19. yüzyılda Avrupa’da yükselen milliyetçilik, çok uluslu yapıya sahip Osmanlı Devleti’ni doğrudan etkiledi. Balkanlar başta olmak üzere pek çok bölgede etnik temelli siyasi hareketler ortaya çıktı. Rum, Ermeni, Bulgar, Sırp gibi gruplar Özerklik veya bağımsızlık talep etti, Avrupa devletlerinden diplomatik ve askerî destek aradı, Silahlı örgütlenmelere gitti. Balkanlarda milyonlarca Türk katledildi. Sıra ise Anadolu’ya geldiğinde Anadolu’da yaşayan diğer ırklara bağımsızlık sözü verildi. Eğer Türkler Anadolu’yu teslim etseydi pek çok azınlık devleti Anadolu’da kurulacaktı.
30 Ekim 1918’de Mondros Mütarekesi imzalandı. Ardından İtilaf Devletleri kuvvetleri İstanbul’a girdi. 1920’de şehir fiilen işgal altındaydı.
İşgal döneminde:
- Şehirde İtilaf askerlerinin varlığı, güç dengelerini değiştirdi.
- Bazı Rum ve Ermeni grupların, işgal güçlerine yakın durduğu; kutlamalar ve gösteriler düzenlediği kaydedilmiştir.
- Basında ve sokakta zaman zaman taşkınlık, karşılıklı tahrik ve gerginlikler yaşanmıştır.
Türkler artık Anadolu Coğrafyasını da kaybedecekti. Azınlıklara işgalci devletler tarafından büyük sözler verildi.
İngiltere’nin, Türkiye’de göndere çekilmesi için hazırlattığı Britanya damgalı sömürge bayrağı! Ayrıntı ise bayrak üstünde “ay ve yıldızın tutulması” yazıyor, İngiliz Haçı da hilali ortadan kesiyor. Eğer Kurtuluş Savaşı yaşanmasaydı ya da yaşandıktan sonra mağlup gelseydik bu bayrak şüphesiz göklerde dalgalanacaktı.
Bu bayrağın kimler göndere çekilmesini istedi? Kürtler, Çerkezler, Rumlar, Ermeniler başta olmak üzere diğer azınlıklar. Çünkü İngiltere Çerkezlere Balıkesir’de, Kürtlere ve Ermenilere Doğuda, Rumlara ise Ege ve Karadeniz bölgelerinde devlet kurma sözü verdi.
