örnek toplanmasını programlama ve test işlemleri, tamamlanan test sonuçlarını kaydetme, ilgili yere hemen iletilmesi gereken test raporlarını düzenleme, hastaya ait test özetlerini hazırlama, laboratuvara ait istatistik bilgileri çıkarma, laboratuvarın yönetim kademesince denetimi ve kalite kontrolü için gerekli kayıtları tutma işlevini üstlenmektedir.
Komple bir laboratuvar bilgi sisteminden beklenen alet otomasyonu ile bilgi işlem fonksiyonlarının birlikte yürütüldüğü bir yönetim bilgi sistemidir. Böylece hastadan test örneği alındıktan sonra, otomatik olarak bütün işlemler tamamlanır ve sonuç bildirilerek kayıt edilir. Hastaneye ait otomatik laboratuvar bilgi sisteminin hastane bilgi sistemine bağlanması gereklidir. Sebebi ise test sonuçları merkez hasta veri dosyasına girmeli ve tamamlanan testlerin numara ve tipleri hasta muhasebe kayıtlarına geçirilerek, parasal karşılığı çıkarılmalıdır. Hastane eczanelerinde de geniş bir bilgi işlem ihtiyacı mevcuttur. İlaçların siparişi, stoklanması ve dağıtımının dikkatli biçimde denetimi, az da olsa tıbbi hatalardan sakınmak üzere güvenli kayıtlar tutmak ve saklamak bir zorunluluk olarak karşımıza çıkmaktadır. Aynı zamanda muhasebe ve kârlılık hesapları için de bilgi sistemine ihtiyaç duyulur. Eczane bilgi sistemleri de, bağımsız ya da hastane bilgi sistemine entegre olarak çalışabilmektedir. Genelde bağımsız eczane bilgi sistemleri, zehirli ilaçların denetimi, ilaç siparişi ve envanter kontrolü, hastalara ilaç dağıtımının denetimi, ilaçlarla ilgili bilgi birikiminin oluşturulması ve hasta borçlarının hesaplanması konularına yönelik geliştirilmiştir. Hastane bilgi sistem merkezine bağlı eczane bilgi sistemlerinde hastane yöneticileri veya yetkililer kullandıkları bilgisayar vasıtasıyla verilen ilaçları eczane bilgi sistemine girerek anında görme ve denetleme imkânına sahiptirler. Merkezi bilgi yönetim sistemine sahip eczane sistemlerinde ilaç siparişleri, hastanın muayene veya tedavi olduğu servislerdeki terminallerden giriş yapılarak verilir. İlaç isteği hastanın kimliği eklenmiş ve etiket basılı kâğıt halinde eczaneye iletilir. Bu sistemde ilaç stokunu takip ve hasta borcunun çıkartılması işlemleri otomatik olarak yapılır.
