Patoloji Laboratuarlarında Dikkat Edilecek Noktalar
militaryscientist
Patoloji Laboratuarlarında Dikkat Edilmesi Gereken Noktalar Nelerdir?
Her kimyasal maddenin üretici tarafından yapıştırılmış özelliklerini belirten etiketi korunmalıdır. Reaktif laboratuarda yapılıyorsa, kabının üzerine kimin ve ne zaman yaptığını belirten bir etiket yapıştırılmalıdır.
DİKKAT: Çalışma yeri koşullarının düzeltilmesindeki ilk ve en kritik aşama havalandırmanın sağlanmasıdır. Oda havası saatte 4-12 kez değişirse, ciddi sayılabilecek kimyasal madde buharı kalmaz. Buhar belirli bir odaktan kaynaklanıyorsa bu alana yönelik özel havalandırma (motorlu-kapaklı buhar davlumbazı/çeker ocak) gerekir. Bölgesel çalışma istasyonlarının filtreleri ortamdaki buharı çekebilecek özellikte olmalıdır. Filtreler zamanı geldiğinde değiştirilmelidir.İlk yardım gerektiren en çok görülen kazalar maddeyi yutma, göze temas ve yoğun deri temasıdır. Çalışanlar bu konularda temel eğitim almış olmalıdır.
Yutmaya (genellikle formalin), daha çok laboratuar dışı personelde rastlanır. Bu durumda hemen acil yardım istenmelidir. Yardım gelinceye kadar hastaya çok miktarda su verilmelidir. Yutma sonrasında, bazen etkilenen kişi kusturulmaz (kusmuğun solunum yollarına ulaşması ile daha çok zarar oluşur); ancak bazen yutulan madde o kadar zehirlidir ki kişinin kusturulması tercih edilir.
Gözlük takılmazsa gözlere kimyasal sıçraması sık görülür. Yoğun mineral asitleri dışında, formalin de dahil histopatolojide kullanılan kimyasallar, zamanında ve uygun müdahale yapılırsa çok önemli zarar oluşturmaz. Laboratuarda gözlerin yıkanması için kısa sürede ulaşılabilir uzaklıkta uygun aletler ve/veya buna uygun yapılmış lavabo bulunmalıdır. Su sıcaklığı 15°C-35°C olmalıdır.
DİKKAT: Gözlere kimyasal madde sıçradığında önce göz kapakları açılarak 15-30 dakika iyice yıkanmalı, daha sonra hekime başvurulmalıdır.
Deri maruziyetinde 15-30 dakika yıkanmak gerekir, ancak çok zehirli kimyasallarda bu yeterli olmayabilir.Çoğu kimyasal sıradan dolaplarda güvenli bir şekilde depolanabilir. Ancak tehlikeli sıvılar, şişelerin kırılması veya devrilmesi ile ortaya çıkabilecek durumları önlemek için yüksek bölgelerde saklanmamalıdır. Tehlikeli maddeler, plastik veya plastikle kaplı şişelerde satın alınmalıdır.
Asitler, yanıcılar, radyoaktif izotoplar, ambalajsız kaplardaki zararlı kimyasallar için özel depolama koşulları sağlanmalıdır.
İzopentan ve dietil eter gibi yanıcı sıvılar, yüksek derecede uçucu olmaları ve düşük tutuşma noktaları nedeniyle yanma ve patlama riski taşır. Bu kimyasallar bir arada tutulmamalı, kullanılacak miktarda satın alınmalı, geriye kalanlar saklanmamalıdır.
Kimyasalların dökülmelerine hazırlık laboratuar düzenlemesi ile başlar. Amaç, zararlı maddelerin dış ortama ulaşmasını engellemektir.
Birkaç litre alkolün sağlık üzerindeki etkisi azdır; aynı miktardaki formalin ise yaşamı tehdit edici olabilir.
Dökülen madde azsa (mg, ml) zemin, eller korunarak bir bez veya sünger ile silinmeli; bunlar özel bir poşete konularak genel çöpe değil ayrı bir yere atılmalıdır. Dökülen madde fazla veya tehlikeli ise personel o ortamı hemen terk etmelidir. Ortamda etkilenen varsa ilk yardım uygulanmalıdır.
Laboratuarda dökülen kimyasalların etkisini azaltan koruyucu ve temizleyici malzeme bulunmalıdır. Bunlar, dökülen toz ise içine süpürüleceği bir kutu, fırça, sünger, havlu; biyozararlılar için sodyum hipoklorit gibi bir ağartıcı, asitler için sodyum bikarbonat, alkaliler için sirke (%5’lik asetik asit) ve formalini nötralize eden ürünler olabilir.
Patoloji laboratuarı çalışanları için zararlılarla karşılaşma üç ana yolla olur. İlki hava ile soluma, ikincisi sağlam olmayan deri üzerinden temas ve son olarak müköz membranlara (örneğin göz, ağız, burun) bulaşmadır. Hayvandan alınan taze örneklerin her zaman enfeksiyöz olabileceğine dikkat edilmelidir. Biyolojik risk taze doku ve vücut sıvılarındadır.
Patolojide biyozararlılar açısından en büyük risk makroskopi işlemlerindedir. Doğru tespit, enfeksiyöz ajanların çoğunu etkisiz hale getirdiğinden tespit edilen örneklerde risk önemli oranda azalır; ancak doku işlemenin ilk aşamalarında biyozararlılar bulunabilir. Alkolün doku içine tamamen girmesi (tam penetrasyonu), prionlar hariç tüm enfeksiyöz ajanları öldürdüğünden doku işlemenin sonunda mikroskobik risk kalmadığı için örnek rahatlıkla özel önlem alınmadan işlenebilir.
Deli dana hastalığı gibi hastalıkların etkeni olan prionlar normal buhar sterilizasyonunda etkisiz hale gelmez. Şüpheli materyal 48 saat formalinde bekletildikten sonra bir saat yoğun formik asitte tutulur, daha sonra 48 saat daha formalin ile muamele edilirse bulaşma riski ortadan kalkar.
BİLGİ: Prionlar: Sinir hücrelerinde normalde bulunan proteinlerin değişmesiyle oluşan, kendilerini çoğaltabilen ve bulaşıcı hastalık yapan proteinlerdir.
Dondurularak işlem uygulanan doku örnekleri taze olduğundan önemli derecede enfeksiyon bulaşma riski vardır. Kesit alma sırasında küçük parçacıkların tozlaşarak havaya karışması çalışanın solunum yollarını tehdit edebilir. O nedenle maske kullanılmalıdır.Atık zararlı sıvıların ortamdan uzaklaştırılması birbirinden ayrı şekilde yapılmalıdır. Bu tip atıklar doğaya zarar vermemeli ve işlem görmeksizin çevreye bırakılmamalıdır. Örneğin ksilolün biyobozunumu çok yavaştır, bir atık merkezinde birkaç gün bekletilip daha sonra uzaklaştırılmalıdır.
Formalinin biyobozunumu ise çok hızlıdır (hemen tüm canlılarda formaldehit dehidrojenaz enzimi bulunur), dolayısıyla atık sistemine toksik yoğunluğun altında olacak şekilde verilmesi yeterli olur; formalin ağartıcılar veya amonyak ile karıştırarak zehirli etkileri yok edilemez. Ekzotermik reaksiyona yol açar.
Suda çözünmeyen çözücüler lavabolardan atılmamalıdır.
Zararlı atıklar özel bir sistemle yeniden kazanılmalı veya yakılarak yok edilmeli ya da uygun koşullarda saklanılmalıdır. Biyozararlı atıklar (enfeksiyöz etkenler), kimyasal atıklardan ve genel atıklardan ayrılmalı ve kendileri için tasarlanmış yakma fırınlarında yok edilmelidir.
BİLGİ: Biyobozunum: Maddelerin doğal ortamda kimyasal olarak yıkımıdır.
BİLGİ: Ekzotermik reaksiyon: Dışarı ısı yayan kimyasal tepkimelere denir.Laboratuarda kullanılan aletlerin elektriksel ve mekanik riskleri aletlerin doğru kurulumu, dikkat ve personel eğitimi ile en aza indirilebilir.
Elektrik kaçağı genellikle toprak hattı iyi bağlanmamış aletlerden kaynaklanır. Aletlerde mümkünse uzatma kablosu kullanılmamalıdır. Elektrikli aletlerin ayrıca yanıcı buharları ateşleme riski vardır. Bütün anahtarlar kıvılcım oluşturabilir. Buzdolaplarına, yüksek derecede yanıcı olan eter ve izopentan gibi kimyasallar konmamalıdır. Yanıcıları ısıtmak için mikrodalga fırınlar, yanıcı çözücülerin bulunduğu alanlarda alev çıkaran aletler (örneğin, Bunzen ocağı) kullanılmamalıdır. Isıtma ve sterilizasyon için elektrikli aletler bunlardan daha güvenlidir. Mikrotom bıçakları, enfeksiyon bulaşması açısından risklidir, atılacak olanları özel kutularda biriktirilmelidir.
DİKKAT: Mikrotom ve kriostatların temizlenmesinden önce bıçaklar çıkarılmalıdır.