Özgür Özel’in siyasetinde tek bir başlık varmış gibi davranması ciddi bir problem. Sabah–akşam aynı kelime, aynı vurgu, aynı ezber… Yahu bu ülkede ekonomi çökmüş, genç işsizliği patlamış, kiralar uçmuş, çiftçi borç batağında, emekli hayatta kalma mücadelesi veriyor. Ama kürsüye çıkıldığında dönüp dolaşıp tek bir kimlik meselesine kilitlenmek, ülkeyi yönetmeye talip bir siyaset için zayıflıktır. Bu, kapsayıcılık değil; daraltmadır.Gerçekten bu durum bıkkınlık getirdi. Kürt aşağı kürt yukarı. Yeter yahu. Bu ülkede Kürtlerden başka kimse yaşamıyor mu? AKP bir kere Kürt dese Özgür Özel ve CHP yönetimi “Hayır biz daha Kürtçüyüz” düşüncesiyle hareket edip 2 kere Kürt diyor. AKP-MHP 5 kere Kürt dese Özgür ve tayfası 10 kez diyor. Kim Kürt dese Özgür ve tayfası 2 kat Kürt diyor. Yahu yeter bıktık!
Suriyedeki Kürtler Arkabamız Değildir!
Özgür Özel’in Suriyedeki Kürtler için akrabalarımız diyor. HAYIR! AKRABAMIZ DEĞİLLER! Siyaset sloganla yapılmaz. Akrabalık tarih, kültür ve toplumsal bağlarla olur; harita çizerek akraba icat edilmez. Türkiye’nin Suriye politikası, duygusal sloganlarla değil, devlet aklıyla yürütülür. Aksi, ülkeyi başkalarının satranç tahtasına çevirir.
Devlet Bahçeli’ye de ayrı parantez açmak lazım. Yıllardır “devlet bekası” deyip her kritik dönemeçte suskunluğu tercih eden, netlikten kaçan, sorumluluğu başkalarına atan bir siyaset tarzı… Sertlik söylemde, yumuşaklık icraatta. Bu da güven üretmez. Milliyetçilik, sadece yüksek sesle konuşmak değildir; tutarlılık ister, omurga ister.
