Site icon Türkçe Malumatlar

Biyolojide Boşaltım ve Hareket

Boşaltım: Tüm canlılar, beslenme ve solunum olayları sonucunda oluşan atık maddeleri hücrelerinden veya vücutlarından atmak zorundadır. Bu işleme boşaltım denir. Canlılar boşaltım işlemini farklı yöntemlerle gerçekleştirir. Örneğin; bir hücreli canlılar atık maddeleri hücre zarının yüzeyinden difüzyonla atar. Çok hücreli canlılard an olan bitkiler sıvı atıkları terleme ya da damlama yolu ile atarken katı atıkları yapraklarını dökerek atar. Hayvanlarda boşaltım için özelleşmiş yapı ve organlar bulunmaktadır. Örneğin ter deriyle, idrar boşaltım organlarıyla, karbondioksit solunum organlarıyla vücut dışına atılır.

Hareket: Canlılar kaçmak, beslenmek, avlanmak vb. ihtiyaçlarını karşılamak için hareket etmek zorundadır. Canlılar hareket için çeşitli yapılarını kullanır. Örneğin; bir hücrelilerden öglena kamçısıyla, amip yalancı ayak denilen yapılarıyla, paramesyum silleriyle hareket eder. Hayvanlar ise bacak, kanat, yüzgeç gibi gelişmiş hareket organlarına sahiptir. Bitkilerde hareket yer değiştirme şeklinde değil, durum değiştirme şeklinde olur. Örneğin; bitkilerin çiçek, yaprak ve dalları ile güneşe doğru; kökleri ile suya doğru yönelmesi durum değiştirme hareketidir

Biyolojik sistemlerde hareket, sadece yer değiştirme eylemine indirgenemeyecek kadar kompleks, moleküler bir enerji dönüşümü mühendisliğidir. En temel düzeyde hareket, kimyasal enerjinin (genellikle ATP) mekanik işe dönüştürülmesi sürecidir ve bu süreç, tek hücreli bir amipten en gelişmiş memeliye kadar yaşamın dinamik doğasını temsil eder. Hareket, organizmanın besine ulaşması, tehlikeden kaçması veya üreme amacıyla çevresine müdahale etmesi için evrimleşmiş hayati bir adaptasyondur. Shutterstock Hücresel boyutta hareket, sitoskeletal filamentlerin, yani mikrotübül ve mikrofilamentlerin birbirleri üzerindeki hassas kayma hareketleriyle başlar. Kas dokusunda bu durum, aktin ve miyozin proteinlerinin çapraz köprü kurarak birbirini çekmesiyle gerçekleşen “kayan iplikler modeli” ile açıklanır. Bu moleküler etkileşim, makro düzeyde kas kasılmasını, dolayısıyla eklem hareketlerini ve yer değiştirmeyi (lokomosyon) tetikler. Ancak biyolojide hareket sadece lokomosyon değildir; bir bitkinin ışığa yönelmesi (fototropizma) veya venüs sinek kapanının avını yakalamak için yaptığı ani kapanma hareketi (nasti) de bu kapsamdadır. Bitkilerde hareket, genellikle turgor basıncı değişimleri veya asimetrik büyüme hormonları (oksin) aracılığıyla yavaş ve kontrollü bir şekilde gerçekleşirken, hayvanlarda sinir sisteminin elektriksel sinyalleriyle koordine edilen hızlı ve iradi bir tepki mekanizmasıdır. Tek hücrelilerde ise sil, kamçı veya yalancı ayak (psödopod) gibi yapılar, hücre zarının ve sitoplazmanın dinamik akışkanlığı sayesinde hareketi sağlar. Sonuç itibarıyla hareket, bir organizmanın entropiye karşı koyma ve çevresel stimülasyonlara (uyaranlara) karşı aktif bir yanıt verme biçimidir; yani biyolojik iradenin fiziksel evrendeki somut bir tezahürüdür.

Exit mobile version