Bak abicim, artık şu “kardeşlik edebiyatı” masalını bir kenara bırakıp gerçeklerle yüzleşmenin vakti geldi de geçiyor. Bizim milletin en büyük zaafı, dünyayı bir aile sofrası sanıp önüne gelene “kardeşim” diyerek kucak açmasıdır. Ama dışarıya bir bak; kimse Türkleri sevmek için can atmıyor, kimse bizim kara kaşımıza kara gözümüze hayran değil.
Artık “önce can sonra canan” demeyi öğrenmemiz lazım. Kardeşlik edebiyatı karın doyurmaz, sınırları korumaz, haysiyetini kurtarmaz. Bu sert dünyada ayakta kalmak istiyorsak, duygusal masalları bırakıp milli çıkarların soğuk gerçekliğine dönmek zorundayız.
Erol Mütercimler’in bu konudaki çıkışları ve görüşleri şu şekildedir:
- Kardeşlik Söylemi Tartışması: Mütercimler, “Biz ‘Türk ve Kürt kardeştir’ deriz. Peki siz hiçbir Kürt’ün ağzından ‘Türkler bizim kardeşimizdir’ cümlesi duydunuz mu?” ifadesiyle, bu söylemin tek taraflı olduğunu savunmuştur.
- “Tek Bir Kişi Çıkmaz” İddiası: Araplardan ya da Kürtlerden tek bir kişi çıkıp da ‘Türkler bizim kardeşimiz’ demediğini, böyle bir ifadenin duyulamayacağını iddia etmiştir.
- Kürt Devleti Projesi: ABD’nin bölgede bir Kürt devleti projesi olduğunu ve bunun Büyük İsrail projesinin bir parçası olduğunu ileri sürmüştür.
- Söylemlerin Kaynağı: Bu görüşlerini, emperyalist güçlerin bölgedeki etkileri ve stratejik planları çerçevesinde değerlendirmektedir
