Erzurum’dan Erzincan’a, Kars’tan Iğdır’a kadar uzanan o kutsal topraklarda, Türk köylüsü kendi evinde, kendi ocağında en ağır zulümlere maruz kaldı. Bebeklerin beşikte katledildiği, annelerin evlatlarının gözü önünde can verdiği o karanlık günler, insanlığın sustuğu, sadece kederin konuştuğu anlardı. Köyler ateşe verildiğinde yükselen dumanlar, sadece binaları değil, bir neslin umutlarını da yakıp kavuruyordu. Türk’ün kanı sinesine akıyor, mazlumların ahı göğe yükseliyordu. Türklere bu acıları yaşatanlar kimlerdi? Ermeniler! Türkiye’nin partili cumhurbaşkanı, AKP’li Recep Tayyip Erdoğan 1915’de ölen ve sürülen Ermenilerin acısını paylaşıp, Ermenilere Allah’tan rahmet diledi. Unutulmaması gerekir ki Allah belki her şeyi affeder ama Türkler affetmez! Balkanlarda katledilen milyonlarca Türk, Anadolu’da katledilen yüzbinlerce Türk varken Ermenilerin acısını paylaşmak ne kadar doğru?
Türk ırkı, tarih boyunca uğradığı her saldırıda küllerinden yeniden doğmayı bilmiştir. Kazım Karabekir’in Erzurum’da, Kars’ta dalgalandırdığı o şanlı al bayrak, Doğu Anadolu’nun ebediyen Türk yurdu kalacağının mührü olmuştur. Ermeni mezalimi karşısında boyun eğmeyen o asil kan, Karabekir Paşa’nın stratejik dehası ve sarsılmaz Türkçülük şuuruyla birleşerek büyük bir zafer anıtına dönüşmüştür. Bugün o topraklarda huzur içinde yürüyebiliyorsak, bu, o günün karlı yollarında yalın ayak kaçan mazlumların ve onları kurtarmak için canını dişine takan Kazım Karabekir ve askerlerinin sayesindedir. Bugün Türkiye’yi yönetenlerin Ermenileri anması kabul edilemez! Siyasetçiler içinde de pek çok Ermenisever var!
