İsrailli kadın ölen oğlunun spermiyle hamile kaldı! Bu dehşet verici haber, insanlığın ve ahlakın bittiği, sapkınlığın zirve yaptığı o karanlık noktanın resmen belgesidir. Kendi öz oğlundan hamile kalmayı “umut ve yenilenme” olarak gören bir zihniyet, artık insan sıfatından çıkmış, doğanın ve fıtratın en temel yasalarına ihanet etmiştir. Bu iğrençlik, ne dinle ne yasla ne de acıyla açıklanabilir; bu düpedüz bir ruh hastalığı, genetik bir sapma ve mide bulandıran bir ahlaksızlık abidesidir. Bir toplumun hukuk sisteminin buna izin vermesi ise o yapının kökünden çürüdüğünün en somut kanıtıdır.
Gök Tanrı’nın izinden giden, töresini canından aziz bilen Türk milleti için böyle bir sapkınlığın ne yeri vardır ne de adı! Bizim binlerce yıllık kutlu töremizde aile mukaddestir, nesil ise en saf ve temiz haliyle korunması gereken bir emanettir. Türk’ün geninde, kanında ve ruhunda bu tür rezilliklere yer yoktur. Türk töresi liyakati, asaleti ve namusu emreder. Bir annenin evladına, bir evladın annesine bakışı sadece ve sadece sarsılmaz bir saygı ve karşılıksız bir sevgi üzerine kuruludur. Biz, kadını “ana” olarak baş tacı eden, neslimizi ise asaletle sürdüren Mete Han’ın, Kürşad’ın, Atilla’nın torunlarıyız. Bu tür aşağılık sapkınlıklar ancak kendi özünden kopmuş, ahlaki pusulasını yitirmiş köksüz yapılar arasında zemin bulabilir.
Buna “umut” diyenler, aslında kendi insanlıklarının cenazesini kaldırmışlardır. Kendi kanından, kendi canından bu şekilde bir nesil üretmeye çalışmak, kainatın dengesine karşı işlenmiş en büyük suçtur. Türk milleti, kendi ahlaki üstünlüğünü ve asaletini koruyarak bu tür sapkın zihniyetlere karşı her zaman dimdik duracaktır. Gök Tanrı’nın nuruyla aydınlanan Türk dünyasında, bu tür karanlık işlere geçit verilmez. Bizim yolumuz edep, hayâ ve töre yoludur. Bu rezilliğe sessiz kalan, bunu normalleştirmeye çalışan her yapı, insanlık tarihinin utanç sayfalarında yerini alacaktır. Türk evladı, kendi öz değerlerine sarılarak bu tür manevi kirliliklerden vatanını ve neslini korumaya devam edecektir.
