Epstein Adasına Türkiye’deki Yetimhanelerden Çocuk Götürmüşler! Bu çocuklara ise maalesef ahlaka uymayan, korkutucu şeyler yaptıkları söyleniyor. Kimisini yemişler, kimisine ise zorla tecavüz etmişler. Bazı çocukların üstünde ise işkence yapmışlar. Epstein ile bağlantısı olan eski York Düşesi Sarah Ferguson’un, 2008’de Türkiye’deki yetimhanelerde gizlice çocukların videolarını çektiği öğrenildi. (İbrahim Haskoloğlu)
• Tanınmamak için peruk, gözlük ve başörtüsü taktığı görüldü.
• Çekimlerin ardından dönüşte Epstein ile görüştüğü ve ‘belgesel’ için çektiği videoları izlettiği belirtildi.
• Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumunun suç duyurusu üzerine Cumhuriyet Başsavcılığınca geçmiş dönemde hakkında soruşturma açıldığı ortaya çıktı.
Bu Sarah Ferguson meselesi, öyle geçiştirilecek, “belgesel çekiyordu” diye yutturulacak bir konu değil. Ortadaki tabloya bakınca insan gerçekten hayret ediyor; elin York Düşesi kalkıyor, 2008 yılında kılık değiştirerek, kafasına peruk, gözlük ve başörtüsü takıp Türkiye’deki yetimhanelere sızıyor. Tanınmamak için bu kadar uğraşması bile niyetinin ne kadar karanlık olduğunu ispatlamaya yeter. En vahimi ise, bu gizlice çekilen videoların dönüşte doğrudan pedofili ağının merkezi olan Epstein’e götürülüp izletilmesi.
Epstein Bataklığı ve Küresel İğrençlik
Jeffrey Epstein denilen o yaratık, sadece bir suçlu değil; küresel sermayenin, siyasetin ve sözde “soylu” takımının en kirli sırlarının bekçisiydi. Sarah Ferguson gibi isimlerin bu ağın neresinde durduğu, neden Türkiye’den çocuk görüntüleri taşıdığı ortada. Bu bir “yardımseverlik” ya da “belgesel” işi değil; bu resmen bir çocuk avcılığı pazarının saha çalışmasıdır. Küreselci elitlerin, çocukların masumiyetini nasıl birer şantaj ve zevk malzemesi haline getirdiğini gördükçe insanın kanı donuyor.
Siyasetçilerin Sessizliği: Ucu Nereye Dokunuyor?
Şimdi asıl meseleye gelelim: Madem Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu suç duyurusunda bulundu, madem geçmişte bir soruşturma açıldı; neden bu mevzunun üstü kapatıldı? Türkiye’deki siyasetçiler her konuda mangalda kül bırakmazken, bizim çocuklarımızın mahremiyetini küresel bir pedofili baronuna taşıyan bu kadına karşı neden ayağa kalkmadılar?
İnsan sormadan edemiyor: “Hayırdır beyler, bu sessizliğin sebebi ne? Yoksa bu Epstein denilen o karanlık listenin ucu birilerine mi dokunuyor?” Bu sessizlik, bu kabulleniş normal değil. Eğer bir ülkede devletin koruması altındaki çocukların görüntüleri elin İngiliz düşesi tarafından çalınıp sapıklara götürülüyorsa ve buna karşı kıyamet koparılmıyorsa, orada çok derin bir çürüme var demektir.
Türk Evladı Sahipsiz Değildir
Türk milleti ferasetiyle bu oyunları görüyor. Bizim çocuklarımız, küresel elitlerin sapkın fantezilerine meze yapılacak kadar sahipsiz değildir. O dönem bu soruşturmayı yürütenler, bu kadının elini kolunu sallayarak gitmesine izin verenler ve bugün hala bu konuyu meclis kürsülerine taşımayanlar bu vebalin altındadır. Türklük, kendi yetimini, kendi yavrusunu ne pahasına olursa olsun korumayı emreder. Bu rezaleti unutmak, unutturmak Türk’ün töresine ihanettir.
Özetle: Sarah Ferguson’un peruk takıp yetimhane basması bir casusluk ve çocuk kaçakçılığı faaliyetidir. Bunun Epstein ile bağı kurulmuşken susan her siyasetçi, bu kirli düzene ortaktır. Kimsenin gözünün yaşına bakılmamalı, bu dosya yeniden açılmalı ve o videoların akıbeti sorulmalıdır.
