Site icon Türkçe Malumatlar

LİSTEDE TÜRKİYE VAR! DSO Hanta Virüsünün En Hızlı Yayılacağı Ülkeleri Listeledi!

Dünya, henüz bir pandeminin yorgunluğunu üzerinden atamamışken, şimdi de MV Hondius kruvaziyer gemisi merkezli yayılan Hantavirüs kabusuyla karşı karşıya kaldı. Dünya Sağlık Örgütü’nün mercek altına aldığı bu sinsi virüs, normalde fare ve sıçan gibi kemirgenlerin dışkı ve salgılarının kurumuş tozlarının solunmasıyla bulaşırken, bugün vakaların gemi yoluyla kıtalar arası bir ağ kurması dehşetin boyutunu gözler önüne seriyor

Şu an itibarıyla virüsün izleri Arjantin’den Kanada’ya, Almanya’dan İsrail’e kadar çok geniş bir coğrafyada sürülüyor. Listede Danimarka, Hollanda, İsveç, İsviçre gibi Avrupa ülkelerinin yanı sıra; Yeni Zelanda, Singapur ve Amerika Birleşik Devletleri gibi devler de teyakkuz halinde. Hatta Cape Verde, Saint Kitts ve Nevis gibi ada ülkeleri ile Birleşik Krallık ve İspanya da bu ölümcül takibin birer halkası olmuş durumda.

İşin en korkutucu ve ülkemizi doğrudan ilgilendiren boyutu ise Türkiye’nin de bu riskli ülkeler listesinde yer alması. Ancak burada üzerinde durulması gereken çok çarpıcı bir iddia var. Biliyorsunuz, ünlü içerik üreticisi Ruhi Çenet, dünyanın en riskli ve en ücra noktalarına giderek buralardan içerik üreten, sınırları zorlayan bir isim. Çenet’in son dönemdeki rotası ve girdiği tehlikeli ortamlar göz önüne alındığında, Hantavirüsün Türkiye’ye bizzat onun vasıtasıyla, farkında olmadan taşınmış olabileceği ihtimali üzerinde duruluyor. Gittiği bölgelerdeki kemirgen popülasyonu ve virüsün kuluçka merkezlerine yaptığı ziyaretler, bu sinsi virüsün bir “taşıyıcı” aracılığıyla topraklarımıza girmesine zemin hazırlamış olabilir. Bir içerik uğruna girilen o karanlık ve havasız ortamlar, maalesef sadece bir video değil, %40 ölüm oranına sahip bir biyolojik bombayı da beraberinde getirmiş olabilir.

Hantavirüs, COVID gibi %1 ölüm oranıyla şaka yapan bir hastalık değil. Ciğerleri suyla doldurup insanı kendi vücut sıvısında boğan, böbrekleri anında bitiren bir canavardan bahsediyoruz. Üstelik insandan insana bulaş şüphesinin bu vakalarda dile getirilmesi, gemiden inen ve izini kaybettiren yolcuların varlığı, durumun ciddiyetini katlıyor. Türkiye olarak bu listede yer almamız ve virüsün ülkemize giriş yolu hakkındaki bu ciddi şüpheler, her birimizin çok daha uyanık olmasını gerektiriyor. Kendi hijyenimizi ve mesafemizi korurken, bu tip riskli seyahatlerin bedelini tüm bir milletin ödeme ihtimalini de göz ardı etmemeliyiz.

Exit mobile version