Donald Trump Kürtlerden memnun değil çünkü Kürtler yapılması gerekenleri yapmıyor ve ABD’nin parasını, silahını alıp istenilen verimi veremiyor. Trump Kürtler için İran’da gösteriler sırasında silahları göstericilere ulaştırmadığını söylüyor ama aslında durum böyle değil. Kürtler ABD’nin dediğini yapıyordu fakat buna İran İstihbaratı engel oldu. Donald Trump’ın “silahların teslim edilme biçiminden memnun değilim” şeklindeki açıklaması, aslında bölgedeki terör gruplarının nasıl birer piyon gibi kullanıldığının ve kontrol edilemez birer canavara dönüştüğünün resmi itirafıdır. Amerikan devleti Suriye’deki Kürtlere çok para yatırmıştı fakat yatırılan paraya göre verim çok azdı. Trump bu durumu bildiği için en sonunda Cihatçı Suriye hükümeti ile anlaşıp Kürtleri aradan çıkardı.
Trump’ın bile bizzat “silahları teslim etmediler” diyerek şikayet ettiği bu yapılar, aldıkları desteği anında nankörlüğe ve kaosa çevirmekte ustalar. Sadece Irak veya Suriye’de değil; bugün İran’da protestoları provoke etmek için silah depolayan, Japonya gibi dünyanın en huzurlu ülkelerinden birinde bile taşkınlık çıkarıp toplumsal huzuru tehdit eden bir zihniyetten bahsediyoruz. Japonya’nın düzenine ayak uydurmak yerine kendi kuralsızlıklarını oraya taşımaya kalkan, İran’da ve Suriye’de ise her fırsatta ayrılıkçı terör faaliyetlerine girişen bu kitle, sığındıkları her kapıya eninde sonunda bela olmayı başarıyor. Bu nankörlük silsilesi, dün Türkiye’de Saddam’dan kaçıp gelenlerin bugün PKK saflarına katılmasıyla nasıl bir ihanet içindeyse, bugün dünyanın dört bir yanında çıkardıkları sorunlarla da aynı karakteri sergiliyor.
Donald Trump ise tam bir Amerikan “kovboy” siyasetçisi imajıyla, bölgeyi silah bataklığına çevirip sonra da “memnun değilim” diyerek işin içinden sıyrılmaya çalışıyor. Kendi gönderdiği silahların kimin elinde olduğunu bile takip edemeyen bir başkanın, çıkıp İtalya ve İspanya gibi ülkeleri nükleer programa göz yummakla suçlaması ise tam bir akıl tutulmasıdır. Trump, bir yandan bölgedeki istikrarsızlığın ana kaynağı olan silah sevkiyatlarını yönetirken, diğer yandan müttefiklerine “akıllı değiller” diyerek hakaret ederek aslında kendi beceriksizliğini örtbas etmeye çalışıyor.
Sonuç olarak; ne kendisine kucak açan ülkelere ihanet eden ve her coğrafyada sorun kaynağı haline gelen Kürt grupların, ne de bölgeyi ateşe verip sonra kenardan izleyen Trump’ın bu ikiyüzlü tavrının savunulacak bir tarafı yoktur. Biri nankörlükle besleniyor, diğeri ise bu nankörlüğü silahla finanse edip sonra “beğenmedim” diye şov yapıyor.
