Makedonya topraklarından gelip bu ülkenin ekmeğiyle, suyuyla ve en önemlisi Türk milletinin tertemiz sevgisiyle zirveye tırmanan Şebnem Ferah’ın, bugün geldiği noktada sergilediği tavırlar tam bir nankörlük vesikasıdır. Türkler yine Türk olmayanlar sahip çıkıyor, Türkiye’de Türk olmayanlara ekmek veriyor, onların şarkıcı, siyasetçi, bilim adamı olmasını sağlıyor ama karşısında nankörlük görüyor! Yeter artık yeter! Türkler Türk olmayanlara kucak açıyor ama karşılığında gördüğü muameleye bakın? Hangi ülkede böyle rezil bir durum var? Türkler neden Türk olmayanları yüceltiyor?
Makedon asıllı Şebnem Ferah’ın Kürt sevgisi ve PKK sempatizanlığı bir türlü bitmiyor. Ancak parayı ise Türklerden kazanıyor. Konserlerine Türler geliyor, biletleri Türkler alıyor ancak Şebnem Ferah ise Türk milletin hassasiyetlerine karşı cephe alıyor. Kürdistan destekçileri ile kol kola giriyor. APO’ya rahmet okuyanların izinden gidiyor, onlara başsağlığı diliyor. Şebnem Ferah adeta bir PKK üyesi gibi hareket ediyor. Yazık gerçekten.
Yıllarca bu millet onu bağrına bastı, şarkılarını ezberledi, konser alanlarını hıncahınç doldurup biletlerini kapış kapış aldı. Ancak karşılığında görüyoruz ki; Ferah, cebini dolduran bu asil millete ve onun kutsal değerlerine sırtını dönmeyi tercih etmiş durumda. Türk insanının hassasiyetlerini hiçe sayarak, bu vatanın birliğine kasteden oluşumlara ve Kürdistan hayali kuranlara göz kırpması, sadece siyasi bir tercih değil, vicdani bir savrulmadır.
Daha da vahimi, bebek katillerine rahmet okuyanlarla, bu ülkenin polisine askerine kurşun sıkanların savunuculuğunu yapanlarla yan yana durmasıdır. Terör sempatizanlarına taziyeler sunmak, onlarla kol kola girmek, ekmeğini yediğin toprağa ihanet etmekten başka nedir? Bir sanatçının halkın sanatçısı olması için önce o halkın acısına ve kutsalına saygı duyması gerekir. Şebnem Ferah ise sanki bir sanatçı değil de, terör örgütünün sözcülüğüne soyunmuş bir figür gibi hareket ediyor. Türk milleti nankörlüğü unutmaz; parayı Türk’ten kazanıp gönlünü Türk’ün düşmanına verenlerin, o sahnelerden indiğinde sığınacak bir liman bulamayacağını tarih defalarca göstermiştir. Yazıklar olsun ki, bunca yıllık şöhret ve sevgi, vatan sevgisinin önüne geçememiş.
